Hoşgeldin, ziyaretçi! [ Giriş

Premium WordPress Themes - AppThemes

Baldızımla Bodrumda Hem Eğlendik Hem Sikiştik

Erotik Hikayeleri 13 Ağustos 2020

Yazın tatil için Antalya’ya Dayımın yanına gitmiştik. Kadroda Yengem, Yengemin küçük kızı, Anneannem, ortanca Dayım ve ben vardık. Ben Yengemi eskiden beri çok beğenirdim. Onların evine gizlice girip çamaşır dolabından yengemin sütyenlerini ve külotlarını koklayıp yengemi hayal ederek 31 çekerdim. Antalya’daki sitemizde havuz olduğundan, her gün girip eğlenirdik. Tabi yengemin bikinili halini de sürekli gözetlerdim, akşam evde banyoda direk yengemi düşleyip 31 çekiyordum.

Bir gün Anneannem rahatsızlandı. Dayım onu hastaneye götürürken küçük kuzenimde onlara eşlik etti. Eve bakmak için yengemle ben kalmıştık. Tabi Anneannemin rahatsızlığından dolayı havuzdan falan çıkmıştık. Yengem eve gidip duş alacaktı haliyle. Benim de aklıma cince bir fikir geldi. Kendi kendime neden Yengem duş alırken Yengemı kapı deliğinden gözetlemiyorum dedim. Tabi yakalanma korkusu da vardı, ama yinede bir şansımı deneyim dedim. Ve düşündüğüm gibi yengem duşa girdi. Suyun sesini duyduğum anda banyo kapısına yöneldim. Ve kapının anahtar deliğinden bakınca o muhteşem manzara ile karşılaştım. Daha önce göğsünün ucunu gördüğüm yengemin vücudunu sere serpe bir halde görebiliyordum. Bu arada benim ufaklık ta ayaklandı, başladım elimle oynamaya. Bir yandan gizlice yengemi izliyorum, biryandan da sikimle oynuyordum. Gözlerim kapanıp açılıyor, banyoya girip yengeme dokunmak istiyordum, ama korktuğum için yapamıyordum…

Yapacak birşey yoktu, elime bir peçete alıp peçeteye boşaldım ve içeri salona gittim. Az sonra yengemin sesini duydum, “Yatakodasından bana havlumu getirirmisin?” dedi. Ben de içimden (Offf! Havlun ben olayım yenge, bana sarıl!) falan dedim; tabi sadece içimden 🙂 “Tamam yenge getiriyorum!” dedim ve yatakodasındaki yatağın üstünden havluyu alıp banyonun kapısına götürdüm. Tabi yolda benimki yine ayaklanmıştı. Yengeme, “Havluyu bırakayım mı kapının önüne yenge?” dedim. Yengem de “Tamam bırak, sağol.” dedi. Ben bir kez daha yengemi çıplak görebilmek için hemen kapıya yakın biyerde beklemeye koyuldum. Elimi ara sıra aletime götürüyor ve ufaktan oynuyordum gene. Yengem havluyu almak için kapının önüne eğildi, çırılçıplaktı. Yengem havluyu aldı ve sağa sola bakarken beni gördü. Hemen bana “Sen napıyorsun bakıyım orda?” dedi.

Ben kıpkırmızı olmuştum. “Eee.. şey yenge…” falan diye kem-küm ettim. Yengem, “Gel bakayım buraya!” dedi. Ben yüzümdeki o mahcubiyetle yengemin karşısına dikildim. “Banyodayken kapının deliğinden beni gözetledin dimi?” dedi. Ben, “Yok yenge yapmadım!” dediysemde yengem inanmadı, “Yalan söyleme bana! Söz kızmayacam, doğru söyle!” dedi. “Evet yenge yaa, dayanamadım baktım.” dedim. Yengem, “Hadi buseferlik olsun bakalım, nede olsa gelişmekte olan genç bir erkeksin.” dedi. Ben derinden bir, “Ohhhh!” çektim. Yengem bu arada mayomun önüne, kalkmış sikime bakıyordu. Yengem, kendisinden hiç beklemediğim birşey yaptı, havluyu açarak, bana ıslak vücudunu gösterdi. Göğüslerini bana uzatarak, “Dokunmak ister misin?” diye sordu. Ben şok olmuştum, “Yenge… şey…” falan diye zırvaladım yine. Yengem beni kendine çekti ve boynuma sarıldı. Yengemin henüz ıslak olan vücudu benim vücuduma değiyordu…

Fazlasıyla tahrik olmuştum. Bu işi bitirmeliyim dedim ve başladım yengemin göğüslerini ellemeye, öpmeye. Yengem de saçlarımı okşuyor, vücudunu benim vucuduma yapıştırmış, ileri geri hareket ettiriyordu. Daha fazla dayanamadım ve yengemi arkası bana gelecek şekilde döndürdüm ve klozetin üstüne domalttım. Hemen mayomu indirdim, yengemin arkasına geçip, sikimi yengemin amına hizaladım ve soktum ıslak amına. Ve başladım yengemi sikmeye. Ben hızlandıkça, yengem “Aahh! Ohhh! Çok iyi sikiyorsun aşkım, devam et!” diye inliyordu. Yengem daha hızlı sok, daha hızlı sik falan dedikçe, ben de daha hızlı gidip geliyordum içinde. Yengem orgazm olmuştu ve amı sular içindeydi. Yengemi biraz öyle siktikten sonra, “Yenge ben dayanamıyorum, gelecem galiba.” dedim…

Yengem aniden doğruldu, döndü, önüme diz çökerek, “Tamam aşkım, ağzıma boşal!” dedi. Ve kendi elleriyle sikime 31 çektirerek ağzına aldı. Çok geçmeden yengemin ağzına boşaldım. Yengem bütün döllerimi ve sikimi, taşağımı yaladı, temizledi. Yengemin çok mutlu olduğu her halinden belli oluyordu. Yengeme, “Nasıl güzel miydi?” diye sorduğumda, yengem, “Uzun süredir böyle sikilmemiştim, taze yarrağın ilaç gibi geldi aşkım!” dedi. Daha sonra yengemle birlikte duş aldık, yengem beni, ben de yengemi sabunladım yıkadım. Yengemin arkasını sabunlarken, yengemin götünü parmaklıyordum. Yengem götünün parmaklanmasından acaip zevk alıyordu, inlemeye başladı. Benim sikim yeniden kazık gibi oldu. Yengem sikimi eline aldı ve “Senin yaramaz daha doymamış!” diyerek sabunlu sabunlu sikimi okşamaya başladı…

Ben de bu arada halen yengemin götünü parmaklıyordum. Kendi kendime düşünüyordum (Acaba yengem götten de verir mi?) diye. Sonra (Ağlamayan çocuğa meme vermezler!) diye düşündüm ve “Yenge bir kere de götten sikebilirmiyim?” diye sordum. Yengem yine hiç ummadığım bir cevap verdi, “Sikebilirsin aşkım!” dedi ve arkasını dönerek eğildi. Sikimin başını kendi eliyle götünün deliğine soktu ve “Yavaş yavaş sok aşkım!” dedi. Yengemin belinden iki elimle kavrayarak, hafif hafif sikimi götüne sokmaya başladım. Sabunlu sabunlu öyle bir rahat girdi ki, hemen yengemin götünde ileri geri yaparak hızlandım. Yengem de, ben de, acaip inliyorduk. Yengemin götünü kaç dakika siktim bilmiyorum ama, herhalde rahat 20 dakika siktim. Yengem hızlanmamdan boşalacağımı anladı galiba ve “Götüme boşal aşkım!” dedi. Son bir iki kez daha abandım ve titreye titreye yengemin götüne boşaldım. Bir süre öylece yengeme arkadan sarıldım kaldım. Sikim kendiliğinden küçülüp yengemin götünden çıkınca, yengem tekrar döndü ve sikimi tekrar yalayarak döllerimi temizledi…

O gün bizimkiler hastaneden gelene kadar 2 defa daha siktim yengemi, 1 defa amından, 1 defa da götünden. Annaannem hastanede 2 hafta daha yatmak zorunda kaldı, bu süre içerisinde bizimkiler hergün topyekün hastane ziyaretine gidince, ben hep yengemle evde kaldım ve bu fırsatı yengemle değerlendirdim. 2 hafta boyunca sanki yengemle yeni evli karı koca gibi, sanki balayı yapar gibi sikiştik. Tatil bittikten sonra da artık ne zaman canım istese gidip yengemi sikiyordum…

400 toplam görüntülenme, 2 bugün

Ceylanın Kız Kardeşi Bacaklarını Sürterek Boşaldım

Erotik Hikayeleri 9 Ağustos 2020

Ceylannın abla, çocukluktan ilk gençlik
yıllarıma geçtiğim günlerde bana gösterdiği çocuksu ilgiye
karşılık, seksi ilk keşif günlerimin idolüydü adeta.
Boyu çok uzun sayılmaz, hatta kısa bile denilebilirdi. Birçokları
onu seksi bulmayabilirdi, ama şarkıcı Nilüfer’e benzeyen yüzü, o
sıcak tebessümü ve çıtı pıtı hali beni
deli ediyordu. Hele o arkaya çokça çıkık biçimli
kalçalarını seyretmek ve onun üzerinden
kayarak boşaldığımı hayal ederek 31 çekmek müthiş
bir keyifti.

Onu en son gördüğümde ben 16, o ise 20 yaşındaydı. Biz o
mahalleden taşınalı 20 sene olmuş ve onunla
bağlantımız kopmuştu.
Fatma ablaların yeni taşındığımız sitede
oturduklarını, bize hoşgeldin ziyaretine geldiklerinde
öğrenmiştim. O da benim gibi hiç
evlenmemişti. Aradan geçen 20 yıla rağmen onu görür görmez sikim yine taş gibi olmuştu. En az 20 yıl
önceki kadar çıtır görünüyordu. Babası ölmüş,
hayırsız kardeşi onları terk edip Almanya’da bir hayat
kurmuş, Fatma abla ise annesiyle yaşıyordu.
Benim bilgisayardan anladığımı öğrenince, “Bir gün
geleyim de bana öğret!” demesi benim için sanki bir hediyeydi. “Seve seve!” dedim.

O gün Cumartesi idi. Aylardan Mayıs. Annemle babam Karadeniz turuna
çıktıkları için evde yalnızdım. Bir haftalık yiyecek stoğum ve ben, ne yapsam
diye düşünürken Fatma abla geldi aklıma. Ona telefon edip durumu
anlattım ve bize gelirse ona bilgisayar konusunda bilmediklerini
öğretebileceğimi söyledim. Telefonda bana annesinin iki günlüğüne
teyzesine gittiğini, memnuniyetle gelebileceğini söyledi. Ben
bambaşka ümitlerle ve üzerimdeki şort ve kolsuz tişörtle onu
beklemeye koyuldum.

Fatma abla, 3 blok ötedeki evlerinden hemencecik gelivermişti. Üzerinde,
çiçek desenli, kolsuz bir elbise vardı. Elbise boyu diz altıydı,
ama dekoltesinin derinliği göze batıyordu. Elbiseden belli olan meme
uçlarına bakılırsa sutyen takmamıştı.

Ona mail hesabı açıp, mail alıp
verme konusunda bilgi verdim biraz. Çabuk sıkıldı ve “Adilciğim,
içecek birşeyler var mı dolapta?” diye sordu. “Kola var, içer misin?”
dedim, istedi. Kolalarımızı içerken eskilerden konuşmaya
başladık. Ben onun rahat tavırlarından ve elbisesinin
açıklığından iyice azmıştım. Benim gözüm
sık sık onun meme uçlarına, onun bakışları ise
önümde, an be an artan kabarıklığa takılıyordu. “Hadi
ben evin sorumluluğunu yüklenmekten, anneme hayatımı adamaktan
dolayı evlenemedim; ya sen Adil, sen niye evlenmedin?” diye sordu.
“Biliyorsun durumları be Fatma abla… Önceleri ben istemedim, sonra da
beni istemediler… Kaldık işte… Yaş 36 oldu, bu saatten sonra
da zor!” dedim.
“Olur mu öyle şey?” dedi Fatma abla, 20 yıl önceki gibi göz
kırparak; “Daha gencecik adamsın!” diye ekledi.

Onun bu samimi tavrından
kuvvet alarak; “Sen de… Sen de çok güzelsin!” dedim. Onun mahçup
bakışından cesaret alıp, elimi bacağına koyarak devam
ettim, “Biliyor musun, 20 yıl önce de seni çok beğenirdim; hatta laf aramızda, seni düşünerek az mı 31
çekmiştim!” dedim. Biraz utandı gülerken; ama tepki göstermeden de,
“Halen masturbasyonla idare ediyorum deme sakın, inanmam!” dedi.
“Önceleri kendimi eşime saklıyordum; sonra vazgeçtim, ama bu sefer de
gerçekten istemenin ve istenmenin önemli olduğunu görüp kimseyle
yatmadım.” dedim ve bir an susup, şaşkın gözlerine bakarak
güldüm ve devam ettim, “Pratiğim yoktur, ama teorim süperdir!” dedim.

Fatma ablanın
ağzından farkında olmadan, “Ben de hiç yaşamadım!”
cümlesi çıktı, pişmanlığı uzun sürmedi. Kolumu
boyuna attım ve onu kendime çekip, çekingen ve itiraz eden anlık
hareketlerine aldırmadan dudaklarından öptüm. Bir 5 saniye kadar
direndi, ama sonra kendini saldı. Uzun öpüşmemizin ardından
ikimiz de nefes nefeseydik. Kulağına eğilip,
“Yaşamadıklarımızı yaşamaya ne dersin? Sana söz;
sen istemedikçe bekaretine dokunmayacağım!” dedim.
Kızaran yanakları ve gözleriye onayladı beni

Onu elinden tutup odanın
diğer tarafındaki yatağa sürükleyip uzattım. Bu arada
yatağı tam gören açıdaki kamerayı uzaktan kumandayla
çalıştırmayı da ihmal etmedim. Hiç
konuşmadan ve acele etmeden elbisesinin beline kadar inen
fermuarını çekerek elbisesinden kurtuldum. Yaşına göre
göğüsleri oldukça diriydi. Ben kendi üzerimdekileri çıkartırken,
Fatma abla, kılları yeni alınmış sikime bakmamaya
çalışıyordu. Üstüne çıktım, dudaklarından
başlayarak boynunu, omuzlarını, memelerini ve göbeğini eme
eme aşağıya indim. Pürüzsüz bir cildi ve beni
çıldırtan bir kokusu vardı. Ben onu emip koklarken nefesi
sıklaşmıştı ve ara ara bacaklarına değen sikim onu ürpertiyordu.

Dantelli külotunu çekip
çıkarttığımda kılsız
amcığı karşımdaydı. Göbeğinden
başlayarak yaladım tekrar, amına
indiğimde, geçen kısa süreye nazaran ıslak
sayılırdı amı. Dilimle klitorisini her uyardığımda
onun yay gibi gerilişi beni iyice
heyecanlandırmıştı.

Artık iyice sertleşen
sikimi daracık amcığından göbeğine
doğru itinayla yerleştirerek usulca üzerine uzandım. Kulağına,
“Korkma, sokmayacağım… Amacım senin gelmeni sağlamak!
Bunun için de kızlığına erişmeden yavaş
yavaş yapacağım!” dedim fısıltıyla. Bir taraftan
sikimin uç kısmını hafif hafif amının
girişine doğru bastırıyor, bir taraftan da memelerinin ve
dudaklarının tadını çıkarıyordum, “Ohh yavrum
benim; yıllardır nerdeydin sen? Çok güzelsin bir tanem!” diyordum. “Ihhh, ohhh, ııhhh, çok
güzelmiş, nasıl birşey bu, nasıl bir tat, nasıl bir
heyecan… Sahip ol bana Adil, ıhhhh, ohhhh… Adil’im!” diyordu. “O da olacak
yavrum, sen gelene kadar bozmadan sikecem seni, bozmadan… Ohhh!” diyordum.

Hareketlerim oldukça yavaş ve dikkatliydi. Fatma abla inlemeye
başlamıştı. Amına girişim biraz fazla olunca
hafif çığlık atıyor, geri çekilmemle normale dönüyordu. Dakikalar
sonra bir deprem misali titreyerek boşaldığını
hissettiğimde, kızlığına zarar vermemek için
göbeğine yasladığım sikimle üzerine yüklenerek ben de deliler
gibi boşaldım!

Nefes nefese yana yattım, en çok bir dakika öyle durduktan sonra, hem
zevkten, hem de yaşadığı olayın tesirinden
yanakları kızarmış Fatma ablaya yan dönüp, küçük bir öpücük
kondurduktan sonra, “Dur bekle, temizleyeceğim!” diyerek kalktım
yanından. Yandan peçete ve ıslak mendil aldım bol bol. Göbek
deliğinden neredeyse memelerine kadar olan bölüm bir sperm gölü
olmuştu. Yan yatarak yavaşça önce normal peçeteyle spermlerimi
aldım; sonra ıslak mendille spermlerin temizlendiği bölgeleri
sildim.

Dizlerimin üstünde durarak, onun
gözleri önünde benzer temizliği yapış yapış olmuş
sikime de yaparken, Fatma abla konuştu, “Ufalmış… Hâlbuki
demin ne biçimdi!” dedi. “Merak etme Fatma abla, gene
olur… Bırakmam seni, bu gece buradasın! Nasılsa annen de
yok, bizimkiler tatilde zaten!” dedim. “Ne biçim adamsın be Adil;
yarım saattir neler yapıyorsun, halen abla diyorsun. Oldu mu
şimdi?” dedi. Yanına uzanıp sarıldım ve “İşin
güzelliği orda Fatma abla, işin zevki orda… Nasıldı;
hoşuna gitti mi?” dedim.
“Hem de nasıl! Tam söylenen gibiymiş, kızgın kumlardan
serin sulara atlar gibi!” dedi. “Esas gerçek zevki yaşayınca daha da
mutlu olacaksın, emin ol!” dedim.

“Senden birşey istesem…” dedi. “Söyle! Çekinme!” dedim. “Ona dokunabilir miyim?” dedi,
gözüyle sikimi işaret ediyordu. “Elbette! Hatta nasıl
yapacağını da göstereyim bak…” dedim. Ben sırtüstü
yattım; o yanımda bacakları kıvrık duvara
yaslandı. Ben 31 çeker şekilde sikimi sıvazlarken ona
anlatıyordum, “Bak böyle yapacaksın bir elle, diğer elinle de
taşaklarımın altını kaşır gibi
okşayacaksın… Beni tekrar
hazır et; ben de senden birşey isteyeceğim!” dedim. O işine başlamış bana gülücükler atarken ben de
onun memişlerini okşuyordum. Fatma abla, “Elimde büyüdüğünü
hissediyorum; hem sert, hem yumuşak… Ne tuhaf!” deyip duruyordu heyecanla.

O an Fatma ablanın cep telefonu çaldı. Arayan annesiydi. Telefonunu açmadan
fısıltıyla konuştum; “Bir elle işine devam et,
diğeri ile konuş!” dedim. İtiraz etmeden yaptı. “Alo anne,
nasılsın? Ben mi? Adil’lerdeyim, bilgisayar öğretti bana. Halen
de öğretiyor…” deyip, bana göz kırptı. O konuşurken
olayın heyecanıyla sikim ilkinden daha sert ve haşmetli
olmuştu. Telefonu kapattığında kahkaha atıyordu, “Annem,
(Çocuğu çok yorma, yemek yap, doyur!) diyor. İçimden (Doyuruyorum
merak etme!) dedim.” dedi.
“Deseydin ya; (Anne o da beni doyurdu!) diye!” dedim, gülüştük…

Sikim artık kıvama gelmişti, “Uzan yanıma şöyle!”
deyip onu yanıma çektim ve “Şimdi de ben senden birşey
isteyeceğim Fatma abla!” dedim. “Nedir?” dedi. “20 yıl önce, o çok
beğendiğim kalçalarından kayarak boşalmayı hayal
ederdim. Şimdi bunu gerçekleştirmek istiyorum; olur mu?” dedim. “Kayarak
boşalmak derken? Arkama sokmayacaksın di mi?” dedi. “Yok yok, girmeyeceğim!
Sadece deminki gibi sürterek boşalacağım, bu sefer
sırtına doğru olacak…” dedim.
“Peki!” deyip yüzüstü döndü ve “Domalmam gerekiyor mu?” diye sordu.
“Yok gerekmez, tam hayal ettiğim şekilde olmalı!” dedim.

Yüzüstü yatınca o muhteşem poposu ortaya çıktı. Nazikçe
elimi poposunda gezdiriyordum, “Vay be… Kim derdi ki hayaller 20 yıl
sonra gerçek olacak diye!” diyordum. Bir yandan da omzunu öpüyordum. “Biraz
beline yük binebilir ağırlığımdan, ama çok sürmez
merak etme!” dedim. Yavaşça kalkıp bitişik bacaklarını
altıma alarak hafifçe oturdum. Poposunu birkaç dakika okşadıktan
ve öptükten sonra sikimi bedenlerimizle paralel bir biçimde göt
yanaklarının arasına, poposunun bitip bacakların
başladığı yerden yukarı doğru yerleştirerek
üstüne yattım. Bu sefer ağırlığımdan dolayı
inliyordu. Memelerini avuçlayıp harekete başladım. “Ohh Fatma
abla, ikimiz de tazeyken sikişemedik, ama şimdi bak her yola getirdim
seni! Tahminimden de yumuşakmış götün! Ohhhh, muhteşem!”
diyordum.

Tam 10 dakikalık gitgelden sonra boşalmak üzereydim. “Zevk suyumla yıkayacam seni yavrum, döl
manyağı yapacam seni! Ohhh! İşte bu, işte bu!
Geliyorum, geliyorum… Geldimmm!” diye çığlık atıyordum.
Gelgitlerin şiddetiyle taşaklarım poposunda, sikimse beline
paralel havada kalmıştı boşalırken. En çok ta o
bölgesini severdim. Beliyle poposu arasında kalan kıvrım öyle
derindi ki, (Küçük bir çocuk oturabilir buraya!) derdim eskiden.

84 toplam görüntülenme, 1 bugün

Fen Öğretmeni Güzel Çaktı Bana

Erotik Hikayeleri 8 Ağustos 2020

Üniversitede okurken, kendi grubum dışında da arkadaşlarım vardı haliyle. Fakat daha çok kendi aramızda zaman geçirirdik. Yine de, grubumuz dışından bir arkadaşımla da oldukça zaman geçirirdim. Liseden beri arkadaşımdı ve aslında ailelerimiz arkadaş olduğundan zamanında görüşmeye başlamıştık. Elif benden çok farklı biriydi aslında. Hanım hanımcık, hatta muhafazakar bir tarafı da olan biriydi. Ve istediği tek bir şey vardı; evlenmek. Özellikle zengin bir koca bulup, kendini sağlama almak istiyordu. Bunu da; daha okulun 1. sınıfındayken başarmıştı. Kendisinden 10 yaş büyük biriyle evlenmişti ve ailesinin bunu hiç itiraz etmeden kabul etmesi, hem bana, hem de çevredekilere şaşırtıcı gelmişti. Ama evlenmiş olmak Elif için yeterli değildi. Olabilecek en çabuk şekilde hamile kalmak ve evliliğini garanti altına almak istiyordu. Fakat 6 ay sonunda hala hamile kalamamıştı ve ara sıra ağlama krizleri geçiriyordu bu yüzden. Bir sürü doktora gitmesine rağmen, doktorlar Elif ile ilgili herhangi bir sorun bulamadılar. “Belki de eşinde bir sorun vardır?” dediğimde, bana o kadar kızıp bağırmıştı ki, 2 ay birbirimizi gördüğümüzde yüzümüzü çevirmiştik.

Aramızdaki küslük devam ederken, bir gün yanıma geldi ve beni inanılmaz derecede hayrete düşüren fikrini söyledi. Artık nereden duymuşsa; Polatlı’da bir hocanın adını almıştı. Bu (sözde) hoca; çocuk sahibi olamayanlara yardım ediyormuş ve Elif de ciddi ciddi gitmeyi düşündüğünü söyledi bana. O kadar şok olmuş bir haldeydim ki, bir süre sadece ağzım açık bakakalmıştım Elif’e. Sonrasında vazgeçirmek için ne kadar uğraşsam da Elif’i kararından döndüremedim. Benim de onunla gitmemi rica ettiğinde, en azından ona göz kulak olabileceğimi düşünerek bu teklifini kabul ettim. Sonuçta sağlıklı düşünemediği belliydi ve bu halde başına olmadık bir sürü iş açabilirdi.

Bahar şenlikleri haftasında benim arabamla Polatlı’ya doğru yola çıktık. Elif yolda sürekli teşekkür ediyordu bana, ama ben yine de üstümdeki sıkkın ruh halinden kurtulamıyordum. Kısa bir mesafe olduğundan Polatlı’ya varmamız 1 saat kadar sürmüştü. Fakat Elif’in elindeki adresi bulabilmek için daha fazla zaman harcamamız gerekti. Bir sürü yere sorduktan sonra Polatlı’nın biraz dışında, köy kılıklı bir kenar mahalleye girdik ve ara bir sokaktaki 2 katlı berbat haldeki bir evin önünde durduk. Kapının önü kalabalık sayılırdı ve kalabalık genelde başörtülü, hatta kara çarşaflı kadınlardan oluşuyordu. Daha o anda, (Ne işimiz var bizim burada?) diye geçirmiştim içimden, ama yinede arabadan inip Elif ile birlikte eve yöneldim…

Daha biz arabadan inerken bütün yüzler ikimize dönmüştü zaten. Oradaki tiplerle uzaktan yakından alakası olmayan ve oraya göre biraz fazla açık saçık giyimli (özellikle ben!) iki genç kadın, herkesin dikkatini çekmişti doğal olarak. Kalabalığın içindeki kadınlar, gizlemeye gerek duymadan bizi işaret edip aralarında konuşurken, aralarından geçerek evin kapısına vardık. Kapıyı bir kere tıklatmam yetmişti. Başörtülü, orta yaşlı bir kadın kapıyı açarak bizi içeri davet etti. Elif, hemen daha önceden aradığını belirterek, bir an önce içeri girmek istediğini söyledi. Ama evin içi de tıka basa doluydu ve içerideki koku pekte tahammül edilebilecek gibi değildi.

Kadın beklememiz gerektiğini söyleyerek bize oturmamızı söyledi. Tıklım tıklım odanın içinde oturacak yer olmadığından ayakta beklemeye başladık. Elif, çoktan bir eşarp çıkarmış ve başını örtmüştü. Yanımda eşarp getirmediğimden başım açıktı ve etraftakilerin bakışları, saklamaya gerek duymadan kınıyordu beni. İçimden Elif’e türlü hakaretler ederken sessiz kalmaya çalıştım. Elif ise sanki transa geçmiş gibiydi. Dudakları ses çıkarmadan kıpırdıyordu. İçinden dua okuduğunu anladım, ama aynısını yapmak için yeltenmedim bile. Ne de olsa iflah olmaz bir Deist idim ve dinlere inancım kendimi bildim bileli hiç olmamıştı.

O şekilde hemen hemen bir saat bekledikten sonra kadın yanımıza geldi ve hoca efendinin (!) bizi kabul edeceğini söyledi. Benim girmeme gerek olmadığını söylemeye çalıştığımdaysa, hocanın bize kapı aralığından baktığını, bende de kötü bir büyünün varlığını hissettiğini, ikimizi birden görmesi gerektiğini ve ikimiz birden girmezsek Elif’i de görmeyeceğini söyledi. Elif’in yalvaran gözlerle koluma asılması için yeterli oldu bu tehdit ve açıkçası, içeride karşılaşabileceğim şarlatanlığın beni ne kadar güldürebileceğini merak ederek hocanın yanına birlikte girmeyi kabul ettim. Fakat hiç bir şey beni içeri girdiğimde hissettiklerime hazırlayamazdı. Bunu, bugün bile açıklayamıyorum ve mantıklı bir açıklaması olduğunu da sanmıyorum. Daha içeri girer girmez sanki dizlerimin bağı çözülmüş ve bütün iradem elimden alınmıştı. Hafif bir baş dönmesiyle başlayan kontrol kaybım, adamın sesini duymamla artık tamamlanmıştı.

Hoca dedikleri adam 40’lı yaşlarında, çember sakallı, eğri burunlu ve delici mavi gözleri olan biriydi. Altında siyah bir şalvar, üstündeyse yıpranmış kareli bir gömlek vardı. Bağdaş kurmuş halde bize bakıyordu ve bizde sanki sahibinden izin isteyen köleler gibi Elif ile kapının ağzında duruyorduk. Eliyle girmemizi işaret ettiğinde yaklaştık ve yardımcısı olan kadın arkamızdan kapıyı kapattı. Hiç konuşmadan iki yanını göstererek oturmamızı söyledi. Dizlerimizin üstünde iki yanına geçtiğimizde bir süre hiç bir şey söylemedi. Sanki bir şeyler mırıldanıyordu, ama hiç bir şey anlamıyordum. Ara sıra durarak bize bakıyordu ve baştan aşağı gözden geçiriyordu bizi.

5 dakika böyle geçtikten sonra Elif’e dönerek, kötü varlıkların rahmini bağladığını ve bu bağı ancak kendisinin çözebileceğini söyledi. Elif’e baktığımda gözlerinde hem mutluluk, hem de hayranlık gördüm. Ama bu bana hiçte anormal gelmedi. Sanki bir rüyada gibiydim ve olanlar gayet normaldi. Adam sonrasında bana dönerek, benim de rahmime kötü varlıkların yerleştiğini ve bu durumu yine ancak kendinin çözebileceğini söyledi. Sonrasında bana çıkmamı söyleyerek, önce Elif ile ilgileneceğini söyledi. Hiç ses çıkarmadan kalktım ve dışarı çıktım. Kapının yanında beklerken kısa sürede içeriden zar zor ancak kapının dibinden duyulabilen sesler gelmeye başladı. Elif açık seçik inliyordu ve gelen sesler içeride aslında yapmamaları gereken bir şeyler yaptıklarına şüphe bırakmıyordu. Fakat o anda bile oradan kaçmak veya içeri girip Elif’i adamın ellerinden almak geçmedi içimden.

Daha 10 dakika geçmeden kapı açıldı ve Elif, yüzünde bir rahatlama ifadesiyle dışarı çıktı ve hocanın beni beklediğini söyledi. Cevap vermeden içeri girdim ve kapıyı kapattım. Adam, eliyle yanına oturmamı işaret etti. Çok kaba bir şekilde rahmimi kötü varlıkların işgal ettiğini tekrarlayarak, beni iyileştirmezse kısa sürede çok hastalanacağımı söyledi. Söyledikleri şu anda kulağa ne kadar inanılmaz geliyorsa, bana o anda, o kadar olağan ve inandırıcı geliyordu.

Adam uzanmamı söyleyince itiraz etmeden sırt üstü yere yattım. Adam tam karşıma gelerek elleriyle bacaklarımı araladı. İçimdeki o cılız ses hala kaçmam için beni ikna etmeye çalışsa da umursamıyordum. Tam bacaklarımın arasına geçerek yüzünü kasıklarıma yaklaştırdı. Külotumu yana çekerek bir şeyler mırıldanmaya başladı. Bir yandan da ara sıra bacak arama üflüyordu ve nefesini vajinamda hissetmek, inanılmaz rahatlatıcı ve zevkli geliyordu bana. Bir süre bu şekilde devam ettikten sonra parmaklarını da işin içine soktu ve bütün bacak aramı, iki deliğimi de ihmal etmeden okşamaya ve parmaklamaya başladı. Zevkten inliyordum artık.

Bir süre daha böyle devam ettikten sonra, geri çekildi. Soran gözlerle baktığımda cebinden katlanmış, küçük bir kağıt parçası çıkardı ve bunu sürekli külotumun içinde vajinama temas eder şekilde tutmamı söyledi. Kağıtta çok güçlü bir büyü olduğunu ve bu büyünün rahmimdeki kötü varlıkları rahatsız edeceğini, ama tam iyileşebilmem için daha uzun süre onu görmeye devam etmemin gerektiğini söyledi. Sonrasında bana korunup korunmadığımı sordu. Bende doğum kontrol hapı kullandığımı söyledim. Hapları acilen bırakmam gerektiğini, bu tip hapların rahmi kötü varlıklara daha uygun bir hale getirdiğini ve yanına 15 günde bir, hatta bazen haftada bir gelmem gerektiğini söyledi. İnanılacak gibi değildi ama inanıyordum! Elimde değildi! Bütün iradem yerle bir olmuştu sanki ve bu pespaye adamın kölesiydim. Dediklerini itiraz bile etmeden kabul ettikten sonra, adamın, “Çıkabilirsin!” demesiyle birlikte kendimi dışarı attım ve karşımda Elif’i gördüm. Yüzündeki o tatmin ifadesi hala duruyordu ve aynı ifadenin benimde yüzümde olduğunu bilmem için aynaya bakmama gerek yoktu.

Adamın yardımcısı olan kadın, yüzünde pis bir sırıtışla yanımıza gelerek, haftaya gelmemiz gerektiğini ve (o günün parasıyla) 100’er Lira vermemiz gerektiğini söyledi. Gittikçe daha inanılmaz oluyordu durum. Hem taciz edilmiştik, hem de üstüne para vermeliydik. Ses çıkarmadan parayı verdikten sonra hızlıca dışarı çıktık ve arabaya atlayarak oradan ayrıldık. Yol boyunca hiç konuşmamıştık ilginç bir şekilde. Elif’i eve bıraktıktan sonra eve gidip olanları mantıklı bir şekilde düşünmeye çalıştım, ama aklımda kurduğum hiç bir şey mantıklı değildi. Açıkça o adamın beni becermesini istiyordum, gittikçe daha da artan bir arzuyla. Dediğini de yerine getirerek verdiği katlanmış ufak kağıt parçasını külotumun içine, tam vajinamın üstüne yerleştirdim ve onu tekrar görmeye gidene kadarda orada sakladım. Hemen ertesi gün doğum kontrol hapını da bıraktım ve bir haftanın geçmesini sabırsızlıkla bekledim.

Sonraki hafta geldiğinde, Elif, yine birlikte gitmemiz için aradı. Yolda tek kelime etmedik birbirimize. Ama sabırsızlandığımız ikimizin de yüzünden belliydi. Aynı yere gittiğimizde yine benzer şeyleri yaşadık, fakat bu sefer beni önce almıştı. Bu durumun Elif’i kıskandırdığı açık seçik belli oluyordu ama umursamamıştım. İçeri girdiğimde, adam uzatmadan kabaca soyunmamı emretti. Hiç itiraz etmeden üstümdeki her şeyi çıkardım. Adamın karşısında çırılçıplak öylece dururken kendimi inanılmaz güçsüz ve zavallı hissediyordum. Uzanmamı söylediğinde sırt üstü yere uzandım. Adam bacaklarımı iki yana iyice açarak araya girdi ve kalçalarımı kucağına aldı. Vajinam açık bir şekilde adamın önündeydi. Bir şeyler mırıldandıktan sonra sanki muayene edermiş gibi iki eliyle vajinamı ellemeye ve parmaklamaya başladı. Zaten daha soyunduğum anda ıslanmıştım, ama adam bunları yapmaya başladığında bacak aram artık yapış yapıştı.

Bir süre bu şekilde vajinamla oynadıktan sonra şalvarını çözdü ve bacaklarımın arasına geçti yine. Gözlerime inanamamıştım. Adamın penisi inanılmaz büyük ve kalındı. İçime girdiği anda nefesim kesilmişti. Bağırmamak için kendimi zar zor tutarken inliyordum. Kısa bir süre içimde hareketsiz kaldıktan sonra temposunu yavaşça arttırarak beni becermeye başladı. İçime her girişinde gözümde şimşekler çakıyordu, ama bir o kadarda zevk alıyordum. Yaklaşık 10 dakika gidip geldikten sonra içime boşaldı. Penisini çıkardığında vajinamın içinden adamın spermleri akıyordu ve sanki içimi oymuştu adam. Genişlediğimi hissediyordum. Kalkmak için yeltendiğimde, adam daha işinin bitmediği söyledi. Başucuma gelerek biraz önce içimden çıkan penisini ağzıma dayadı. 5 dakikalık oral seks sonunda yine aynı şekilde dev haline geri dönmüştü. Pozisyonu değiştirmeden bacaklarımın arasındaki yerini tekrar aldı ve içime bu sefer daha rahat bir şekilde girdi. İkincide, alıştığım için daha çok zevk alıyordum ve kasıklarımı sürekli ona bastırmaya çalışıyordum. Bu sefer daha uzun becermişti beni. Boşalması için yarım saate yakın içimde kalması gerekmişti ve yine aynı yoğunlukta boşalmıştı. İki boşalma sonunda içime o kadar çok boşalmıştı ki, adamın spermlerini gayet rahat hissediyordum. Veya bana öyle gelmişti, çünkü içimi yakmıştı.

Üstümden kalktığında içimi temizlemememi söyledi. Kendi elleriyle külotumu giydirdikten sonra spermlerinin iyileştirici gücü olduğunu ve 2 gün içimde kalmaları gerektiğini söyledi. Ben de, bu sanki çok normal bir şeymiş gibi itiraz etmeden kabul ettim. Eliyle kovar gibi çıkmamı ima ettiğinde sessizce dışarı çıktım ve Elif’in sabırsız bakışlarıyla karşılaştım. Kadın iznini alır almaz içeri girdi. Kısa sürede işi bitip çıktığında kıpkırmızıydı. Aynı şekilde yine kadına parayı verip, hızlıca arabama atlayarak Ankara’ya geri döndük.

Sonraki zamanlarda bu durum bir rutin haline geldi. Her hafta koşa koşa kendimizi o adamın kollarına atmak için Polatlı’ya gidiyorduk ve üstüne para veriyorduk. Sanki filmlerde anlatılan tarzda bir büyünün etkisi altındaydık ikimiz de ve bundan şikayet te etmiyorduk kesinlikle. Hatta adam beni bazı hafta sonları onunla kalmam için çağırdığında, eline yeni bir oyuncak geçirmiş bir çocuk gibi inanılmaz bir mutlulukla koşa koşa yanına gidiyordum ve hafta sonunu onun yatağında geçiriyordum. Sözde içimdeki kötü varlıklar kovuluyordu, ama asıl olan adam içimi sürekli spermleri ile dolduruyordu.

Beklenen olay kısa sürede oldu elbette. Ve uyanmamı sağlayanda ilginç bir şekilde bu oldu. Adama ilk gitmemizin üzerinden 3 ay geçtiğinde, adetim gecikmişti ve mide bulantılarım başlamıştı. Şüphelenmem için daha fazlasına gerek yoktu. Hemen bir doktora gittim ve 2 aylık hamile olduğumu öğrendim. Aslında durumun kafama dank etmesini sağlayan bu da değildi. Hemen koşa koşa adamın yanına gittim. Adam bana rahmimde hayırlı bir varlık olduğunu ve kesinlikle doğurmam gerektiğini söyledi. Bu sözleri duyar duymaz uyandım! Fakat itiraz etmeden söylediklerini kabul ettiğim yalanını attım ve hızlıca oradan çıktım. Daha oradan çıktığım anda Elif’i aradım ve onunda aynı durumda olduğunu, 2 gün önce adamla görüştüğünü öğrendim. Tek fark Elif uyanmış değildi! Yanına nasıl gittiğimi hatırlamıyorum. O kadar hızlı kullanıyordum arabayı ki, göz açıp kapayana kadar Elif’in yanına varmıştım sanki.

Ve Elif’i uyandırmam neredeyse 1 haftamı aldı. Uyanması için adamın bana yaptıklarını detaylı bir şekilde anlatmam gerekmişti. Her anlattığımla yüzündeki hayal kırıklığı artan Elif, sonunda kürtaja ve bir daha o adamı görmemeye ikna olmuştu. Neredeyse kürtaj olamayacak haftanın sınırında ikimiz de zar zor ayarladığımız bir doktor sayesinde kürtaj olmuş ve içimizdeki Veled-ül Zina’larden kurtulmuştuk.

Sonrasında adam beni aramaya ve mesaj atmaya devam etti. Benden cevap alamadıkça attığı mesajlar tehdit içerikli olmaya başladı. Nasıl çarpılacağımdan ve nasıl yanacağımdan bahseden mesajlardı genelde. Ben de sonunda numaramı değiştirerek bu sorunu çözmüştüm. Elif’e sorduğumda onu da aradığını öğrendim ve Elif cevap vermediğini söyledi. Fakat bu olaylardan sadece 4 ay sonra Elif tekrar hamile kaldı. Ve o zaman benden gizli bir şekilde o adama gittiğini düşündüm. Sanırım karnındaki o adamın çocuğuydu. Zaten bu olay üstüne de, çok kısa bir zaman dilimi içinde Elif’le görüşmelerimiz iyice azalarak sonunda tamamen bitti.

Ara sıra halen ortak arkadaşlarımız sayesinde Elif’ten haber alıyorum ve Facebook’ta çocuğunun birkaç resmini gördüm; aynı eğri burun ve aynı delici mavi gözler!

94 toplam görüntülenme, 0 bugün

Komşu Kızı Mehtapla Seks Hikayelerimiz

Ensest Hikayeler, Erotik Hikayeleri, Lezbiyen Hikayeleri, Porno Hikayeler 1 Ağustos 2020

Degerli arkadaslar bu size yazmis oldugum ilk hikayemdir, Sizlere basimdan gecen bir hikayemi anlatmak istiyorum. Ben 18 yasinda, 1.70 boyunda, siyah sacli, kara gozlu bir gencim.

Bizim bir komsumuz var adi Mehtap sari sacli, mavi gozlu, 18 yasinda dunya guzeli bir kiz. Onu nerdeyse hergun goruyorum. Bir keresinde ben okuldan gelmistim oda bakkaldan geliyodu neyse bizim binaya geldik asansorle bizim kata cikarken onunla sohbet ediyordum. Her defasinda onu gordugumde bir heycana kapiliyodum. Ama onu o kadar cok sikmek istiyordum bunu bilemezsiniz hep onu hayal ediyordum. Asansorle bizim kata ciktik evlerimiz karsi karsiyaydi. O gun evde kimse yokdu ailem bir akrabamiza misafirlige gitmislerdi evde tek ben vardim her zamanki gibi odama gecip bilgisayarin basina oturacaktim ki kapi caldi. Actigimda o gelmisti o maral bakisiyla fizigiyle karsimda duruyordu. Bana evimizde kimse olmadigini ve sikildigini soyledi bende firsat buya tamam gel iceri bende sikilmistim zaten dedim. Iceri gecti kanepeye oturdu, ben ona bise icermisin diye sormustum. Oda sigara kullaniyordu benden sigara istedi bir tane ona yaktim bir de kendime yaktim ve yanina oturdum. Film izleyelimmi diye sordum oda tmm dedi hemen gidip odamdan bir korku filmi getirdim ama gozlerim hep onda cd dvd koydum ve yanina oturdum oynaya bastim. Inanilmaz birsey oldu ve yanlislikla porno cdisini koymusum birden goz goze geldik ve ben tam kapatacakken bana dur dedi. Ve orda dudaklarima yapisti offffff o ne opusmeydi oyle sanki kalbim cikacakti yerinden inanamadim ve bende birden onu yalamaya basladim boynundan. Uzerinde sportif tisortiyle esofman vardi. Bir hamlede tisortunu cikardim ve sutyeninide cikardiktan sonra memelerini yalamaya basladim yavas yavas o guzel amina inmeye baslamistim kalbim yerinde duramiyordu. Esofmanini siyirdim ve o mis kokan amini yaliyordum. Biraz yaladikdan sonra bana artik icime gir diye kulagima sesleniyordu. Bende sabirsizliktan dayanamiyodum artik ve benim 17 ligi amina sokmustum tabi bakire oldugu icin dardi. Yavas Yavas girdim ilk once ve kan cikmisti ben o kani gordukten sonra basladim git gellere taabi bu arada Mehtap inlemekten agliyodu. Neyse boyle yarim saat siktim onu ve vucuduna bosaldim. Ve daha sonra toparlandik o evine gitti. Ve artik suanda onunla hergun sevisiyorum bos buldugumuz her firsatta onu sikiyorum. Hikayelerimin Devami Gelecek Iyi Okumalar…

66 toplam görüntülenme, 0 bugün

Misafirlikte Seks Patlaması Yaşadım

Ensest Hikayeler, Erotik Hikayeleri 30 Temmuz 2020

Herkese selam arkadaşlar, ben Ömür, 38 yaşında ve 1,75 boyundayım, evliyim. Sizlerin göndermiş olduğu sex hikayelerini büyük zevkle okuyorum, hepinize teşekkürler. Ben de bir sex anımı yazıp, sizin de hoş vakit geçirmenizi istedim.

Yazın eşimle tatil için Sivasa, kaynımlara gittik. Hoş beş, hal hatır, gezmeler derken 1 hafta geçmişti. Kaynım resmi dairede çalışıyor, karısı da evhanımı, geçinip gidiyorlar. Akşam evde TV seyrederken kaynım, “Enişte yarın alışveriş merkezinde büyük indirim varmış, TV’ler yarı fiyatına, yarın ablamla gidip bana bir 106 ekran HD LCD TV alırmısınız?” dedi, ben de, “Olur!” dedim. Eşim hemen, “Ben anlamam, Hülya ile gitsinler, Hülya beğensin alsın!” dedi. Bu arada Hülya kaynımın karısı, 27 yaşında, minyon tipli, 50 kilolarda, sarışın, beyaz tenli, güzel bir bayandır. Hülya da, “Abla çocuk ne olacak?” dedi. Hülyanın bir çocuğu var ve henüz 1 yaşında. Eşim, “Çocuğa ben bakarım, siz gidin alın!” dedi. Eşimin bu teklifini onayladılar.

Sabah erkenden kaynımın karısı Hülya ile mağazaya gittik. Mağzanın önü çok kalabalıktı, millet birbirini ezecek durumdaydı. Tabii yarı fiyatına TV almak için sabah 6 dan beri bekliyorlar. Hülya, “Enişte kalabalıkta birbirimizi kaybetmeyelim!” diyerek koluma girdi. Bu şekilde mağzanın açılmasını bekliyorduk. Gitgide kalabalıklaşıyordu ve biz kalabalığın tam ortasındaydık. Kol kola olmamız birşey ifade etmiyordu, ayrıca Hülyanın da arkasında erkekler vardı, rahatsız olduğu yüzünden belli oluyordu. “Enişte çok kalabalıklaştı, ezileceğim, en iyisi önüne geleyim!” diyerek önüme geçti. Ben de ellerimi omuzuna koyarak Hülyayı muafaza ediyordum. Kalabalık sıklaştıkca Hülyayla vücutlarımız bütünleşiyordu. Hülyanın boyu kısa olduğu için kalçası aşağıda kalıyor, beli önüme dek geliyordu. Vücut ısısını ve kokusunu hissediyordum. Benim yarak ayaklanmaya başladı, ister istemez beline sürtünüyor, yarağım kalktıkça da zevk alıyordum. Bazen dizlerimi kırarak sürtünüyor, kalçalarının arasına denk getiriyordum…

Hülyanın tedirginliği artmıştı, ama yapacak birşey yoktu. Bir ara kafasını çevirip, “Enişte istersen vazgeçip eve dönelim?” dedi. Ben de, “Bekledik bukadar!” deyince sustu. Benim yarak artık iyice kıvamına gelmiş, nerdeyse boşalacak gibiydim. Ellerimi Hülyanın beline doladım, ses çıkarmadı. İkimizde de kumaş pantolon ve tişört vardı. Ben yarağımı aşağı doğru indirince, pantolon kumaş olduğu için çadır kurmuştum. Dizlerimi kırınca Hülyanın götüne tam denk geldi. Bana dönüp kaşlarını çatıp baktı. Ben de (yapacak bir şey yok!) gibi omuzlarımı kaldırarak gülümseyince, tekrar önüne döndü. Ben sürtünmeye devam ediyordum ve boşalmasınırına gelmiştim. Hülyayı kendime iyice bastırınca dayanamadım ve boşalmaya başladım. Pantolonumun önü batmıştı…

Mağzanın kapısı açıldı, artık içeri giriyorduk. Sonunda girdik de. Önüme baktım, ıslaklık belli oluyordu. Zar zor LCD TV’lerin olduğu bölüme gittik. Hülya göz ucuyla önüme bakıyor, ıslaklığı görüyordu. Ben de başkaları görmesin diye tişörtümü pantolondan çıkarıp önümü kapatmaya çalışıyordum. İndirimdeki LCD TV’leri arıyorduk, ama sıra bize gelene kadar hepsi satılmıştı. Zaten çok az sayıda varmış. Görevliye sorduk, “Yarın tekrar gelecek!” dedi. Biz de ufak tefek alış veriş yapıp eve gitmek için mağzadan çıktık.

Hülya hiç konuşmuyor, soru sorarsam kaçamak cevap veriyor, bazen de bana çaktırmadan önüme bakıyordu. Eve geldik, ben eşime, “Hava çok sıcak ve mağaza çok kalabalıktı, acil duş almam lazım!” diyerek banyoya kendimi attım. Sikim yeniden dikeldi, ama 31 çekmeyecektim, hıncımı gece Hülyayı hayalleyerek karımı sikmeye saklayacaktım. Eşim külotumdaki dölleri görmesin diye duş aldıktan sonra külotumu da elle yıkadım ve banyodan çıktım. Ben çıktıktan sonra Hülya, “Ben de çok terledim, ben de bir duş alayım!” diyerek banyoya girdi. Hülya da duşunu alıp çıktıktan sonra, ben traş olmak için tekrar banyoya gittim. Traş olurken aklıma geldi, hemen kapıyı kilitledim, kirli camaşırların içinde Hülyanın çamaşırını aradım ve külotunu buldum. Onun da külotu ıslanmıştı. Benim külota baktım, ben sıkıp öylece çamaşırların içine atmıştım, oysa külotum açılmıştı. Demek ki Hülya da benim külotuma bakmıştı. Traş olup banyodan çıktım…

Akşam kaynım geldi, “Ne yaptınız?” diye sordu. Ben de, “Kalmamış, yarın tekrar gelecekmiş, bu defa da siz ablanla gidin alın!” dedim. Kaynım da kabul edince, “Ama sabah erken gidin yoksa yine kalmaz!” dedim. Tamam dediler. Yatma zamanı gelmişti, eşimle gittik yattık. Yatağa girer girmez hemen soyunup karıma sarıldım ve onun külodunu sıyırdım. Karım da, “Dur biraz, uyusunlar da öyle sikişelim!” dedi. Benim sabrım yoktu, ısrar ettim. Karım, “Herif bu ne acele? Kudurdun mu?” dedi. Ben de, “Buranın havasından herhalde!” diyerek karımın külodunu çıkarıp amına yarağımı soktum. Karım, “Önce biraz sevişseydik ya?” dedi. “Sonra sevişiriz!” deyip sikişmeye başladık. Bir müddet sonra karımı üste çıkartıp yarağıma oturttum, çünkü bu şekilde karım hiç dayanamaz, hemen boşalır. Karım boşalınca altıma alıp sikerek ben de boşaldım. Biraz içinde durduktan sonra kalktım, yarağımı yıkamak için, ışığı yakmadan WC’ye gittim. Kaynımın yatakodasının önünden geçerken Hülyanın inleme sesi duyuluyordu. Demek ki Hülya da etkilenmiş ki, kocasıyla zevkle sikişiyordu. WC’ye girip çıktım, karımın yanına gidip yattım.

Sabah uyandığımda karım ve kaynım gitmişlerdi. Eşofmanla banyoya gidip duş aldım. Hülya da kahvaltı hazırlamıştı. Yıkandığı saçlarının ıslaklığından belli oluyordu. Hülyanın altında pijama ve üzerinde askılı penye bir tişört vardı, südyen de giymemiş, memelerinin uçları belli oluyordu. Bende ise eşofman ve üzerimde atlet vardı. Hülya mutfakta yürürken götüne baktıkça benim yarak kalkmaya başladı. Öyle kıvırarak yürüyordu ki, götünün tüm kıvrımları belli oluyordu. Normal yürüyüşü böyleydi, önceden dikkat etmemiştim. Benim yarak ayaklanmaya başlamıştı ve eşofmandan belli oluyordu. Ama gayet rahat hareket ediyordum vede bu gün ne olursa olsun Hülyayı sikeceğim diyordum kendi kendime. Birdaha bu fırsat elime geçmezdi.

Hülyayla kahvaltıya oturduk. Çocuk kucağındaydı. Kahvaltıyı yaptık. Çocuğu sevme bahanesiyle kucağından alırken memelerine dokundum, o da göz ucuyla bana baktı. Çocuğu aldım salona gittim. Hülya da işini bitirdi geldi, “Çocuğu uyutacağım, verirmisin?” dedi. Ben çocuğu verirken yine memelerine dokundum. Çocuğu alıp odasına götürdü, uyutup geldi. Ona, “Bizimkiler ne zaman gitti?” dedim. “1 saat oluyor.” dedi. Ben de, “Ooo, akşama ancak gelirler!” dedim. Hülya da, “Evet, ben en iyisi şimdiden akşamyemeğini hazırlayım!” dedi ve mutfağa gitti. Biraz salonda durduktan sonra ben de mutfağa gittim. Hülya ocakta birşeyler yapıyordu. Arkadan yanaştım ve “Ne yapıyorsun?” dedim. “Yemek!” dedi. Ben önümü kalçalarına dayayınca birden döndü ve “Ya enişte ne yapıyorsun sen?” dedi. “Hiiiç!” dedim…

“Enişte, yaptığın olmuyor ama!” dedi. Pişkince, “Ne yapıyorum ki?” dedim. “Daha ne yapacaksın ki? Mağzanın önünde, burada… Şu önünün haline baksana! Hiç saklamıyorsun da!” dedi. “Ne yapayım, sana dayanamıyorum!” dedim ve sarıldım. “Enişte yapma, hem duyulsa ne oluruz biliyormusun?” dedi. “Kimduyacak kız? Evde bir sen, bir ben varım!” dedim ve dudaklarına yumuldum. Hülya kaçmak istedi, ama bırakmadım. “Yapma enişte, gelirler şimdi!” dedi. “Akşama anca gelirler, o zamana kadar da seni 5 defa sikerim!” dedim ve tekrar dudaklarına yapıştım. Hülya bir müddet direndikten sonra karşılık vermeye başladı. Öpüşerek koridora çıkmıştık, duvara yasladım bunu, kollarını yukarı kaldırdım, parmaklarımızı birbirine kenetledim, bacağımı amına sürtüyor, dudaklarını emiyordum…

Tişörtünü çıkardım, memelerini tek tek ağzıma alıp emiyordum. Aşağılara indim, pijamasını külotuyla birlikte indirip çıkardım. Ayak bileklerinden yalamaya başladım. Yavaş yavaş yalayarak yukarı çıkıyordum. Amının etrafında dilimi gezdirdim. Hülya da bacaklarını ayırdı. Dilimi am dudaklarında gezdirince inlemeye başladı. Kafamı saçlarımdan tutup amına bastırıyordu. Amını yalarken bu arada ben de soyundum. Önünde oturdum, bacaklarını omuzuma aldım, amı ağzıma gelmişti. Dilimi amının içine sokuyor, çıkarıp amının etrafını emiyor, tekrar amına dilimi sokuyordum. Amı küçücüktü. Ayağa kalktım ve omuzumdan indirdim. Bacaklarını belime sararak, dudak dudağa öpüşüp dillerimizi emiyorduk. O vaziyette yatak odasına gittik…

Yatağa yatırdım. Ayak parmaklarını tek tek emiyor, yalıyordum. Hülyanın inlemeleri artmış, nefes alışları hızlanmıştı. Yalayarak amına geldim. Bacaklarını yukarı kaldırdım, amıyla göt deliği kabak gibi ortaya çıktı. Am dudaklarını yalayarak göt deliğine indim. Göt deliğini vakumlayarak emiyor, dilimi içine sokmaya çalışıyordum. Belli ki götten hiç yememişti. Ben sırayla amını ve göt deliğini yalarken Hülya titremeye başladı, boşalıyordu. Amı vıcık vıcık am suyula ıslanmıştı, hepsini yaladım. “Oooohhh, rahatladım benenişte!” dedi, fakat ben emmeye devam ediyordum. Yalayarak yukarı çıktım, memelerini emiyordum. Boynuna geldim. Boynunu emerken, “Moratırsın, fazla emme oraları!” diye mırıldandı. Göğsünün üstünde doğruldum, ağzına yarağımı getirip dudaklarına sürtmeye başladım. Ağzı okadar kücüktü ki, yarağımın kafasını ağzına alamıyor, sadece uç kısmını emiyor, dil gezdiriyordu…

Tekrar aşağılara, amına indim, tazecik amını yalamaya doyamıyordum. Hülya da artık sabırsızlanarak, “Yeter artık, sok ne olur yarağını!” diye inliyordu. Önünde doğrularak yarağımı amına sürtmeye başladım. Kafasını soktum. Alıştırarak sokuyordum. Hülya altımda kıvranıyor, “Ooooohhh çok güzel!” diye inliyordu. Yarağımı sonuna kadar soktum. Amı okadar dardı ki, yarağımı sımsıkı sarmıştı. İleri geri yaparak, amının sularının da yardımıyla içi iyice kayganlaşmıştı. Artık rahatça girip, yarıya kadar çıkarıp, tekrar sokuyordum. Hülya da, “Oooohhh canımmm, çok güzelmiş yarağının tadı, içimi yakıyor, sookkk, kökle amıma!” diye inliyordu, ben de kökleyip pompalayarak sikmeye devam ediyordum…

Sonra yatağa ben sırtüstü yatıp, Hülya da yarağımı amına sokup üstüne oturdu. Götünü sağa sola kıvırıp, yukarı aşağı zıplıyor, “Sik birtanem, soookkk!” diye inliyordu. Ben de memelerini okşuyor, sıkıyor, kafamı kaldırıp emiyordum. “Enişte mağzanın önünde yarağın nasıl kalkmıştı öyle, neredeyse pantolonumu yırtacaktı!” dedi. Ben de, “Pantolonunu değil göt deliğini yırtacağım şimdi!” deyip götünü parmaklamaya başlayınca, Hülya zıplamalarını hızlandırdı. Ben de hızlandım ve aynı anda birlikte boşalmaya başladık. Ben öyle boşalıyordum ki, döllerim bitmek bilmiyordu. Hülya üstüme yığıldı kaldı, yarağım halen amındaydı. Bir müddet sonra yarağım amından çıktı, Hülya da üstümden kalktı. Amından döller süzülüyor, bacaklarından aşağı akıyordu. Elini amına tutup koşarak banyoya gitti, belden aşağısını yıkayıp geldi. Ben de kalkıp yarağımı soğuk suyla yıkayıp geldim…

Yatakta birbirimize sarılmış yatıyorduk ki, çocuk ağladı. “Ben mamasını yedirip geleyim!” diyerek kalktı ve çocuğun yanına gitti. Hülya çocuğuyla ilgilenirken ben de dinlenmiş oldum. Benim yarak tekrar ayaklanmaya başlamıştı bile. Elimle yarağımı sıvazlayarak iyice kaldırdım ve “Hülya bitmedi mi işin daha?” diye seslendim. “Az kaldı, biraz sabırlı olsana!” dedi ve bir müddet sonra çıplak haliyle yanıma geldi. “Baksana şunun haline!” diyerek yarağımı gösterdim. “Bu ne yaa enişte? Ne azgın şeymiş bu, yine mi amistiyor?” dedi. “Hem am istiyor, hem de göt!” dedim. “Am olur da, göt olmaz!” dedi ve dudaklarımız birleşti. Hülya artık çekinmiyor, karımmış gibi davranıyordu. 69 olmuştuk. Hülya benim yarağımı emerken ben de onun amını yalıyor, göt deliğini okşuyor, götüne parmağımı sokmaya çalışıyordum. Göt deliğini iyice tükürükledim, işaret parmağımı göt deliğine soktum. Götünü parmaklayarak amını yalıyordum…

Sonra 69’dan çıkıp düzeldik, öpüşmeye başladık, boynunu ve göğüslerini emdim, yalayarak amına indim. Yine amının suları akıyordu. Hülyayı yüzüstü çevirdim, karnının altına yastık koydum, o da götünü yukarı kaldırdı. Suları akan amını yaladım. Göt deliği kıp kırmızıydı, göt deliğine ağzımı kapadım, emiyor dilimi içine sokuyordum. Hülya, “Çok hoşuma gidiyor, fakat bırak götümü de amımı sik, hadi canım, her an gelebilirler, yarım kalmak istemiyorum!” dedi. Doğruldum arkadan amına sokmaya başladım. Amı okadar güzeldi ve sikmeye doyamıyordum, ama yine de aklım götündeydi. Yarağımı amından çıkarıp göt deliğine dayayınca, ileri çekilip, “Orası olamaz enişte, hiç vermedim ordan! Hem alamam, seninki çok büyük, yırtarsın, ölürüm inan ki!” dedi. Ben ısrar edince, “Tamam, sadece kafasını deneyelim, olursa hepsini alırım! Ama önce güzelce krem sür!” dedi…

Aynanın önünde duran kreme uzandım aldım, göt deliğine iyice sürüp parmaklamaya başladım. Şimdi parmağım daha rahat girmişti. Önce bir parmağımı, sonra ikinciyi soktum. Götü iyice alışmış ve açılmıştı. Parmaklarımı çekip yarağımın kafasını göt deliğine denk getirdim, hafif yüklendim. “Enişte yavaş ne olursun! Alıştırarak sok!” diyordu, ben de aynısını uyguluyordum. Kafası girince, “Aaahhh!” dedi. “Acıdı mı kız?” dedim, “Biraz…” dedi. İleri geri yaparak yavaş yavaş sokuyordum götüne. Sonunda köküne kadar soktum, hafif hafif ileri geri yaparak götünü sikiyor, parmaklarımla da amını okşuyordum. “Bak gördün mü canım, aldın işte!” dedim. “Evet aşkım, o kocaman yarağı götüme aldım ya, artık ölmem! Sik götümü aşkım, hızlı sik!” diye inliyor, zevk alıyordu. Götten yarağımı tam çıkarmadan, kafasına kadar çekip, geri sokuyordum…

Hülyanın amı yine sulanmış, parmaklarımı ıslatmıştı. O ana kadar kaç defa boşaldığını saymadım, ama yine inlemeye başladı, “Oohh bittim ben Enişteeee! Hadi sen de gel, mağzanın önünde boşaldığın gibi boşal, ama bu sefer götüme boşal, doldur götümü döllerinle enişte!” diye inliyordu. Hülyanın bu lafları beni tarik ediyordu, dahada hızlandım ve “Geliyorum aşkım!” diyerek Hülyaya kenetlenip götünün içine boşalmaya başladım. İkimiz de bitmiştik. Boşaldıktan sonra biraz dinlendik, sonra kalkıp sırayla banyo yaptık. Hülya bacakları ayrık ayrık yürüyordu. “Ne biçim yürüyorsun kız?” dediğimde, “Ne yapayım, götümü dağıttın! Ama pişman değilim, götten yemenin bu kadar güzel olduğunu bilmiyordum!” dedi.

Karımla kaynım şüphelenmesinler diye, onlar gelmeden evden çıkıp çarşıda dolaştım, akşam eve geç geldim. Geldiğimde kaynımın istediği LCD TV’yi almışlardı, keyifle hep beraber TV seyrettik. Diğerlerine çaktırmadan bazen Hülyayla göz göze gelip buse atıyordum. Hülya bir ara çerez getirmek bahanesiyle kalktı ve kaşgöz işaretiyle beni mutfağa çağırıp, “Sakın birdaha buse atma enişte, valla birdaha vermem! Hem görürlerse ikimizin de ocağı söner!” diye uyardı. “Tamam aşkım, daha dikkatli olurum!” deyip, Hülyanın götünü avuçladım ve elimizde çerezlerle salona gittik.

Hepinize iyi sikişler.

151 toplam görüntülenme, 0 bugün

KayınValideme Çaktım

Ensest Hikayeler, Erotik Hikayeleri 27 Temmuz 2020

Çocuğumu bırakmaya gittiğimde Kayınvalidemi siktim! (Murat, 30 Y., Ankara / Türkiye)

Ben, 30 yaşında, kariyer sahibi, çok yakışıklı olmayan, 1.73 boyunda, hafif te kilolu, fakat sempatik bir adamım. 2 çocuğumla birlikte, 8 yıllık mutlu bir evliliğim var. Küçük çocuğuma kayınvalıdem bakıyor. Karım da kariyer sahibi olduğu için onun erken çıkması gereken günlerde oğlumu kayınvalideme ben bırakıyordum.

Birgün yine oğlumu bırakmak için, sabah kayınvalidemin evine gittiğimde, dış kapının açık olduğunu gördüm ve zili çalmadan içeri girdim. Sonradan öğrendiğime göre kayınpeder maaşını çekmek için evden erken ayrılmış ve kapıyı tam kapatmayı unutmuştu. Kapıdan içeri girdikten sonra evin uzun koridorunun sonunda yatak odası vardı. Koridorda yürüken, pek net olmasa da, kayınvalidemin üzerini değiştiğini sezinledim.

Oğlumun beşiği kayınvalidelerin yatak odasında olduğu için çocuğu oraya götürüyor aynı zamanda da aynadan, karım gibi uzun boylu olan kayınvalidemin tüm vücudunu, iri gögüslerini, düz beyaz renkli külotunun sardığı, çok ta büyük olmayan kalçalarını ve beyaz tenini, artık net olarak görebiliyordum.

Kayınvalidem uykudan yeni uyanmış ve geceliğini çıkartıyordu. Heyecanım odaya yaklaştıkça daha da artıyor, ne yapacağımı bilemiyordum. Bir anda O da bir şeyler sezip arakasına döndüğünde, utanmanın ve heyecanın etkisiyle kekeleyerek “Kapının açık unutulduğunu…” filan dediğimde, O da refleks olarak ellerini göğüslerine götürerek kapattı ve sadece gözleriyle “Çocuğu yatırıp dışarı çıkmamı” istedi.

Ben de hemen bu talimata uyup istediklerini yapmıştım. Ama o vücudu ve özellikle tenin beyazlığı gözümün önünden gitmiyordu. Ne yapacağımı bilemeden mutfağa geçmiş, yiyeceğim fırçaya göre kafamda savunma hazırlamaya çalışıyordum. Ama bu arada penisim tam birleşme öncesi halini almış artık pantolonumu zorluyordu.

Az sonra kayınvalidem mutfağa geldi ve şaşırtıcı bir tavırla “Kahve içip içmeyeceğimi” sordu. Ben de bu durumun şoku ile ancak kafamla “Evet” işareti yapabildim. Kayınvalidemin üstünde uzun bir penye etek ve bir badi vardı. Badi’nin altında ise, o iri göğüslerini zorlukla zapteden sütyeni olduğu belli oluyordu. 53 yaşında olmasına rağmen vücuduna bakmayı iyi başarmıştı.

Onun bu tavrından sonra, bendeki heyecan yerini beklentiye bırakmaya başlamıştı ki… belki bilerek, belki de tamamen tesadüf eseri, kahve tepsisinden su bardağını alırken, su tamamen üstüme boca olmuştu. Hemen çıkarmak için oturma odasına yöneldiğimde, O da arkamdan, elinde bir bezle gelmişti. Ama ben, çoktan kemeri çıkarmış ve pantalonumu sıyırmaya başlamıştım bile…

Ve işte bütün olanlar o anda oldu! Aniden dudaklarımız birbirne yapışmış, hararetli ve ıslak bir şekilde öpüşüyor, deyim yerinde ise “Yiyişiyorduk”. Öpüşürken çok zevk aldığı gözlerini kapamasından ve ritminden belli oluyordu. Bu arada ben de iyice rahatlamış bir şekilde, belki de hayatta bir kere ele geçen böyle bir fırsatı değerlendirmeye çalışıyordum. Büyük bir zevkle ellerimi vücudunda gezdirmeye başlamış, bir yandan da üzerindeki fazlalıklardan kurtulmaya çalışıyordum.

Yaklaşık 3-4 dakika sonra artık ikimiz de tamamen çıplak kalmıştık. Onun beyaz teni sayesinde ve karımın regl döneminde olmasından dolayı bir haftadır seks yapmamış olmanın da etkisiyle, küloduma boşalmıştım. Yavaşca beni kanepeye oturtarak önümde diz çöktü ve penisimi yeniden ereksiyon haline getirmek için ağzına alıp yalamaya başladı. Kayınvalidemin çok uğraşmasına gerek kalmadan, bizim 18’lik alet tekrar ilişkiye hazır hale gelmişti.

Kayınvalidem bacaklarını aralayarak, kanepenin üstünde uç tarafa, benimkinin üstüne yavaşca oturdu. Tekrar öpüşmeye ve elleşmeye başladık ve yaklaşık beş dakika sonra ikimiz de inleyerek boşaldık. Kayınvalidem kanepenin yanına yığıldığında, ağzından sadece “Teşekkür ederim.” kelimeleri çıkmıştı.

O halde hiç konuşmadan 30 dakika kadar kaldıktan sonra banyoya doğru yöneldi. Ben de arkasından banyoya girdim. O güzel, dolgun dudakları olan vajinasını yıkamaya başladığında tekrar tahrik olmuştum. Karımın da çok zevk aldığını bildiğim için, vajinasına doğru çökerek öpmeye başladım. Ve tepkisi gecikmedi, “Gerçekten yalamak istiyormusun?” diye sordu. “Büyük bir zevkle…” diye karşılık verdiğimde, elimden tutarak beni yatakodasına götürdü. “Burada daha rahat yapabileceğimizi” söyleyerek yatağa sırt üstü uzandı.

Ben yolu görmüş, ayak bileklerinden başlayarak yukarı doğru öpüp yalayarak hedefe, vajinasına doğru ilerliyordum. Vajinasına ulaştıktan sonra, önce küçük dil darbeleri, ardından vajinasının dudaklarını emmeye ve daha sonra klitorisini emerek ve yalayarak onu zevkin doruğuna doğru tırmandırmaya başlamıştım. Artık o da kıvranmaya ve iki eliyle başımı tutarak vajinasının içlerine doğru çekmeye çalışıyordu. 5 dakika sonra kasılmaları artmış ve son bir kasılma ile boşaldığını anlamıştım.

Bir müddet öpüştükten sonra, eliyle benim penisimi tutarak, misyoner pozisyonu’nda, vajinasına kendi yerleştirmişti. Zevk sularından dolayı iyice nemlenen o daracık vajinasında yavaş yavaş ve derken daha hızlı bir şekilde gidip gelmeye başladım. Tam hatırlamıyorum ama ilkinden biraz daha fazla sürdü. Yaklaşık 10 dakika sonra, biraz da korkarak içine boşalmıştım. Korkumu anlamış olacak ki “Korkma menapoz’dayım.” diyerek içimi rahatlatmıştı.

Duşumu alıp çıktığımda kahvaltının hazır olduğunu gördüm. Kahvaltıda ve daha sonraki zamanlarda, bu konu hiç açılmadı, sanki aramızda hiç bir şey olmamış gibi davranıyoruz.

Ama itiraf etmeliyim ki, Kayınvalidemi sikmek güzeldi, bir daha olmasını çok isterdim.

86 toplam görüntülenme, 0 bugün

Hatun Rus Komşusuna Siktiriyor

Ensest Hikayeler, Erotik Hikayeleri, Lezbiyen Hikayeleri, Porno Hikayeler, Seks Hikayeleri, Sex Hikaye, Sex Hikayeleri, Sikiş Hikayeleri 26 Temmuz 2020

Merhabalar Sizlere Yeni Taşındığım Evin Apartmanında Yaşanmış Gerçek bir Seks Hikaye Mi Sizlerle Paylaşmak İstedim..Sarışın Rus hatun mükemmel güzelliği ve süt gibi kusursuz vücudu ile herkesin dikkatini çekebilecek tarzda. Apartmandaki komşusuna yardım etmek ve kahvaltı yapmak için onun yanına giden kadın ona kahvaltı hazırlarken adamda baksırıyla yatağında uzanıyordu. Onun büyük aletini kalkmış görünce dayanamayan kadın onun yanına gitti ve baksırı kaldırarak altında yatan büyük yarrağı ağzına almaya başladı. Daha sonra tamamen soyunup bembeyaz sütun gibi götünü ve memesini ortaya çıkartan sarışın Rus güzellik götünü dönerek komşusunun kucağına çıtkı ve süt gibi amcığını siktirdi.

153 toplam görüntülenme, 0 bugün

Abimin arkadaşıyla yattım

Erotik Hikayeleri 22 Haziran 2016

Merhaba arkadaşlar benim adım Elifnur sizlere iki yıl önce başımdan gecen bir olayın hikayesini anlatıcam ben daha lisedeydim ve bir gün okuldan çıkıp eve doğru gitmeye başladım eve biraz yakınlaştıktan sonra yolda abimleri gördüm ve yanında bir arkadaşı vardı ama ben tanımıyordum arkadaşıda oldukça yakışıklıydı askerden mi ne gelmiş almış onu bize getiriyormuş bende yolda onlara denk geldim abi nabıyosun falan dedim iyi miyi dedikten sonra bak bu benım en sevdiğim arkadaşım dün askerden geldi aa memnun oldum dedim ve onada kaan bak buda benım kardeşim Elifnur dedi genelde abimin arkadaşlarının çoğu benı tanır ama nedense bende onu tanımıyordum oda benı tanıyordu çünkü bizim memleketten değilmiş çocuk abim okumak için Çanakkale on sekiz üniversitesine gitiği dönemlerde orda tanışmış ve baya iyi bir arkadaşlık geçirmişler üniversiteden sonra abim askere gidip gelmişti ve askerdeken kaan abime baya yardımıcı olmuş bi eksiği gediği olunca ona yardımcı oluyormuş yanı askerde bile arkadaşlıkları bitmemiş ve kaanda askere gidince abim ona yardımcı olmuş neyse kaanın askerliği bitince abim ona benim yanıma gel birlikte bir ev tutalım ikimiz birlikte yaşayalım falan demiş ve oda pılını pırtını toplayıp abimin yanına gelmiş bana yolda bunları anlatırken bir yandan cok sevinmiştim ama bir yandan da üzülmüştüm sevindiğim tarafı kaan cok yakışıklıydı ve sevgilisi yoktu bende ondan cok etkilenmiştim onu gördüğüm ilk an aşık olmuştum ve onu nasıl elde edebilirim diye düşünüyordum bi yandan da abim evden cıkıcaktı ona üzülüyordum neyse yürüye yürüye eve gidiyorduk bi beş on dakka geçti ve eve geldik abim kapıyı açtı ve bana geçmemi söyledi ben içeri girdim sonra abim girdi ve ardından kaanı içeri soktu ve bana dediki üstünü değişince yanıma gel sana bi iş vericem ve acele et dedi ben hemen koşarak odama girdim ve üstümü değiştim hızlı bir seklilde abimin yanına gittim buyur abi dedim ve bana benim odayı bi güzel topla ve yandaki yatağın carsaflarını değiştir dedi bana ne ya falan derken cebinden bi ellilik çıkardı ve elime verdi canım abim benım falan diye boynuna atladım hadi lan hadi acele et diye sert bir ses tonuyla bana bağırdı ama şakasına bağırdığını biliyordum bir koşu abimin odasına girdim ve lanet olsun heryer heryerdeydi toplamaya başladım temizliği bitirdikten sonra yandaki yatağın carsaflarını değiştirdim ve odada işim bitmişti ve kaanın bizde kalacağına cok seviniyordum birkaç gün geçtikten sonra ben kaanla daha yakın olmaya başladım muhabetlerimiz falan ilerledi baya abimin arkadaşı olduğu ıcınmı bana yakın davranıyordu yoksa kendin isteği ilemi bana yakın davranıyordu bilemiyordum anlamam için biraz zamana ihtiyacım vardı aradan bir hafta falan bir süre geçince abimler eşyalarına toplamaya başladı ve bir ev bulmuşlardı eve geçmek için hazırlık yapıyorlardı ben babam annem ve kaan başladık evi temizlemeye daha sonra eşyaları toparlamaya abimlerin evini bir gün içinde adam gibi bir hale soktuk ve aradan bir ay gibi bir süre geçtikten sonra abimle kaan paralarını bir yatırım yapmak için kullancaklarını duydum ve bir ay kadar bir süre geçti bir dükkan tutmuşlar orasınıda bir çiçekçi dükkanı yapıcaklarını söylediler neyse ardan kısa bir süre geçti ve dükkanıda açtılar ve benim okulum bitmişti abimde benı dukkana çırak olarak almıştı bir hafta falan çalıştıktan sonra neyseki kaanla bas basa kalabildik ve ona hemen yazılmaya başladım sevgilin varmı falan diye oda her defasında yok sevdiğimde yok cart curt diyordu ve buda benım hoşuma gitti ve ona benı nasıl buluyorsun güzelmiyim falan filan demeye başladım ve bana verdiği tepki bir daha bana böyle sorular sorarsan ağzını yüzünü dağıtırım oldu işte tam bu noktada ondan daha da bi cok hoşlanmaya başladım abimin yüzünü kara cıkarmaycağı belliydi ve bir gün ben gidip abimle yüz yüze konuştum abi ben kaandan hoşlanıyorum ona uygun bir dille bu durumu anlatırmısın falan diye bi diyalog geçirdim ve beni çok kötü dövdü sonra aradan birkaç ay geçince kardeşine en uygun adam kaan olduğunu anladı ve bana gelip kaanı gerçekten seviyorsan szin aranızı yapıcam falan dedi bende olur dedim ama amacım sadece onunla yatmaktı daha ilerisini düşünmüyordum bile neyse abim konuşmuş falan beni çağırdı ve kaanı karsısına alarak bır konuşma yaptı ve biz artık sevgiliydik çıktığımızdan bir hafta sonra onu yatağa atmayı başardım bir gün boyunca evden hiç dışarı çıkmadık ve cılgınlar gibi sikiştik e tabi yarrğın tadını bikere alınca ciddi işilki bana göre değildi bundan sonrakı yaşantımda her gün değişik erkeklerle birlikte olucam dedim ve bir hafta kadar bir süre sonra bir kavga çıkardım ve ondan ayrıldım zaten artık benı sikicem bir cok insan vardı etrafımda iştende çıktım abimler kafasını işten kaldıramıyor ve buda benım cok hoşuma gidiyordu her gün sikişiyordum ve benım hıkayem bukadar arkadaşlar

99 toplam görüntülenme, 1 bugün

Barda tanıştığım kadını tuvalette siktim

Erotik Hikayeleri 7 Haziran 2016

Benim adım Erhan. Sizlere daha önceden başımdan geçen ve benim için çok garip bir deneyim olan bu olayımı sizlere açıklamak istiyorum. Ben 29 yaşındayım geçen ya başımdan geçen bu olay benim için gerçekten de çok şaşırtıcıydı. İnsanlara anlatmak istemiyorum. Zaten anlatsam da kimse bu olayın gerçek olduğuna inanmaz. Bu yüzden buraya yazarak sizinle paylaşmak istiyorum. Öncelikle sizlere kendimi tanıtabilmek istiyorum. Ben sık sık konserlere giderek eğlenen bir erkeğim. Rock müzik seviyorum ve saçlarım uzun sürekli siyah giyiniyorum ve bileklik dövme filan kızların tam olarak istediği bir erkeğim. Ama ben genellikle tek eşlilikten yanayım. Bu arada şunu da demekte fayda var uzunca bir süredir benim hayatımda kimse yok. İlgimi hiçbir kız çekmiyor. O gece çok sevdiğim bir grubun konserine arkadaşlarla birlikte gittik. Bir kız var kızıl saçlı beyaz tenli tam yemelik. O kadar seksi ki dans ediyor filan ben de normalde kesinlikle barlardan filan kızlardan etkilenmem ama o kız o gece benim çok hoşuma gitti. Bir şekilde tanışmak istedim. Ama çevresinde arkadaş grubu olduğundan tanışamadım bende onların yanına gittim ve dans ederek bir yandan müziği dinliyorum diğer yandan da güzel kızı kesiyorum. İnanmayacaksınız ama bu güzeller güzeli kız benim önüme gelerek benim önümde dans etmeye başladı. Bende bilerek biraz daha yaklaştım ve hiçbir şekilde ilgim yokmuş gibi onunla sürtüne sürtüne dans etmeye başladım. Benim sürtünmem ilk başlarda alakam yokmuş gibi davranıyordum ama baktım ki benim gibi o da sürtünüyor ve bilerek yapıyor bende ona biraz daha yaklaştım dokunuşlarım ve sürtünmem onun yüzünden yarağımın kalkmasına neden oldu. Bende de bir yarak var ki görseniz o kadar büyük yarağım kalkınca rezil olacağım diyordum. Birden kalkık olan yarağıma resmen kucak dansı yapmaya başladı. Kimseyi umursamıyor ve alkolün de etkisi ile benim yarağımı eli ile tutup bana dönerek bu yarağı ben mi kaldırdım dedi. Bende evet sen kaldırdın dedim. O zaman indirmek de bana düşer dedi ve yarağımdan tutarak beni tuvalete götürdü. Şansımızdan tuvalette kimse yoktu ve ben aşırı bir şekilde tahrik olduğumdan hemen boşalacaktım. Benim fermuarımı açtı ve yarağımı dışarıya çıkarıp önümde diz çöktü ve benim yarağımdan tutup ağzına alıp emmeye başladı yarağımın başını dondurma yalar gibi yalıyor ve benim o güzel taşaklarımı emiyordu benim çok hoşuma gitmişti ki tam boşalacağım dediğim sırada yarağımı tam olarak ağzına aldı ve benim yarağım boşaldı ama bu yetmezdi çünkü benim yarak inmemişti. Bu defa da kalktım ve ben onun önünde siz çöküp tek bacağını omzuma koydum ve onun o güzel şeftalisini eteğini biraz kaldırdım ve kilotunu da yana sıyırdığım gibi ağzımı dayadım ve emmeye başladım. Ben emdikçe onun o güzel şeftalisi iyice sulanmaya başladı. Benimde yarak tekrar kalkınca kalktım ve onun güzel yarığından içeriye yarağımı sokmaya başladım. O kadar hızla sokup çıkardım ki bir anda dizleri titredi ve çığlık atmaya başladı bende kimse duymasın diye kendinden geçtiğinden ağzını tuttum ve pompa yapmaya devam ettim. Ben pompaladıkça o daha da hızlı diye nefes nefese kalmıştı ve en sonunda o da bende aynı anda boşaldık. Biz boşalınca da tuvaletten çıktık ve birbirimizin telefon numaralarımızı aldık. Hafta da bir defa buluşup ya benim evimde ya da onun evimde sikişesikişe birbirimizi tatmin ediyoruz.

123 toplam görüntülenme, 1 bugün

Kaynanam Kadınım Oldu

Erotik Hikayeleri 2 Haziran 2016

Ne zamandır kendime bir kadın arıyordum ama bir türlü bulamadığımdan ve oldukça sıkılmaya başladım. Benim bu kadar sıkılmam ve artık bulunduğum yerde bir kadınım olması için yanıp tutuşuyordum. Artık sürekli olarak otuz bir çekmekten bunalmıştım ve bir kadın bulmak istiyordum. Benimle birlikte kimse olmuyordu bu da benim çok sıkıntı yalamama neden oluyordu. Durum böyle olunca ben kadınsılıktan artık sıkılmaya başladım. Annemle ikimiz yaşıyorduk ve başka kadın olmadığından evlenmek istediğimi de anneme sürekli söylediğim zaman hiç oralı olmuyordu. Benim yaştım olan herkes evlendirmişti ve bu durumda bende evlenmek istediğimi her anneme söylediğim zaman kesinlikle beni duymuyordu bile bu durumda benim canımı çok sıkıyordu bende anneme karar verdim ve artık benim sikeceğim bir karar bulmasını istedim ama annem hiç oralı olmayınca bende karar erdim ya annemi sikecektim ve ağzını payını verecektim ya da bana bir karı bulacaktı annemle daha konuşmaya bağladığım ikinci dakikada kavga etmeye başlayınca bende karar verdim ve en sonunda onunla konuşmanın bir fayda etmeyeceğin anladım ve benimle olması için annemi sikecektim dedim madem sen benim kimseyi sikmemi istemiyorsun o zaman babam öldüğünden bu yana kimseye siktirmediğin amını sikticeğim dedim annem hiç oralı olmadı bende usulca yerimden kalktım ve annemin yanına oturdum annem hiç bozuntuya vermiyordu ve onu sikeceğimi de düşünmüyordu benim kalkık olan sikmini görünce sen ne yapıyorsun dedi sikimin üzerinden kalktı ve yatak odasına gidecekti ki bende konulundan tutum ve yatak odasına gittim. Karar verdim onu o gece sikecektim sike sike doyuracak sikmelere fırsat vermeyecektim o önden ben de arkasından yatak odasına doğru gittim. Annem ne olduğunu anlamadan hemen onun üzerine yattım ve bütün gücümle onun kendime doğru çekerek onun azgın olan dudaklarına yapıştım ilk başlarda dudaklarıma yapışınca ne olduğunu şaşırdı ve istemediğini söyledi ama ben umursamadan artık yılların verdiği azgınlıkla annemin dudaklarını öyle bir öpüyordum ki yılların vermiş olduğu azgınlığı annemi becermeye başladım. İlk başlarda sikiş meraklısı olduğundan ve benimle sikiş yapmayı istediğinden şüpheliydim ama daha sonradan ben okşadıkça ben annemi öpmeye başladıkça okşadıkça teninde ellerim gezinmeye başlayınca baya bir yumuşadı. Bende hemen annemin kuru olan ve babamın öldüğünden bu yana sikilmemiş olan amından içeriye yarağımı sokmakta çok sabırsızlanıyoruduö Önce annem ammını yalamasını istedi bende büyük bir keyif içinde annemin amını yalaayaa başladım ben yaladıkça inliyor ve beni sik demeye başlayınca da dayanmamadım artık zaten pantolonumdan çıkacaktı yarağım çıkardım önce ağzın almak istediini belirtti bende büyük bir memnuniyetle ağzına verdim ve benim yarağı apzıyla öpüp okşamaya başladı ağzına çok güzel aldı ben boşalacağım dedim ama annem hiç dinlemedi ve haydi boşal dedi bende yarağımı çıkarmadan onun ağzına boşalmaya başladım. Ama bu ne benim için ne de annem için yetersiz di bende kalktım ve tekrar yarağımı kaldırdım bu defa da anamın amından içerye soktum. Öyle bir sokmaya başladım ki annemin yıllardır yaraksız kalması ve benimde ne zamandır yaraksız kalmanın acısını bende çok kolay çıkardım. Artık ne zaman sikiş için bir kadın arasam artık ne zaman sikmek istediğim için bir kadının olmasını istesem direk annemin üzerine çıkıyorum ve onun o güzel amından içeriye ve ağzından içeriye sokup çıkarırken artık annemin inlemelerine dayanamadım ve onun o güzel amından içeiriye soka soka becerdim.

79 toplam görüntülenme, 0 bugün

Page 1 of 31 2 3
  • 17'yaşındaki Kız Sikilmeden Gönderilirmi

    yayınlayan tarih 14 Ağustos 2020 - 2 Yorumlar

    Mrb. Adanadan yazıyorum. İtirafları okuyunca ben de yazmak istedim. Ben yıllarca yurtdışında çalışıp para biriktirip yurda döndüm. Bir arkadaşta olan alacağıma karşılık işletemediği dükkanı teklif etti, ben de ne iş yapacam diye düşünürken aklıma yattı, dükkanı devraldım. Dükanın içini düzenleyip, bayan iç çamaşırları, bakım seti, losyon, krem, baylara da bakım seti, hediyelik bir şeyler satmaya […]

  • Çok Yakışıklı Komşumla Sex Yapmak İçin Gittim Yanına Ve Sikiştim Nihayet

    yayınlayan tarih 18 Ağustos 2020 - 1 Yorumlar

    Merhaba, ben İstanbul’dan Köksal. 26 yaşında, 1,87 boyunda ve 80 kiloda, düzenli bir şekilde spor yapan, atletik vücutlu biriyim. İstanbul’da lüx bir site içindeki dairemde yalnız yaşamaktayım. Bir firmanın kâr ortağıyım. Gelirim iyi olduğu için de evlenmekte acele etmedim ve hayatımı bir süre daha dolu dolu yaşamaya karar verdim. Bundan iki ay kadar önce bir […]

  • Baldızımla Bodrumda Hem Eğlendik Hem Sikiştik

    yayınlayan tarih 13 Ağustos 2020 - 2 Yorumlar

    Yazın tatil için Antalya’ya Dayımın yanına gitmiştik. Kadroda Yengem, Yengemin küçük kızı, Anneannem, ortanca Dayım ve ben vardık. Ben Yengemi eskiden beri çok beğenirdim. Onların evine gizlice girip çamaşır dolabından yengemin sütyenlerini ve külotlarını koklayıp yengemi hayal ederek 31 çekerdim. Antalya’daki sitemizde havuz olduğundan, her gün girip eğlenirdik. Tabi yengemin bikinili halini de sürekli gözetlerdim, […]

  • 18 Yaşında Tazecik Yeğenimi Siktirdim

    yayınlayan tarih 20 Ağustos 2020 - 0 Yorumlar

    Slm. adım Hakan. Almanya’da Nürnberg’te kalıyoruz. Oldukça modern bir aileyiz. Karım 38 yaşında, güzel ve oldukça seksi bir kadın. (Bazılarından benim haberimin olmadığını sandığı) bazı seks fantezileri var. Almanyada çalıştığı işyerindeki erkek arkadaşlarıyla, aynı binada oturan komşuyla, Türk marketin çırağıyla falan az sikişmedi. Benim yanımda sikişmese bile, onlarla nasıl, nezaman ve nerde sikiştiğini bana açık […]

  • Eşimin Kadın Hastalığana Olduğu İçin 20 Yaşındaki Aysuyu Siktim

    yayınlayan tarih 18 Ağustos 2020 - 0 Yorumlar

    Selam, ben Ahmet, Adananın bir ilçesinde yaşıyorum. Evliyim, 2 de çocuğum var. Bu anlatacağım olayın olduğu geceye kadar karımı da hiç aldatmamıştım. Temmuz ayıydı. Ortanca halamlar ailece bize misafir gelmişlerdi. Komşu ilçede yaşıyorlardı ve 2 gece bizde kalacaklardı. Akşam yemek, hoş beş derken saatler ilerledi. Eşim çocuklar için TV nin olduğu odayı ayırmıştı. Halamla kocası […]