Hoşgeldin, ziyaretçi! [ Giriş

Premium WordPress Themes - AppThemes

Arkadaşımın karısı Çiğdem

Erotik Hikayeleri 18 Nisan 2016

Anlatacağım bol adrenalin, gerilim ve utanç yüklü olay geçen ramazan bayramında başımdan geçti.

Antalya’da yaşayan ve iş seyahatlerinde sık sık beni evinde misafir eden üniversiteden ev arkadaşım Serkan’ın karısı Çiğdem ile yaşadıklarımı anlatacağım.

Serkan ve Çiğdem yedi senedir evlilerdi. Tek çocuğu yeterli görmüşlerdi. Serkan’ı tanıdığım kadarıyla kendisinden ve dolayısıyla benden 10 yaş küçük ve çıtır sayılabilecek eşiyle renkli bir cinsel hayatları olmalıydı.
Henüz 23 yaşında olan çiğdem doğum iznini biraz uzatmış, bir senelik ücretsiz izine ayrılmıştı.
Sağolsunlar her gittiğimde beni iyi ağırlarlar. Birbirimizle sohbeti severiz. Çiğdemle beraber, Serkan’ı uyutup saatlerce muhabbet ettiğimiz çok olmuştur.

Belli etmemek için aşırı özen göstersem de, bu minyon kız gerçekten beni heyecanlandırıyordu. Dobra bir tarafı vardı. Küt diye söylerdi lafını. Zekiydi. Ve eminim ki kendisine olan ilgimi ben belli etmesem de biliyordu.
Daha önceki ziyaretlerimde mutlaka banyolarındaki kirli sepetinde şansımı dener, bazen bir külotlu çorap, bazen normal pamuklu külotlarını bazen de bir gece önce yaşadıklarının ispatı gibi duran fileli çoraplar ve seksi çamaşırlar bulurdum.
Son ziyaretimde, kapıdan girdiğimde doğum sonrası bir kadının nasıl bu kadar çabuk toparlanabildiğine hayret etmiştim. Beni her zamanki gibi çok sıcak karşıladı. Sekan’ın bir iki saate kadar geleceğini, aç olup olmadığımı sordu. Aç değildim. Karşılıklı birer kahve içip biraz bebekle vakit geçirdik. Bebeği emzirmek için müsaade isteyince benim de aklıma banyoda biraz eğlenmek geldi.
Hem heyecanlı hem de umutsuzdum. Emziren bir annenin iç çamaşırı şu suralar paçalı don tarzıdır herhalde diye düşünürken sepetin alt kısımlarında muhteşem bir koleksiyonla karşılaştım. Varla yok arası bir tanga, la senza’dan müthiş güzel mor renkli bir dantelli külot ve takımı sütyen.

Daha elime alır almaz aletim zonklamaya başlamıştı. Müthiş güzel ve ekşimsi kokuyu dakikalarca içime çektim. Sütyenin üzerinde göğüslerinden gelen sütün yarattığı lekeler aklımı başımdan almıştı.
O mor külodun içine öyle bir boşaldım ki, nerdeyse rengi değişti. “Okan lavaboda mısın?” diye seslendiğinde panik halinde elimdekileri sepete gömüp toparlandım ve dışarı çıktım.

Akşam Serkan’da geldiğinde güzel bir sofra eşliğinde yedik içtik bolca muhabbet ettik.
Bir ara ihtiyaç molası için banyoya gittiğimde çamaşır makinesinin çalıştığını gördüm ve hüzünle kirli sepetine baktım…
Misafirliğimin üçüncü günüydü. Bir arkadaşlarına aile gezmesine gideceklerdi. Bana da çok ısrar etmelerine rağmen evde kalmayı tercih ettim. Çok geç olmadan döneriz diyerek evden ayrıldılar. Aman tanrım. Çiğdem ve Serkan’ın evinde yalnızdım.

Arabaya binip uzaklaştıklarına emin olana kadar pencereden onları izledim. Sonra bir anda yatak odasında karşımda duran gardolap kapısının önünde, arkasındaki hazineyi düşlemekle aptallaşmış bir şekilde dikildiğimi fark ettim.

Bir hırsız gibi yavaşça açtığım kapının ardında gördüklerim, hayatımın en güzel gecesini geçireceğimi müjdeliyordu adeta.
Bu kadar zengin bir iç dünyası olacağı aklımın ucundan bile geçmezdi. Onlarca topuklu, desenli ve fileli çorap, neredeyse her renk iç çamaşırı, kısacık ve asla üzerinde göremeyeceğim elbiseler, gecelikler… Cennetteydim sanki.

İncelemediğim, koklamadığım tek bir eşyası kalmadı. Ayakkabıları müthişti. Fakat çamaşırlar doğal olarak tertemiz ve ten kokusundan yoksundu.

Tekrar kirli sepetinde şansımı deneyim dedim. O gün sabah ben uyurken duş almıştı. Banyoya doğru yönelerek, heyecanla sepeti açtım. Havlular havlular, Serkan’ın boxeri, bebeğin kirlileri ve nihayet…
Kenarları beyaz dantelli simsiyah ve küçücük bir külot. Elime almamla beraber bir hışırtı ve felaket bir acı. Başıma geleni anlamaya çalışırken elimdeki küloda iğne ile tutturulmuş küçücük bir not gözüme ilişti. Notta yazanları okuduğumda, elime batan iğnenin acısı bir anda tarifsiz bir heyecan ve mutluluğa bırakmıştı yerini.

“Bu gece saat üçte mutfakta”
Sadece bu yazıyordu.
Bana mı yazılmıştı? Eşiyle bir oyun muydu? Bana yazmış olsa nereden bilecekti ki benim kirli sepetini kurcalayacağımı?
Kafamda milyon tane soru. Sikim elimde boşalamadan içine kaçmıştı sanki.
Notu almalı mıydım yoksa orada mı kalmalıydı?

Aptallığım uzun sürmedi. Bir ihtimal kocasıyla arasında bir fantezidir diye düşünerek, notu almamaya fakat not eğer bana yazılmışsa bunu anlamasını sağlamaya karar verdim. Notu ikiye katladım ve külodun kenar kısmına iğneledim.
Saat gece onbir gibi geldiler. Biz serkanla bira içerken “süt yapar sen de al” dediğimde verdiği cevap Çiğdem’e olan tutkumu zirveye taşımıştı. “yokya zaten o kadar fazla ki, derin dondurucuda yer kalmadı. Yakında konu komşuya dağıtacağım” dedi gülerek.
Saat bir gibi uyumak üzere odalarımıza geçtik. Çiğdem’i takip ediyordum sürekli. Banyoya yöneldiğinde heyecandan elim ayağım tutmaz olmuştu. Bir süre sonra çıktı ve serkan’ın beline sarılarak bana “iyi geceler” dedi.
Yarım saat sonra soluğu banyoda aldım. Not yoktu. Külotta yoktu. Hem şaşkın hem de daha istekliydim artık. Alınabilecek tüm riskleri almaya hazırdım. Çiğdem’in oynadığı bu oyun hala gizemler barındırsa da şansımı deneyecektim.
Gece saat üçte sessizce mutfağa sızdım ve bir sigara yaktım. Büyük bir ev, sigara içilen büyükçe ve bebek yüzünden kapısı sürekli kapalı tutulan bir mutfak.

Tezgahın karşısındaki masaya oturdum. Duvar saati tam üçü gösterirken kapı açıldı. Çiğdem utangaç gçzlerle ve bir liseli edasıyla öyle bir “merhaba” dedi ki artık bu oyunun başrolü olduğuma hiç şüphem kalmamıştı.
Merhaba dedim ben de elimden gelen en çapkın gülüşümle.
Kahve mi içiyoruz? Diye ekledim peşinden.

Olur tabi diyerek tezgaha yöneldi. Kısacık ve transparan sayılabilecek bir geceliğin altından kalçalarının baldırıyla birleştiği yerdeki o güzel eğrisel çizgiyi görüyordum neredeyse.
Su ısıtıcısına suyu koyup düğmesine bastıktan sonra bir anda bana doğru dönüp mutfak tezgahının üzerine oturdu.
Gecelik üzerinden sıyrılmış, kalçaları tamamen görüş alanıma girmişti. Tek kelime etmedik. Ayağa kalktım. Yanına doğru iki adım attım ve soluksuz bir öpüşme başladı aramızda. bacaklarını açıp belime sardığında vücudumun salgıladığı endorfin konu komşuya dağıtacak kadar çoktu artık 
Bacaklarını açtı ve “artık kendisini koklamaya ne dersin” dedi kulağıma hınzırca.
Eğildim ve hemen tezgahın önüne çektiğim sandalyeye oturdum. Ölçüler müthişti. Sandalyeye oturduğumda, eğilip bükülmeye gerek kalmadan Çiğdem’in güzel amının tam karşısına gelmişti dudaklarım. Çiğdemi öyle yaladım öyle yaladım ki o titremelerin yalandan olmadığına ve onu gerçekten uçurduğuma kalıbımı basarım.

Nedense içine girmek değil, saatlerce amını yalamak istiyordum. Ağzım kurumuş, amının tadını artık dilim algılamaz olmuştu. Tezgahın üzerinde duran bayram şekerlerine takıldı gözüm. Kutuya uzandım. Beyaz ve sütlü madlen çikolata dolu bir kutu. Bir tane Çiğdemin ağzına attım ve öpüşmeye başladık. Eriyen çikolata birbirimizin ağzında gidip geliyordu. Bir ara “muhteşem” dedi dilini ağzımdan çıkardığında. Çikolata fantezisi gerçekten güzeldi. Elimi attığımda gelen 4 tane birbirine hafif yapışmış madleni amının dudaklarına sürmeye başladım. “Çılgınsın” diyebildi kafasını arkaya atarken.

Biraz yavaş, biraz sert derken erimeye başlayan çikolataları itiverdim en derine. Şaşkın gözlerle bana bakarken, birkaç parça da arkasına sürmeye ve ittirmeye başlamıştım. Buna itiraz edecek gibi olsa da çok net bir şekilde “sakın konuşma” dedim.
Çikolata enjeksiyonu sonrası fazla zaman geçmemişti. Amının dudakları içeriye eriyen çikolataların sızmasıyla beyazlamıştı. götündekiler ise kasılma sayesinde zar zor içeride duracak haldeydi.

Akan tüm sıvıları çikolata eşliğinde yalayıp yuttuğumda saat dörde geliyordu. Götündeki çikolatalardan hala ses yoktu. Dilimi göt deliğine yaklaştırıp “hadi” dedim. “olmaz” dedi gülerek. “Onları sana vermeyeceğim, hiç steril değil”.
İşaret parmağımı göt deliğine sokup bir miktar aldımsa da rahatsız olacağını düşünerek ısrar etmedim.
Tekrar dudaklarında birleştik ve deliler gibi öpüşürken üzerimde hafif bir ıslaklık hissettim.

Baktığımda ağzına kadar sütle dolu iki dolgun memenin gecelikten sıyrılmış, tişörtümü ıslattığını fark ettim.
Gögüslerine dudaklarımı dokundurmamla ağzıma ince fakat bol denecek miktarda bir süt akışı başladı. Tanrım bir erkeğe tüm hayallerini bir gecede verirsen geri kalanı nasıl geçecek bu hayatın.
Göğüslerini neredeyse boşaltıp ağrısını dindirmiş ve rahatlatmıştım Çiğdem’i.
Tezgahın üzerinden inip, o ana kadar konun dışında kalmış olan sikimi avuçladı şortumun üzerinden.
O ana kadar “lan bir şeyi eksik yapıyoruz ama ne” diye geçirmiştim içimden ama içinde “sik” olmayan bu kadar akıl alıcı bir sevişmeyi hayal bile edememiştim.
Şortumu sıyırıp bir anda demir gibi olan sikime saldıran Çiğdem, en az benim kadar kendinden geçmişti oral seks yaparken. Bir eliyle taşaklarımı sıkıyor, diğer eliyle arka deliğimin etrafında daireler çiziyordu.
French tırnakları ve küçücük elleri sikimin üzerinde o kadar güzeldi ki.
Derken o küçücük sol orta parmağı arka deliğimden içeri kayıverdi. Parmağını prostatımın üzerinde gezdiriyor aklımı alıyordu adeta. Prostat masajı bilen bir kadın gerçekten bir lütuftu.

O kadar ıslak, o kadar ihtiraslı yalıyordu ki sikimi “geliyorum “ dediğimde hiç oralı olmadı. Gırtlağına olanca tazyikle fışkıran spermlerim onu hiç rahatsız etmemişti. Hala beni sağmaya devam ediyor tükürüğüyle birlikte ağzından yutamadığı spermler çıkıyor ve bacaklarımdan süzülüyordu.
Sandalyeye oturdum mu yığıldım mı hatırlamıyorum. Hınzırca gülümsedi ve yüzünü yıkadı arkasını dönerek.
Fincanları çıkardı nescafeyi koydu ve “krema ister misin” dedi gülerek? “evet alırım” dediğimde anladım neden güldüğünü.
Sade kahveyi önüme koyup gecelikten sıyırdığı memesini başladı kahvenin içine sağmaya.
Tekrar kazık gibi olan sikimi çıkarıp ben de onun fincanını hedef aldım. İkinci defa olmasına rağmen beyazlatabilmiştim kahvesini 
Birer sigara eşliğinde kahvelerimizi içerken, içeriden kapı sesini duyduk.

Serkan tuvalete kalkmıştı ve doğal olarak mutfakta birilerinin olduğunu anlamıştı.
Mutfağa girip bizi kahve içerken görünce “hayırdır bu saatte ne kahvesi” dedi uykulu gözlerle. Çiğdem beklemediğim kadar soğukkanlıydı. En ufak bir falso vermemişti. Sana da hazırlayı mı dedi? “Yok” dedi Serkan. “Bi sigara içeyim bari. Yatarım sonra”. Serkan sigarasını yakıp oturdu Çiğdem’in yanına. İki fırt çekmişti ki fikrini değiştirdi ve çiğdem’in kahvesine uzandı. Spermlerimle doldurduğum kahveyi içerken Çiğdem’de ben de hem şaşkın hem utanmış, hem de anlaşılacak diye korkmuştuk. Bu karmaşık duygulara bir de gülme hissi eklenince, Çiğdem ani bir gülme krizine girdi. Ben kendimi zor tutuyor, Serkan ise olayı anlamaya çalışıyordu 
Serkan ve Çiğdem kahvelerini içip odalarına geçtiler. Ben de şortumun cebine koyduğum güzel küloduyla odamın yolunu tuttum.

O gece Çiğdem’in içine girmediğimi yatağa uzandığımda fark ettim. Güzel bir tecrübeydi. İlerleyen günlerde Çiğdem’le sınırsız ilişkilerimiz oldu. “hayır “ dememesini seviyordum bu kadının. Erkeğini mutlu etmek sanki tek derdiydi. Xhamster okurları bu hikayeyi beğenirse belki yaşadığımız yeni şeyleri yazma cesaretim de olur 🙂

 

132 toplam görüntülenme, 0 bugün

Emel’e de Ortak Oldum

Ensest Hikayeler 18 Nisan 2016

Ahmet’i iyi tanırdım yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi, düzgün insanlardık neticede. İkimiz de ne çok serseri idik ne de fazla mutaassıp ama şimdi düşünüyorum da insan asla tam olarak tanımak mümkün değilmiş. O iç çelişkiler, çatışmalar insanı bambaşka bir yere yönlendiriyor ve belk**e o his dünyasının kucağına itiyormuş.

Ahmet’le birlikte askerden sonra iş kurmuş, çorba paramızı çıkarıyor vakit buldukça gezmeye eğlenmeye çalışıyorduk. Askerden geldikten kısa bir süre sonra nişanladılar Ahmet’i düğün dernek telaşıdır aldı başını gitti. Nişanlısı Emel hoş bir kadındı, gözümüz yok ama orta boyda balık etli dipdiri memeleri, güzel kalçaları ve bembeyaz bacakları ile bir afetti. Ahmet şanslı bir erkekti bana kalırsa. Ben evliliği hiç düşünmedim Ahmet’i o yaz güzel bir düğünle evlendirdik. Nikahta bereket varmış derler ya bereket işte işleri de bir hayli büyüttük.

Ahmet’i çocukluktan tanırdım ben ailesine düşkün geleneklerine bağlı bir insandı. Evleneli de 2 yılı geçmişti. Çocuk düşünüp düşünmediklerini hiç sormadım. Bazen birlikte vakit geçirsek de evli adamın bekar arkadaşı olmaz diye düşünür olabildiğince uzak kalırdım.

Ahmet’e bakışımı değiştiren olay tam bu sıralarda yaşandı. Her erkek gibi Ahmet de porno seyrediyordu iş yerinde fakat pek bilgisayardan anlamazdı bir gün kucağında laptopla içeri girdi “arızalandı bu sen anlarsın akşam bir baksana”

Eve gittiğimde laptopu açıp yedeğini aldım neyseki formatlık bir şeyi yoktu kolaylıkla hallettim bilgisayarı kurcalarken Ahmet’in sex hikayeleri okumaya meraklı olduğunu da keşfettim hepsi Cuckold tarzı eşli hikayelerdi. Eşini başkalarına siktiren adamların hikayeleri! Yok artık dedim önce belki sadece fantazidir diye düşündüm yoksa Ahmet düşündüğüm kadar masum değil miydi? Yine de o benim arkadaşımdı. O esnada Emel’in fotoğrafları, normal fotoğraflar…bakmaya başladım alıcı bir gözle çok güzel nefis bir kadın. Ahmet karısını mı paylaşıyordu. Yoksa sadece basit bir hikaye merakı mıydı? Açıp telefonu sorulacak şeyler değildi bunlar…belki de çiftlere tek erkek olmak istiyordu…

Sabah Ahmet’in bilgisayarına o gelmeden bir keyloger yüklemeyi başardım. Sadece hikaye okuyorsa bir problem yoktu da ya chat yapıyorsa….

Sabırla beklemeye başladım mailime şifreler öğleye doğru düşmüştü. Not edip beklemeye başladım neler konuşuyordu neler izliyordu….Akşamı zor edip geçtim eve yemek bile yiyemeden açtığımda bilgisayarı şifreleri tek tek girdim….

Aman tanrım Ahmet sahte bir facebook profili üzerinden eş paylaşımı gruplarına üye, oradan sohbet ediyor, Emel ile ilgili ayrıntıları paylaşıyordu. Fotoğraf aradım. Emel’in çıplak fotoğrafları! hayır yoktu sadece sohbet ediyor erkeklerin Emel’i nasıl becerdiğini dinlemekle yetiniyordu başımdan aşağı kaynar su dökülmüştü. Dostum, arkadaşım…dediğim Ahmet karısını bir erkekle birlikte becermenin hayalini kuruyordu.

Bunu ona hiç belli etmedim, bunu bildiğimi kendi içimde bir çatışmaya dönmüştü her şey çocukluğunu bildiğim Ahmet ve güzel karısı başka erkekler Emel’in beyaz teninde dolaşan yabancı eller, onun bacak arasına girip onu siken yaraklar. Ahmet izliyor mu? katılmak istiyor mu belki o karısının ağzına verirken elin adamı arkadan….rüyalarıma bile girmeye başlamıştı bu. Bazen Emel’i iri yarı erkeklerin arasında dans ederken, kucaklara oturup kalkarken Ahmet’i ise onlara bakıp otuzbir çekerken görüyordum…

Bir sabah kalkıp traşımı olmuş kahvemi içerken..bu adam neden ben olmayayım dedim. Evet, madem can arkadaşım bunu istiyor niye yabancı birisi siksin karısını niye bunu be yapmayayım ama direk Ahmet her şeyi biliyorum karını ben sikeyim de diyemezdim ya.

Bazen sohbetler ediyor bir şekilde olayı oraya getiriyor sex üzerine konuşuyorduk ama bir türlü istediğimiz konuya ben giremiyordum imdadıma bir gazete haberi yetişti “Swinger çiftlere hapis şoku…” okuyunca gülmüştük birlikte sonra Ahmet’e “Biliyor musun insanları yargılamamak lazım aslında sex cinsellik bir tabu değil bence insan eşi ile ne istiyorsa yapabilmeli” gözlerinin içinde bir ışık parladı “Haklısın” dedi ilk adımı atmıştık işte.

Aramızda bu konuşmalar daha da sıklaşmıya başlamıştı Ahmet beni ilgil ile dinliyor benim insandan yana zaten bildiği özgürlükçü fikirlerimi yatak odasına dair olanları iştahla dinliyordu.
– Sen de seviyorsun dedim
– Neyi
– Hikaye okumayı baksana laptopun hep hikaye
– Evet

Yutkundu, derin bir yutkunmaydı bu…gözlerinin içindeki kuşku bütün ofisi doldurmuş kafasındaki acaba çoktan yüzüne doğru inmişti. Elleri titriyor muydu? Savunmasız anı bu an mıydı?

– Ahmet..
– Efendim..
– Ben senin kardeşinim değil mi?
– Tabi öylesin..
– Bana bir sorunun olduğunda anlatmalısın o halde
– Ne sorunu
– Bilmiyorum gerekirse bir psikologa görünmelisin
– Ne konuda.
– Ne dediğimi bal gibi biliyorsun..

Sustu, sustuk…iş yerini kapatıp ikimizde evlerimizin yolunu tuttuk. İkimizde ortamızdan yarılmıştık sanki ben bunu ona söylediğim için o ise bunu bildiğim için…

Ayrıntılı bir mail atmıştı bana. Her şeyi anlatmış uzun uzadıya sabah iş yerinde ikimizde hiçbir şey demeden duruyorduk ona sarıldım “sen benim kardeşimsin seni yargılamam ama dikkatli olun lütfen bu sizin hayatınız kimse karışamaz”…

Kim karışabilirdi ki buna…

Bir daha bu konuyu hiç konuşmadık desem yeri var. Sadece bir gün odamda otururken faceden Ahmetin mesajı geldi.

– Yüzyüze konuşamıyoruz ama merak ediyorsun değil mi?
– Neyi
-Yapıp yapmadığımızı
– Evet
-Yapmadık kimseye güvenemedik sen hariç
– Ben mi?
-Evet dostum beni yargılama ama Emel ile bunu konuştuk paylaştık her şeyden haberin olduğunu biliyordu ve bana madem yapacağız hem güvendiğimiz hem tanıdığımız…

Dünyalar benim olmuştu desem yeri var. Kendimden utansam da iğrensem de en yakın arkadaşımın, ortağımın karısını sikme fikri beni azdırmıştı…
– Bugün..

Son mesaj böyle idi. Akşama kadar ikimiz de odamızdan çıkmadık akşam kapıda belirince toparlanıp arabaya bindik yol boyunca ne o ne de ben tek kelime etmedik evde beni ne bekliyordu acaba

Merdivenleri çıkıp yemek masasına oturduğumuzda kimsenin ağzını bıçak açmıyordu Emel her zamanki şirinliğinden eser yok herkes gergin bir bekleyişi yiyordu sanki zaman geçmiyor terliyor terliyor terliyorduk ne işim vardı benim burada kim başlayacaktı ilk göz göze bile gelmiyorduk herkes kafası önünde bir şeylerle oyalanıyordu. Emel’e kaçamak bakışlar atıyor onun da beni süzdüğünü hissediyordum.

Yemek bitmesine rağmen kimse ayağa kalkmadı kimse kıpırdamadı..

– Bakın eğer istemiyorsanız…
– Sadece gerginiz dedi Emel
– Bunu çok düşündük dedi Ahmet..

uzun uzun konuşmalar başladı onları dinliyordum sadece yavaşça ortam açılıyor konuşmalar gizlilik güven etrafında dönüyor Ahmet bazen gözlerimin içine bakıyor ben bazen kaçamak bakışlarla Emel’in memelerine bakıyordum…

Emel’in ellerimi tutuşu her şeyi başlatmıştı

– Sen bizim sır küpümüz arkadaşımızsın…

Sarıldık Emel ile ayakta…ufak masum öpücükler yerini dudak dudağa şehvete teslim olmaya itti ikimizi de Ahmet de gelip karısına arkadan sarıldı şimdi üçümüz salonun ortasında kenetlenmiş bir vaziyette duruyorduk. Ahmet’in elleri karısının memelerini yoğuruyor onları sanki bana göstermek istermişcesine sıkıştırıyordu. Ben Emel’in dudaklarını emiyor boynunu öpüyordum emelin elleri bedenimi dolaşıyordu dakikalarca yiyiştik gözlerimiz bir av hayvanı gibi kısılıyor şehvetle birbirimize bakıyor birbirimizi kucaklıyorduk Emel önüme sürtünüyor sikimi keşfetmeye çalışıyor merakını sertliğini hissediyordu.

Ahmet, bluzu iki yana açıp Emel’in memelerini ortaya çıkardı beyaz, dik güzel memeler. avuçları ile tutup sallıyordu onları sanki “Öp bunları” der gibi eğilip uçlarını ağzıma aldığımda Emel’den derin bir “ııııhhh” sesi geldi Ahmet karısının memelerini ağzıma sunarken ikisini de emiyor yalıyor uçlarını ısırıyor halkalarını ağzımın içinde dolaştırıyordum Emel’in elleri önümü avuçlamış sikimi kavramıştı o küçük narin ellerin altında kendine gelen sertleşen yarak pantalona sığmaz olmuştu emelin memeleri ağzımda ellerim bacaklarında kasıklarında…

Ahmet Emel’i yatak odasına çekerken peşlerinden gittim bende. Yatağa uzanıp birbirlerini öpmeye aşkla kucaklamaya başladılar.

Ahmet üstünde yatan Emel’in kilodunu kaldırıyor o dolgun kalçaları avuçluyor sanki bana göstermek istiyordu karısını ben de aralarına katıldım Emel’in götünü okşuyor avuçluyordum Ahmet tangayı kenara çekmiş biçimli temiz yeni ağdalı amın kokusu içeriye dolmuştu eğilip ona dikkatlice bakarken “Yala onu” dedi Ahmet…Karısının götünü iki yana ayırmış amını en yakın arkadaşına yalatıyordu dilim amının etrafında dolaşıyor ısırıyor baldırlarını yalıyor ıslanışını o küçük derin sıcak kuyunun zevkini çıkarıyordum. Parmaklarım dilim nefesim sakallarım Emel’in küçük mabedinin girişinde kah içine giriyor kah parmağımı bir korsan liderinin kancası gibi yapıp içinden çıkardığım zevk sularını yalıyordum.

Harika yalıyor Ahmet..ortağın..enfes dilliyor beni..

onlar hala öpüşürken ben am deliği, göt deliği ayırt etmeksizin sanki kıtlıktan çıkmış bir afrikalı gibi suya hasret gibi emiyor öpüyor okşuyordum…

Dar biçimli delik….

Emel ayağa kalkıp beni de Ahmet’in yanına itti ikimiz de uzanırken soyunmaya başladı bembeyaz ten elbisesi çıktıkça parıldıyor güzel biçimli memeleri hafif çıkıp karnı kalçaları bakışları ile bizi sekse çağırıyordu kendi elleri ile soydu bizi Emel..Ahmet’in sikini ilk defa görüyordum orta boy bir aletti, Emel sikimi eline almıştı ölçüyordu sanki benim ki Ahmet’e bakarak biraz daha uzun ve kalındı Emel bir ona bir bana dil atıyor göbeklerimizi okşuyor zevke getiriyordu erkeklerini…

Nefesini hissettim sonra o küçük ağzını derin bir oh çektim….Ahmet gözlerimin içine bakıyordu yanında karısının ağzına vermeme bakıyor kendi ile oynuyordu Emel sertçe eline vurdu Ahmet’in siki avuçladı…Benden ayrılıp Ahmet’e sakso çekerken ise ellerinde ben vardım benim yarağım…

Emel yeni bitme kız gibi sırayla ikimizi de yalıyor emiyordu taşaklarımda dilini, kasıklarımda ağzını hissediyordum…

– Harikasın Emel…
– Harikasın karıcığım..
– Kocalarım benim..

Ahmet geçip Emel’i yalamaya başladı emel ise şimdi sadece benimle ilgileniyor sikimin tadını alıyor kocası Ahmet ise arkadan onu sekse hazırlıyordu artık inliyor birbirimizden çekinmiyorduk

ağzım nasıl Mert…
sıcacık bebeğim…

Götümü de yala kocacığım…
Seni merte kendi ellerimle siktireceğim..
Siksin kocacığım ortağın karını siksin..
Elleyin beni öpün okşayın…
ohhhh… ağzını sikeyim…
hımmmmmm amın çok tatlı karıcığım..

Terliyorduk, kasılıyorduk ve bu anın bitmemesini istiyorduk.

Sen neymişsin be Emel….
Sen de aşkım….

Emel bir an da doğruldu, Ahmet siki elinde kalmıştı kocasına sokulup.
– Önce misafirimiz canım dedi..

Yanıma uzanıp bacaklarını ayırdı vakit gelmişti. O amcık artık benim olacaktı, Ahmet’in yalayıp emdiği hazırladığı amı onun gözleri önünde sikecektim yerimi aldım Ahmet hala o köşede duruyor ayakta bekliyordu ona seslendim…

– Yakından seyretmek ister misin…

Hemen yerini aldı Ahmet, karısının bacaklarının arasında arkadaşı, iş ortağı kalkmış siki ile amının giriş kısmına baskıya başlarken…Am ve yarak birbirlerine sürtünürken gözlerini dört açmış hayalini kurduğu bu anı bekliyordu santim santim giriyordum içeriye..Emel’in kısılmış gözleri derin derin bakıyor benim yüzümde sırtış ve sikimin ucundaki ateş yavaşça gövdeye doğru yayılıyor Emel’in sıcaklığı darlığı hissediliyordu bastırdım, bastırmamla çığlık yükseldi Emelden

– Pompala…

Ahmet direktifi vermişti siki elinde karısının sikilişini hatta pompalanışını izliyordu. Sertçe vuruyor içinde dolaşıyor çıkıyor tekrar giriyordum…Emel dudaklarıma yapışıyor öpüyor sırtımı okşuyordu Ahmet Emel’in yanına oturmuş memelerini avuçluyor karısının terli alnını siliyor bense bir piston gibi devam ediyor sert bir matkap gibi çakıyordum Emel’e..

– Ohhh harika….
– Siki…
– Ah Ahmet…nefis bir şey bu…
– Karın çok tatlı…

Emel’i domaltınca Ahmet hemen ağzına vermişti..Ben belinden tutup emeli sikerken o da ona sakso çaldırıyordu Emel bir Ahmet’in bir Benim aramda gidip geliyordu…Götünü avuçluyor sertçe tokatlar atıyor bazen tutup köklüyor Ahmet’in sikinin ağzından çıkmasına sebep oluyor inletiyordum emel’i

Ahmet Emel’i kucaklayıp üstüne çıkardı karısını zıplatırken ben de ayakta Emel’in ağzına vermiştim..Ahmet bazen kafasını geriye yaslıyor bu anın tadını çıkarıyor karısının dilinin bir yılan gibi sikimi kavrayışını izliyor ağzının sikilişine şahit oluyordu…

– Götünü de paylaşır mısın Emel..

Ahmet’e gülerek baktı Emel..

– Ne demek kocacım zevkle..hadi Mertçiğim…şu götü de sik…amım gibi..

ayrılan kalçalar sikildiği belli göt deliği yaklaştım Ahmet daha bir iştahla sikiyordu karısını ve daha da ayırıyordu kalçalarını sikimi tükürekleyip…göt deliğine yasladım.. Ahmet durmuş karısının yüzüne bakıyordu..bastırdım..

– ayyy…..Merttrrrttttttt
– Ohhhhhhhhh göt…
– Sik ortak, tost yapalım bunu

Bastırıp tamamnı soktum…Emel’in boncuk boncuk terleyişi ıslık çalar gibi çıkardığı sesler..götnün kasıklarıma değişi…şimdi hazırdık Emel’i çifte kavrulmuşa pertini çıkarmaya

– Sertçe çak dedi Ahmet..

işteki iki iyi ortak bir kadına çakıyorduk…Karısına..

Sertçe kah Ahmet dibine kadar köklüyor. kah ben götün haşatını çıkarmak ister gibi bastırıyordum o güzel büzüğe

– Ay anneciğim….

Emel’in sesi odanın içine dağılıyor inliyorduk üçümüzde ter içinde köklüyor çekiyor o deliğin içine hapis ediyordum kendimi Ahmet yüzümr bakıp gülümsüyor inliyordu..

– Hayvanlar…
– Daha sert vur ortak karıma…

Daha sert, en sert…piston gibi vuruyordum Ahmet karısının götünü iyice açıyordu delikler, taşaklarımız çarpıyor Emel zevkle karışık acı çekiyordu ilk gelen Ahmet oldu titredi alttan sertçe vura vura boşaldı karısının Amına…Sonra o bitirip Emel başladı..

Sıkı tut Mert bu delirir boşalırken…

Sımsıkı tuttum Emel gerçekten kendini ortadan oraya atmaya çalışıyor ama iki güçlü erkeğin kolları arasında kımıldayamıyor kafasını kaldırıyor bir kısrak gibi şaha kalkıyordu işte tam bu esnada yapıştım memelerine arkadan daha da sertçe daha da sertçe sikerken ben de patladım götünün içine…

üçümüz yığılıp kaldık kucak kucağa…

89 toplam görüntülenme, 0 bugün

teyzemle denizde

Porno Hikayeler 22 Mart 2016

Yazın teyzemlerin oraya tatile gittik işte çok güzel ağırlandık eğlendik içtik yedik .her gün denize gidiyorduk şakalar falan yapıyorduk teyzem pek bilmiyordu yüzmeyi .su atıyordum teyzeme falan .yeni yeni öğrendiği için yüzmeyi ileri açılmayı birlikte yapıyoruz .yavaş yavaş öğrendi yüzmeyi. annemler dönmeye kara verdi ben biraz daha kalıcam dedim tamam dediler .enişte yüzme meraklısı olmadığı için teyzemle ben gidiyorum denize .artık o kadar sevmiştik ki gecede gidiyorduk .birbirimize şakalar yaparken arada orasına burasına değiyorum biraz kiloludur teyzem herhalde pek hissetmiyor .bir gece gene yüzmeye karar verdik .açılmaya başladık konuşa konuşa gidiyorduk bayağı açıldık duralım artık dedi .tamam dedim durduk konuşuyorduk. İşte sevgilin var mı? nasıl gidiyor gençlik diye falan .iyi değil ya dedi yok sevgilim falan konuşuyordum .teyzem dedi yok canım sen gibi adamın sevgilisi olmaz mı ?yok işte dedim .sen daha millide olmamışsındır dedi .afalladım kaldım .şaşırdım .utandım .teyzem dedi utanma söyle şurada dertleşiyoruz dedi .bende dedim olmadım sen beni etsene .bu sefer teyzem afalladı şaşırdı .diyecek kelime bulamadı .nasıl konuşuyorsun dedi öyle konuşulur mu teyzeyle dedi .valla konuyu ilk sen açtın dedim .kızdı su attı yaklaştım ona doğru elimi amına attım ani bir refleksle belinden aşağısını geri attı çekildi geri başladı kızmaya napıyorsun nasıl bir şakadır o derindeyiz falan dedi .bende dedim merak ettim am nasıl bişey diye dedim .şaşırdı .niye bende bakıyorsun git başkasında gör dedi .bak dedim derindeyiz boğarım dedim bakayım bir elleyeyim hem gören olmaz .zorla da olsa kabul etti .mayosunun altını kenra çektim başladım ellemeye parmağımı sokuyordum içine gece karanlık olduğu için bişey görülmüyordu ama hissediyorum kıllıydı amı .ben onun amıyla oynarken teyzemde heycanlanıyordu kısık kısık nefes alıyordu .ne o azdın herhalde dedim .çıkar dedi bende seninkiyle oynucam dedi tabi dedim seve seve. Çıkardım oda benim sikimle oynuyordu .çektim kendime doğru öpmeye başladım dudağından oda karşılık veriyordu .kalbim küt küt atıyordu .sikimi sokmaya çalıştım amına olmadı hadi kıyıya doğru gidelim dedim .tamam dedi o önde ben arkada gidiyorduk amını elleye elleye gittik kıyıya .kıyıya vardık denizin içindeydik çıkardı sikimi başladı saksoya . tükürüyordu sikime 31 çektiriyordu .balgam tükürdü en sonunda napıyorsun dedim daha iyi kayıyor dedi tamam o zaman dedim. benim sik kıvamına gelince çıktı üstüme başladı zıplamaya dalganın sesiyle benim onun götüne vuran taşaklarımın sesi harika bir senfoni gibiydi .neyse kucağımda biraz kalktım derine doğru gittik ama ayağım yere değiyordu .birazda öyle siktim denizin içine boşaldım .denizin içine uzandık öpüşmeye devam ediyordu .domalttım bide öyle siktim sikerken kıçının yanaklarına tokat atıyordum ,göbeğinin yağlarıyla oynuyordum memelerini sıkıyordum az daha gitgelden sonra sırtına boşaldım .sahilde uzandık kaldım sonra eve gittik .çok memnun kaldığını söyledi .eniştem evden gidince fantezilere devam.

94 toplam görüntülenme, 0 bugün

seyahatlerrr

Seks Hikayeleri 22 Mart 2016

merhaba

bu sitede herkesin yaşamından kesitler vermesi ve diğer arkadaşlarla paylaşması güzel. bu siteyi hazırlayanlara teşekkür ederim. mesleğim gereği tüm turistik yöreleri geziyorum. iki gün önce pamukkaledeydim.

ilk günümdü pamukkalede. daha yeni geldim ve arababı park ederken bir adam yanıma gelerek, pansiyon olduğunu ve ucuz olduğunu eger arzu edersem boş oda olduğunu söyleyerek, kartını bırakıp gitti. iki müşteriye uğradıktan sonra motele gidip kaydımı yaptırdım. kaydımı yaptırırken içeriye gelen iki bayana dikkatlice baktım. onlara baktığımı fark eden bayanın teki hafifçe gülümsedi. ve ben ona hitaben merhaba dedim. merhaba sözcüğüyle başlayan tanışmamız akşam yemeği ile devam etti. otelci benim onlarla birlikte olmadığımı bildiğini ve bu nedenle önce onların odalarına gitmelerini ve daha sonra benim odama çıkacağımı ve arzu ederlerse bir şeyler içmek için odama beklediğimi söyledim. tabiki bu fasıldan önce hayli kur yaptım ve onlarda karşılık verdiler hatta yemek yerken önce ayakkıbımı ayağımdan çıkarıp, masa altından ayağımı birinin ayağına değdirdim. o ses çıkarmayınca cesaretlendim ve ayağıma biraz daha yukarıya çakırdım ve yemek yediğimize dek ayayağımı bir kaç defa bal kutusuna değdirmiş oda bundan hoşlanmış olmalıki bacaklarını tam açmış ve böylece sağ ayağım tam hedefi buluyordu.

şansım yaver gitmişti. çünkü onların oda numarası 12 ve benimki 11 di. anlayacağınız yanımdaki odada idiler. odaya çıktığımda onların şuh kahkahaları dışarıya kadar geliyordu ve odama girip önce duş alıp, yarı çıplak olarak odalarını tıkladım. kapı açıldı. onlara bir şeyler hazırladıığımı isterlerse odama buyurabileceklerini söyledim. adını özlem olduğunu öğrendiğim uzun saçlı, esmer tenli, 1.75 civarında boy sahibi olan \”YO BİZ SENİ BEKLİYORUZ. GELİRMİSİN\” dedi. odaya girdğimde aleyna odada yoktu.aleyna sarınşın bir izmir dilberi.

aleynayı sordum banyoda oldğunu söyledi.

ben özlemin yanına oturdum ve elini tutup yüzüne baktım. o beni sanki anladı ve gözlerimin içine bakıp haydi dercesine bakıyordu. ve ben önce elini tutup öptüm. öptüm ve hafifçe yaladım. elini çekmedi onunda bunu istediğini tahmin edip diğer elinide tuttum ve sağ elini ta koltuk altına dek öptüm. hiç olumsuz bir yanıt yoktu ve elimi açık göbeğine götürdüm ve hafifçe tişortundan içeri elim daldı ve tenini okşamaya başladım. ve oda yanıt vermeye başladı elini başıma götürdü ve saçlarımı okşamaya başladı. ve ben onun üstündeki tişortu çıkardım ve içeride pamuklu ve telli sütyeni vardı. önce memelerini öpmeye başladım ve arkasına geçtim. sırtını öptüm öptüm ve tam sütyenin hizasına geldiğimde çözdüm ve sırtının her noktasını öpüp yalıyorken elimde memelerini okşuyordu.hafiften inliyor gibiydi ve elim yavaşça külotundan içeri kaydı. ve artık amını okşuyordum. harikaydı. yumaşık ve sımsıcak ve biraz kıllıydı. evet buda beni tahrik etmeye yetti bile.

ve onu öpmeye doyamıyordum dilim diliyle dans eder, ve elim amını okşarken banyo kakpısı açıldı ve içeriye aleyna içeri girdi ve çırılçıplaktı ve bizi önce seyretti.

ben özlemle sevişirken aleyna tenimi okşuyor ve eliyle sikimi elliyordu. o tamamiyle kendini kaptırdı ve sırtını yere koyup başını iki bacağımın arasına koydu ve dikleşmiş sikimi yalamaya başladı. aleyna sikimi yalarken ben ve özlem sevişiyorduk. dudaklarımız ayrılmak istemezcesine sevişiyorduk.ön sevişmek bir saate yakın sürmüştü ve girip çıkmının dışında tüm güzellikleri yaşamıştık.

dilim özlemin teninin milim milim yalıyordu ve memeleri gerçekten harikaydı. hem dolgun hem çok yumuşaklardı ve uçları ok ucu gibi dikleşmişlerdi ve dilim göbeğine gelince bir inlediki onu yazmaya kelimeler yatmez. ve dilim amına geldi. offff ya ben özlemin amını yalarken benimde sikim yalanıyrydu hemde neredeyse hepsi aleynanın ağzına girip çıkıyordu. ve aleyna birden bire döndü ve sikimi amına sürtmeye başladı. ben iki kadının arasındaydım ve bu harika bir şeydi. aleynanın amına değip giren sikimi birden çekip özelmin eline verdim. ve özlem alıp yalamaya başlladı ve birden bire alıp amına sokmak istedi. ben geri çektim. amacım ikisinide tahrikten öte tahrik etmekti. ve yapacağımı yapıyordum. penisimi özlemin bal kutusuna değdirirp çekerken birden bire içeri girdim ve özlemin o anki ahhhhhh deyişi (iki gün geçmesine rağmen kulaklarımda) harikaydı. ve girip çıkarken başımın hizasındaki aleynanın amını yalıyordum ve dilim onun içinde dans ediyordu. az sonra dilimin ıslandığını hissettim ve daha çok yalamaya başladım. veeeee özleme geliyoerum aşkım dedim. ve birden tüm varlığımı içine boşalttım ve harika sözlerinii duydum özlemden. aleynanın ağzımdaki amı harikaydı ve bırakmak istemiyordum zaten onunda kalkacağı yoktu ve daha çok başımı amına bastırıyordu. özlem altımdan kalktı ve pörsümüş sikimi öpüp teşekkür ediyordu. ve yeniden yalamaya başladı ve uyandırmaya çalışıyordu. az s onra yeniden dikleşen sikimi bu sefer aleyna eline aldı ve az önce elimden uçtun ama artık benimsin diyerek amına götürdü. ve onunda içinde dans etmeye başladı küçük aşkadamı. saat 24,00 başlayan sevişmemiz geçe 03.00 dek devam etti ve üçümüz birlikte duş aldık ve duşun altındaki son final ise tek kelime ile harikaydı. her zaman olduğu gibi. Alıntı

85 toplam görüntülenme, 0 bugün

Doktorum,

Seks Hikayeleri 22 Mart 2016

40 yaşında,Uzun boylu, esmer, balık etli,evli,bir çocuklu,ev hanımıyım.Varlıklı,mutlu bir aileyiz.Son günlerde,eşimin beni boş bırakması ve sevişmekten kaçması beni çok üzüyordu,birde,vajinamda aşırı bir kaşınma oluyordu.çok yakın bir arkadaşıma anlattım.tanıdığı uzman bir doktora gitmemi ve hatta tanıdığı bir jinekolog doktor olduğunu söyledi ve benim için randevu aldı,eşime de danışarak, arkadaşımla beraber doktora gittik.Yolda,Bana doktorun çok yakışıklı olduğunu,bayanların ona dayanamadığını,anlatması tuhafıma gitmiş ve de çok ta merak eder olmuştum.
Arkadaşım önceden içeri girip biraz kaldı ve bekleme salonunda, yanıma geldi. daha sonra sekreteri beni içeri davet etti,çok muhteşem bir odası vardı ve de gerçekten boy pos, saçlar,gözler, çok yakışıklıydı,beni sıcak karşıladı,bakışları ile adeta beni yiyordu, içim bir hoş olmuştu,derdimi dinledi.sualler sordu,sonra da,perde arkasında soyunmamı ve yatağa uzanmamı istedi.

kilot ve sütyenımle uzandım(içimden de keşke g-string kilot giymeseydim diye düşündüm),yanıma geldi,göğüsümü dinledi ve bel çevreme ve biraz aşağısına, adeta okşar gibi masaj yapmaya başladı.Çok hoşuma gidiyordu,kıvranmaya başladım,
Kilotumu yavaşça çıkarırken sanki ister gibiydim,neler oluyordu,anlam veremiyordum,içimde çılgınca sevişme arzusu başlamıştı.Yıllar sonra, eşimden başka yabancı bir erkeğin,ellerini vücudumda hissetmek,heyecan vermişti. bacaklarımı ayırıp,vajinamı ellemeye başladı ve içine önce bir merhem gibi bir şey sürdü, sonra bir aletini ve daha sonra da parmağını sokup,oynamaya başladı,bir yandan da izahat veriyordu,çok tahrik olmuştum.çok ıslandınız deyince hem utandım.ama bu arada bilinçsizce de inlemeye başladım,bir ara doğrulup,yanıma geldi ve eğilerek,üstten vajinamın,g noktasına, merhem sürmeye başladı,bu beni adeta bitirmişti.elimle kolunu tutup sıkmaya ve okşamaya başladım,daha sonra,yeşil renkli pantolonunun üstünden aletini ellemeye başladım,ne olur dedim. gerçekten istiyormusun dedi.evet dedim.
pantolonunu, kilotunu indirdi ve elimi aletine götürdü,çok iri ve büyüktü,okşamaya başladım,
eğildi dudaklarımı,yanaklarımı öpmeye başladı,karşılık veriyordum,üzerime yavaşça çıktı,sütyenimi çözdü ve memelerimi harika bir şekilde emmeye,uçlarını yalamaya başladı.tamamen kendimden geçmiş kendimi ona vermiştim.harika sevişiyordu.
her tarafımı çılgınca öpüyor,beni,yönlendiriyor ve hiç boş bırakmıyordu,69 yaparak aletini ağzıma alıp,sokup çıkarıyordum,o da benim vajinamın dudaklarını ayırarak,içini emmeye,yalamaya başlaması beni bitirmişti,parmağı da arka deliğime girip çıkyordu,dayanamıyordum,ne olur içime gir artık diye yalvarmaya başladım,doğruldu ve aletini vajinama sürtmeye başladı,yalvarmalarım artınca,aniden içime girdi,çığlıklarım duyulmasın diye ağzımı kapattım biraz acımıştı ama içimde gidip gelmeye başlaması ile acım azaldı ve çok zevk almaya başladım,bu nasıl bir duyguydu böyle,bacaklarımı beline doladım ve hiç çıkmasın istiyordum.
sonunda,kasılarak harika bir şekilde boşalmaya başladım,çok geçmeden o da müthiş bir şekilde patlayarak boşaldı,kordonlarımı bağlattığımı söylemiştim bu yüzden rahatça içime boşaldı,başka bir erkekle,bunun zevkini yaşamak, bambaşka bir duyguydu.
İçimden çıktı,çok yorulmuş,terlemiştim,dudaklarımdan bol bol öptü,bırakmak istemiyordum ama nmuayene olduğu için, daha fazlası olmazdı,beni ıslak bezlerle,her tarafımı çok güzel sildi temizledi,giyinip,biraz oturduktan sonra, problemin ne olduğunu anlattı ve bazı merhemler verdi.
Dışarı çıktığımda, arkadaşım beni hem merakla hemde hınzır bir gülüşle karşıladı anlamıştı,zaten önceden doktora beni anlatmış,arkadaşıma (o da ayni doktorla çok beraber olmuş)sarılarak tşk ettim ve ayrıldık,
Fırsat buldukça,evliliğimi aksatmadan, ayni doktora gidip, beraber oluyorum.

105 toplam görüntülenme, 1 bugün

Leylaaaaaaaaaaadan

Sex Hikayeleri 22 Mart 2016

Merhabalar, ben Leyla. Ben henüz kırk yaşında muhafazakar bir çevrede yetişmiş, iyi eğitimli bir kadınım. Üniversite okumuştum. Dediğim gibi yetiştirilme tarzımdan dolayı tesettürlüydüm. Ama evlendikten sonra çalışmayı bırakmış evimin kadını olmuştum. Eşimin ikinci karısıydım. 7 yıldan beri evliydim. Bir tane kızım var 5 yaşında ve bir de üvey oğlum var Mehmet. Yıl 1997 idi. Üvey oğlum Mehmet henüz 14 yaşında idi. Onun büyüdüğünü anlayabiliyordum. Aslında hiçbir zaman üvey çocuk muamelesi yapamamıştım. Onu da kendi çocuğum gibi büyütmüştüm. Ben evlendiğimde henüz 7 yaşında idi. Mehmet ince zayıf ama uzun yakışıklı bir çocuktu. Babasına çekmişti.

Bir nisan ayı idi erken kalkmış çocukları okula yolladıktan sonra evde temizliğe koyulmuştum. Mehmetin odasını Mehmet hakkında yeni şeyler öğrendim. Mehmet mastürbasyon yapıyordu ve önce eski bir havlu buldum, üzerine boşalmıştı. Daha yatağının altında benim eski bir çift siyah külotumu bulmuştum. Siyah külotlarımın üzerinde onun kurumuş ve beyaz lekeler bırakmış spermlerini gördüm. Aslında mastürbasyon yapması bana normal gelmişti. Ergenlik çağına girmiş her çocuk bunu yapıyordu. Ama külotlarımın orda olması bu beni rahatsız etmişti. Yatağın üzerine oturdum ve neler bildiğim ile ilgili düşünmeye başladım. Takıntısı neydi? Ben mi yoksa sıradan bir durum muydu? Ama bildiğim tek şey muhafazakar kocamın bunu duymaması gerektiğiydi. Mehmeti öldürebilirdi. O an için bulduğum her şeyi olduğu gibi yerine bırakmak oldu. Mehmeti göz hapsine almaya karar verdim.

Takip eden günlerde bulduğum külotları düşünüyordum. Ama her nedense onların kayıp olduğunu hatırlamıyordum. Günlerce onun gizli deposunu düşünmekten kendimi alamadım. Söylemeliyim ki aklımdan çıkaramıyordum bunu. Kocam ise bu saplantılardan en karlı çıkan kişi olmuştu. Onunla haftada en az 4 akşam sevişiyorduk. Aslında kocam biraz şikayet eder durumdaydı bu kadar fazla seks yapmaktan. Sonunda mayıs ayının sonlarına doğru bir şeyler denemeye karar verdim.

Normalde iç çamaşırlarımı pazardan alırdım. Ama o gün bir T-shopa gittim. Yeni ve oldukça seksi tülden yapılma kırmızı külot ve sutyen ile iki çift pembe ipekli külot aldım. Genellikle evi içinde de tesettürlü olarak dolanırdım. O gün mehmetin derslerine yardımcı olacaktım. Yeni almış olduğum kırmızı saten eşarbımı başıma bağladım ama altında saçlarımın bir kısmı görünüyordu. Ve giydiğim beyaz gömleğimin üstten bir düğmesini de açmıştım. Altımda ise beyaz ince şifon eteğim vardı. Beyaz şifon eteğin altında yeni aldığım kırmızı tülden külot ve sutyenimi giymiştim. Ve kırmızı çamaşırlarım kendini belli ediyordu. Mehmetin yanına oturdum. Biraz teşhircilik yapmak istiyordum. Ve onun yeni aldığım çamaşırları görmesini istiyordum. Mehmet ders çalışırken göz ucu ile bana bakıyordu. bazen de kalemini veya bir başka şeyi yere düşürüyordu. Eğildikçe masanın altından bana baktığına emindim. Ertesi gün Mehmet okula gittikten sonra odasına gidip yatağının altını kontrol ettim. Evet yine külotlarım spermleri ile vıcık vıcık ıslaktı. Oturdum ve anladım ki üvey oğlum benim vücudumdan hoşlanıyordu.

Öğleden sonra mehmetin okuldan gelmesini bekledim. Salonda oturuyordu. Bende yere uzanmış televizyon seyrediyordum. Sonra yerleri süpürmek için elektrik süpürgesini almaya gittim. Gözlerinin üzerimde olduğunu hissedebiliyordum. Salonda uzandığı yerin sağını süpürürken giydiğim eteğin altını daha iyi görebilecekti. Bugün içime amımın suyu ile ıpıslak olan düz sade beyaz külotumu giymiştim. Ve sutyenim de yoktu altımda. Göğüslerim hala iri ve taş gibiydi. Dikkatlice bakarsa kahverengi göğüs uçlarımı beyaz gömleğimin altından görebilirdi. Bana bakıyor ben ise hiçbir şey olmamış gibi işime devam edip ona frikikler veriyordum. Önünde bir kabarıklık belirmeye başlamıştı. Etrafında dönerek kalkmış sikini saklamaya çalışıyordu. Odadan çıktıktan sonra mehmette salondan ayrılıp kapısını kapatarak kendi odasına gitti.

Sonraki günlerde sadece Mehmet evde iken daha serbest giyinmeye başladım tabi aşırıya kaçmadan. Bu arada ufak kazalarda yapıyordum. Başımdan eşarbın yere düşüp saçlarımın görünmesi. Banyodan ilk kez bornozla dışarı çıkmak gibi. Giyinirken yatak odamızın kapısını açık bırakıyordum. Söylemeye gerek yok tabi ki Mehmet istisnasız 4 ten fazla mastürbasyon yapıyordu günde. Okulların kapanmasına 2 hafta kala kocam mehmetin yazın çalışması için bir tanıdığının yanına vermek istiyordu. Ben ise henüz yaşının ufak olduğunu söyledim. İlaveten başka bir planım daha vardı.

Eşim işi gereği 2 gün içinde 1 aylığına şehir dışına çıkacaktı. Bende planımı uygulamaya başladım. Eşimin gitmeden önceki son gecesi kocamla sevişmeye başladık. O gece her zamankinden daha fazla ses çıkarmıştım. Kocam beni susturmaya çalışıyordu ama çok azmıştım. O gece 3 kere orgazm oldum. Eminim Mehmet o gece uyumamış hatta gözünü bile kırpmamıştır.

Sabah saat 6da kocam evden ayrıldı. Bende yataktan kalkıp mehmetin yanına gittim. Bugün okulun son günüydü. saçlarım açıktı. Mehmet bana bir bakış attı. Kahvaltı da ona eğer bugün sınıfı geçerse bir sürprizim olduğumu söyledim.

Sabah boyunca yaptıklarımın ne kadar üzücü olduğunu düşünmekle ve onu gelişine hazırlanmakla geçti. Banyo yapıp ağda yapıp amımdaki kılları kestim. Salondaki kanepede oturuyordum. Saat 13,10 gibi eve gelmesi ile kaygılarımdan kurtuldum. Yavaşça ayağa kalktım. Üstümde bulunan pembe bornozun kuşağını açtım ve yere bıraktım. Üzerimde sadece jartiyerim çoraplarım tanga külotum vardı. Ağzımdan ‘Mehmet seninim’ kelimeleri döküldü. Aklı karışmış şaşkınlıktan ağzı açık kalmış öylece bakakalmıştı. Titrek ve tereddütlü bir şekilde ona doğru yürüdüm ve dudaklarından öptüm. Bana karşılık vererek boynumu boğazımı öpüp koklamaya başladı. Artık dillerimizin düellosu başlamıştı. Bildiğim tek şeyi yapacaktım. Önünde diz çöktüm ve pantolonunu çözerek külotu ile birlikte aşağıya indirdim. Daha yeni çıkmaya başlamış kılların arasında dimdik sikine bakıyordum. Babasının ki kadar büyüktü ama biraz daha inceydi. Dibinden tutup Kırmızı rujlu dudaklarımın arasına aldım. Emmeye ve dilimle yalamaya başladım. Ne beklediğimi tam olarak bilmiyordum. Kalçalarından sıkıca tutup sikini dudaklarımın içinde hareket ettirmeye başladım. Mehmet inlemeye başlamıştı saçlarımdan sıkıca tutarak sikine doğru bastırmaya başladı. Ağzından derin oh çıkarken döllerini ağzıma fışkırtıyordu. Spermleri yutmaktan başka çarem yoktu. Bende biraz zorda olsa acı keskin kokusuyla mehmetin spermlerini yuttum. Bende bu arada boşalmıştım. Külotum sularımla sırılsıklam olmuştu. Sikinden dökülen son damlaları da ağzıma boşalttıktan sonra saçlarımı bırakıp ağzımdan çıktı. Tıpkı babasının ki gibi inmesini beklediğim siki hala kaya kadar sertti ve dimdik karşımda duruyordu. Sırtüstü yere uzandım. Mehmette üzerindeki elbiselerin geri kalanını çıkarttı ve yanıma uzandı. Ve ona vücudumu gösterdim. Klitorisimin nerde olduğu, nasıl yalanacağını, amımın dudaklarının heyecanlığı zaman büyüdüklerini, göğüs uçlarının nasıl emileceğini ona gösterdim. Gece yarısına doğru sekse doymuş bir şekilde yatakta uykuya dalmıştık. İlk gün nerdeyse 10 saat sevişmiştik. Evin bütün odalarında her yerde önümüzdeki 4 hafta boyunca seks yaptık. Bir kere yaptığımız günlerin sayısı çok azdı. Mehmet boşaldıktan sonra bile hala sertliğini koruyor olması beni değişik orgazmlara götürüyordu. Klitorisim çok kullanılmaktan davul gibi şişmişti. Gün boyunca amımdan mehmetin içime boşalttığı dölleri ile karışık birlikte sular geliyordu.

Sonraki yıllarda mehmetin üniversiteye gitmesine kadar hem Mehmet hem de babası ile seks yaptım. Bazı günler hem mehmetle sonra babası ile. ALINTI

63 toplam görüntülenme, 0 bugün

yengemi sikmeden once kopekler gibi yalvartiyorum

Sikiş Hikayeleri 22 Mart 2016

Yengemi Sikmeden Önce Köpek Gibi Yalvartıyorum! (Berk 22 Y., Ankara / Türkiye)

Adım Berk. 22 yaşında, 1.84 boyunda, sarışın, yeşil gözlü biriyim. Ankara’da özel bir Üniversite’de okuyorum. Çevrem tarafından çekici yada yakışıklı olduğum yönünde tepkiler alsam da, ben mütevazılığı koruyorum. Olayın kahramanı Sevgi yengem 24 yaşında. Ankara’nın zengin tüccarlarından olan amcam ise 40 yaşında ve ikinci evliliğini Sevgi yengem ile yaptı. Amcamlarla evlerimiz biribirine yakındır, sürekli beraber yer içeriz. Yengemi ilk gördüğümden beri güzel bulmuşumdur, 1.70 boyunda, sarışın, çıtır bir hatundur kendisi. Amcamla evlendiklerinden beri yengemle çok rahat şekilde konuşup sohbet ederdik. Kız arkadaşlarımı yengeme rahatlıkla anlatırdım, ancak cinsel konulara girmezdik.

Geçen sene, aylardan Ağustos, birgün amcam bize gelip, “Hadi önümüzdeki hafta hep beraber yurtdışına bir gezi yapalım, Paris’e gidelim birkaç günlüğüne!” dedi. Bu fikri babam dışında herkes olumlu karşıladı. Babam işlerinden dolayı gelemeyeceğini söyledi. Biz de tamam deyip annem ben amcam ve yengem gitmeye karar verdik. Paris’te 3 gece 4 günlük bir tatil yapacaktık. Bir hafta geçti ve gitme günü geldi çattı.

Paris’e indiğimizde akşam üzeriydi, hemen otele geçip yerleştik. Herkes çok yorgundu, bilirsiniz işte sıradan pasaport işlemleri uzun sürmüştü. Bu arada otelde annemle ben bir odada, amcamla yengem ayrı bir odada kalıyorlardı. Akşam herkes dinlenmiş, duşunu almış, hazırlanıp, saat 22:00 gibotelin akşam yemeğine inmişti. Amcamla yengem geldiğindeyse şaşkınlıktan küçük dilimi yutacaktım. Yengem üzerine tek parça siyah transparan bir elbise giymişti, iççamaşırları olduğu gibi belli oluyordu. Yengem önceden hep amcamın hiç kıskanç olmadığını söylerdi, ama bu kadarını da beklemiyordum açıkçası.

Neyse, yemekler yenmeye başladı. Yemek yerken yengem öyle seksi görünüyordu ki, ben çadırı kurmuştum masanın altından. Yemek açık büfe olduğundan tabağım bitince gidip birşeyler almam gerekiyordu, ama sikimin kalktığı belli olacak diye kalkıp alamıyordum. Haliyle yemek masasından aç karınla kalktım. Yemekten sonra otelin lobisinde hep beraber oturup muhabbet ettik biraz. Saat 24:00’ü geçmişti, Annem yatmak üzere odaya çıktı. Yengemse henüz 24 yaşında olduğundan kanı kaynıyor, dışarı çıkmak, Discoya gitmek istiyordu. Amcam çok yorgun olduğunu, hiç biryere gidemeyeceğini söyleyince, yengem suratını asmıştı. Ben de yengeme bıyık altından gülüyordum. O sırada amcamla yengemden dışarı çıkacağımı söyleyip odama gidip hazırlanmak için izin isteyip kalktım. Yengemin o an yüz ifadesini görmeniz gerekirdi, benim dışarı çıkıyor olmamı çok kıskanmış, amcama surat yapmaya başlamıştı.

Ben yukarı odamıza çıkıp, önce bir duş aldım, sonra Paris’e uygun olarak çok şık şekilde giyindim, parfümümü sıkıp odadan çıktım. Asansörle aşağı inip, lobiden geçerken, yengem bir anda üzerime atladı. Çok şaşırmıştım, sevinçten zıplıyordu. Amcam, yengemin gece benimle dışarı çıkmasına izin vermiş, kendiyse gidip uyumuştu. Ben o an inanılmaz hayal kırıklığına uğramıştım, aklımda Fransız kızlarıyla ilgili ne planlar vardı, ama yanımda yengem olduğu için uslu uslu oturmak zorunda kalacaktım 🙂

Otelin önünden bir taksi çağırıp şehrin iyi Discolarından birine götürmesini söyledim. Bu arada yengemde yabancı dil olmadığından, herkesle ben konuşuyordum. Taksici bizi şehir merkezinde şık bir yere götürdü. Ben tam Discoya girecekken, yengem biraz dolaşmak istediğini söyledi, ben de mecburen tamam dedim. Paris’in ara sokaklarında dolaşmaya başlamıştık. Yürüdüğümüz yolda, bir bardan iki Vodka Redbull alıp dışarı çıktım, içerek dolaşıyor bir yandan da sohbet ediyorduk. Ellerimizde içki, Paris sokaklarında başbaşa dolaşmanın romantik bir etkisi olmuştu, yengem bana sokulmuş, elimi omzuna koymuştu. Ben halen iyi niyetle düşünüyordum, sadece sohbet ediyoruz diyordum. Bir ara yengem, “Hadi bir yere girelim artık!” dedi. 1 saat boyunca bilmediğimiz bir şehirin ara sokaklarında dolaşmış, haliyle kaybolmuştuk.

Yakınlarda bir yerde parlayan ışıklarla ‘Club’ yazıları görünüyordu, biraz izbe biryer olmasına rağmen oraya girmeye karar verdik. İçeri girdiğimizde etrafta bizden ve barmenden başka kimse yoktu. Ben mekandaki direkleri görünce, mekanın bir Striptiz Club olduğunu anladım, ama yengeme birşey demedim. Sahneye yakın bir yere oturup birer içki aldık. Biz içkilerimizi yudumlarken, sahneye esmer bir afet çıktı, üzerinde sadece bikinisi vardı, direğin etrafında dans etmeye başlayınca yengem olaya uyandı. Biraz utanmış, ama içkisini daha hızlı içmeye başlamıştı. Saat ilerledikçe Striptizci kadınlar sürekli değişiyor ve git gide daha açık saçık şeyler giyiyor, şovun sonundaysa tamamen soyunuyorlardı. Ben tepki vermeden arada bir kadınlara bakıyor, arada bir telefonuma bakıyordum.

Yengem bana, “Çok alışkınsın galiba, kadınlara hiç bakmıyorsun!” dedi. “Bunlardan Türkiye’de çok var!” dedim. Yengem, “Hadi ya, ben neden hiç görmedim?” dedi. Ben de gülerek, “Bana özel çalışıyorlar, benim Türkiye’de beraber olduğum kadınlar bunları üçe katlar!” dedim. Yengem, “Çok hızlısın galiba?” dedi. “Bilmiyor gibi konuşma yenge!” dedim yine gülerek. Bu arada mekana başka adamlar da gelmiş ve yavaş yavaş herkes yaraklarıyla oynamaya başlamıştı. Yengem alkolü fazla kaçırmış, gözlerini onlardan ayırmıyordu, adamlara hiç çekinmeden bakıyordu. O sırada benim Türk erkeği damarlarım kabarmıştı, masaya hesabı bırakıp, yengemi kolundan tutup çıkardım mekandan. Sokakta konuyu hiç açmadan biraz daha dolaşıp, bir taksi durdurduk. Saat 03:00’ü bulmuştu. Taksiye binip otelin adresini verdim.

Yengem çok içmiş olduğundan takside sızıp, başını dizime koyup yatmıştı. Yatarken bütün eteği açılmış, küloduna kadar sıyrılmıştı, (Ben tabii özellikle yapmış olduğunu düşünüyorum!). Bacakları dolgun ve o kadar seksi görünüyordu ki, bir süre bakakaldım. Sonra üşümesin bahanesiyle bacaklarını ovmaya başladım. “Hava soğudu yenge, üşümüşsündür!” diye söyleniyordum, ama yengemden hiç tepki yoktu, tamamen sızmıştı. Ben de bunu fırsat bilerek, elimi bacak arasına atıp, külodunun üzerinden amını hafiften okşamaya başlamıştım. Yengemin külodu sırılsıklamdı. Külodu kenara çekip elimi amının dudaklarında dolaştırmaya başladım. Aman Tanrım, tam istediğim gibi, harika bir amcığı vardı yengemin. Bu sırada otele gelmiştik. Yengeme bir seslenmemde ayağa kalkmıştı. Çok şaşırmıştım, o çok içip sızmış kadın, bir seslenmemle kendine gelmişti. Taksiden inip otele yürürken gayet normal yürüyordu. Kendi kendime bu kadın sarhoş değilmiydi diye sordum.

Otelin içine girdiğimizde yengem, “Ağzım alkol kokuyor, amcan anlarsa kızar, ne yapacağız?” dedi. Ona, “İstersen bizimkilerden gizli bir oda tutayım, orada duş alıp toparlanıp geçersin odanıza?” dedim. Yengem bu teklifime resmen atlamıştı. Hemen bir oda istedim Resepsiyondan. Anahtarı alıp odaya girdiğimizde ben yatağa uzandım, yengem duşa girdi. Az sonra duştan önce paldır küldür sesler geldi, ardından acılı, “Ahhhh!” diye bir inleme. Koşarak gidip banyonun kapısına tıkladım, “Yenge iyimisin?” diye sordum. “Berk düştüm, çok içmişim herhalde, başım dönüyor!” dedi. “İyimisin? Yardım etmemi istermisin?” dedim. “Evet, lütfen gel yardım et, kalkamıyorum!” dedi. Kapıyı açıp banyoya girdiğimde gördüğüm manzarayı hiç tahmin edemezdim, yengem çırılçıplak yerde yatıyordu. Hemen tutup kaldırmaya çalıştım, o sırada bacaklarını götünü avuçluyordum. Sonunda kaldırıp, yarı dolmuş küvete sokmaya çalışırken, ben de dengemi kaybedip, yengemle beraber küvetin içine düştük. Yengemin çıplak vücuduyla altımda kalmıştı.

Ben kendime küfrederek kalkıp içeri geçtim. Islanmış elbiselerimi çıkarıp, kurumaları için pencerenin kenarına serdim. Yatağa ıslak boxerle uzanmıştım yengemi beklerken. Yengem 15 dakika sonra banyodan bornozla çıktı. Karşıma geçmiş bana bakıyordu. Ağustos ayındaydık ve havanın gayet sıcak olmasına rağmen, yengem üşüdüğünü söyleyip yanıma geldi ve bana sarılarak yattı. Sonra, böyle ısınamadığını, battaniyenin altına girmek istediğini söyledi. Oysa ortam gittikçe ısınıyordu. Battaniyenin altına girerken üzerindeki bornozu ustaca çıkarıp kenara atmış, battaniyeyi üzerine çekmişti. “Hadi sen de gir battaniyenin altına, ısıt beni, üşüyorum!” diyordu. Ben üzerimdeki ıslak boxerle yatağa girdiğimde, yengem böyle rahatsız olduğunu, boxerimi çıkarmamı söyledi. Ben de dediğini yaparak boxeri çıkarıp battaniyenin altına girmiş, artık olacakları bekliyordum. O sırada yengem bana sarılma bahanesiyle bacağını bacağımın üzerine atmış, amını bacağıma sürtüyordu. Amı resmen sulu bir şeftali gibi bacağımı ıslatıyordu.

Yengemin bu hamlesinin üzerine ben de kazık gibi olmuş yarağımla onun tarafına dönerek, yarağımı yengemin göbeğine yasladım. Yarağımı hissetmesiyle birlikte gözlerime bakmaya başlamıştı ve bir anda dudaklarıma yapıştı. Deliler gibi öpüşüyorduk, sanki beni öpmek değil yemek istiyordu. Öpüşürken eli de boş durmuyor, yarağımı kavramış, aşağı yukarı hareket ettiriyordu, ben de elimi onun bütün vücudunda gezdiriyordum. Birkaç dakika sonra öpmeyi bırakıp yarağıma doğru eğildi ve yumuşak öpücüklerle beraber yalamaya başladı. Öyle güzel yalıyordu ki, sanki yarağımı tamamen içine çekmeye çalışıyordu.

Yengem yarağımı yalarken, ben de ona ters dönmesini söyleyip 69 pozisyonuna getirdim. Yengemin o sarı amcığı sanki daha hiç sikilmemiş gibiydi. Az önce takside avuçladığım amcık, şuan dudaklarımın arasındaydı ve iştahla yalamaya başladım. Amının dudaklarını parmaklarımla açıp klitorisini yalıyor, bir parmağımlada içine giriyordum. Bu sırada yengem de yarağıma daha bir iştahla sarılmış, yarağım ağzında olduğu halde, “Mmmmmhhh, ooohhh!” gibi sesler çıkarıyordu.

Yengem yarağımı ağzından çıkarıp, “Artık daha fazla dayanamayacağım, sok sikini içime, doldur deliklerimi!” dedi. Ben de bu isteği geri çevirmeyip, yengemi önümde domalttım ve yarağımı amına sürtmeye başladım. “Hadi gir artık erkeğim, seni içimde istiyorum, yıllardır yanıyorum senin için, sik artık beni!” diyordu. Tam konuştuğu esnada amına öyle bir kökledim ki, nefesi kesildi. Amına seri şekilde girip çıkmaya başladım. Yarağım amının içinde yanıyordu sanki, o sulu amcığı ateşli bir fırın gibiydi. Bu şekilde 10 dakika kadar domalmış vaziyette onun ‘Ahhh, Oohhh ve Hadi’leriyle siktim. Daha sonra yarağımı amından çıkarıp sırt üstü yattım ve yüzü bana dönük şekilde üzerime çıkmasını söyledim.

Yengem eliyle yarağımı amına yerleştirdikten sonra üzerimde zıplamaya başlamıştı, ama zevkten bacakları gevşemiş, doğru düzgün zıplayamıyordu. Yengemi kendime doğru yaklaştırdım ve kulağına, “Bana bırak istersen, uçurayım seni orospu!” dedim. Başını sallayarak, “Hı hı!” dediği anda, alttan amına hızla çalışan bir piston gibi girip çıkmaya başlamıştım. ‘Şap, şup!’ sesleri bütün odayı doldurmuş, yengemin iniltilerine karışıyor, iniltileri de gitgide yerini çığlığa bırakıyordu. Öyle şiddetli orgazm oluyordu ki, rahatlıkla hissedebiliyordum. Alkolün de etkisiyle boşalmaya hiç niyetim yoktu. Ben alttan döşerken, yengem, “Siktiğin kızları ne kadar kıskanıyorum, biliyormusun? Hergün seni düşünerek kendimi tatmin ediyorum!” diyordu. Ben bu duyduklarımdan sonra gülüp, “Merak etme orospum, artık seni de sikerim!” dedim ve döşemeye devam ettim.

Ben amına hızla döşerken, yengem birden kendini sıktı ve üzerime oturup beni durdurdu, “Bundan sonra sadece beni sikeceksin, döllerinin bir damlasını bile başkasına boşaltamazsın, hepsi benim!” diyordu. Bu sırada ben iyice hızlanmıştım ve yengem benim geleceğimi anlayıp inlemeye başlamıştı. “Doyur orospunu erkeğim, doldur deliklerimi, ben sadece senin orospunum, amımı götümü dağıt!” diyerek beni iyice gaza getiriyordu. Ben alttan hızla pompalarken, “Geliyorum!” dedim ve çıkmaya çalıştım, ama yengem çıkmama izin vermeden, “İçime boşal aşkım, sıcacık döllerini içimde hissetmek istiyorum!” diyordu. Amına öyle bir boşaldım ki, her kasılmamda yengem de bir çığlık atıyordu. Döllerim amından taşmış, bacaklarından süzülüyordu.

Sonra üstümden kalktı, yarağımı yalayarak temizledi ve tekrar üzerine oturdu. Biraz yumuşamış olan yarağım yengemin fırın gibi amında yeniden sertleşmişti. Yengemi üstümden kaldırıp yatağın köşesine sırt üstü yatırdım. Bacaklarını geriye doğru bastırdım, amına biraz fırça çektikten sonra yine hızlıca soktum ve pompalamaya başladım. Altımda eze eze sikiyordum yengemi. Artık yengemin Ihhh’ları ve Ohhh’ları hiç durmuyordu. Sikişirken bir yandan kollarımı okşuyor dahada zevke geliyordu. Body sporuyla uğraştığım için kollarım ve göğüslerim yapılıydı, bunun kadınları etkilediğini bildiğim için uzun zamandır vücut geliştirmeyle ilgileniyor ve açıkcası ekmeğini de yiyordum. Yengem önceden beri sürekli kollarıma ve göğüslerime bakar dudaklarını ısırır ve benim farketmediğimi sanırdı.

Ben amına seri şekilde bastırarak girip çıkarken, yengem 2 defa orgazm olmuştu bile. Ben artık boşalmam gerektiğini biliyordum, çünkü amcam artık şüphelenebilirdi, saat 05:00 olmuştu. Bu pozisyonda boşalamayacağımı anlayınca, yengemi ayakları yerde, elleri yatakta domalttım ve saçlarını elimde toplayıp arkadan pompalamaya başladım amına. Yengemin bu pozisyondan çok zevk aldığı belliydi, “Parçala amcığımı erkeğim, benim gerçek erkeğim sensin, içime boşal, istediğin zaman istediğin yerde sik beni!” diyordu. Artık boşalmak üzereydim ve yengemin de inlemeleri artmıştı. Yengeme, “Beraber boşalalım!” dediğimde, daha sert sikmemi söyledi. Ben arkadan her vurduğumda biraz ileriye gidiyordu ve saçlarından tutup geri çekiyordum. Bir dakika sonra artık yengem çığlıklar atıyordu, ben de, “Geliyorum!” diye haykırdım. Yengem, “Boşal içime erkeğim, serp tohumlarını içime, heryerimde hissetmek istiyorum seni!” diye inledi ve o anda ikimiz de sarsıla sarsıla boşaldık.

Yorgunluktan ölmek üzereydim. Yengemin hiç suratına bakmadan ben duşa girerken, onun da hazırlanıp çıkmasını, amcamı daha fazla bekletmemesi gerektiğini söyledim. Ben duştayken yengem gelip sikimi yalamaya çalışıyordu, ama izin vermedim, “Hadi git!” dedim. Bir orospu gibi kullanılıp atılmak çok gururuna dokunmuştu anlaşılan. Oysa benim çok farklı planlarım vardı 🙂

Bu birkaç günlük Paris tatili boyunca yengem her fırsatta kulağıma eğilip sikişmek istediğini fısıldadı. Bense olmaz diyordum ve bu onu çıldırtıyordu. Tatil bitipte Türkiye’ye döndüğümüzde, ben yine Üniversiteden kız arkadaşlarımı eve getirip onları sikiyordum ve yengem de anneme uğrama bahanesiyle hergün bize geliyordu. Beni başka kızlarla gördükçe çıldırdığının, çok kıskandığının farkındaydım. Bana sürekli mesaj atıp, sikişmek için yalvarıyor. Ama ben sadece azdığım zamanlarda yengemi çağırıp bir güzel sikiyorum ve bir orospu gibi geri gönderiyorum. Her seferinde yalvartmadan sikmiyorum yengemi. Bu işin Rajonu böyle sevgili arkadaşlar, yalvartıp köpek edeceksin ki kıymetin bilinsin 🙂

Hepinize bol seks dolu günler diliyorum!

[Berk]

66 toplam görüntülenme, 0 bugün

karimin halasini sike sike aglattim

Seks Hikayeleri 22 Mart 2016

t atil hazırlığı yapıyordum. Bir haftalığına karım olmadan Antalya’ya tatile gidip stress atıp gelecektim. O sırada karımın halası ve eniştesi bize oturmaya geldiler. Konu tatilden açılınca, onlar da Antalya’ya tatile gideceklerini söylediler. Baktık ki benimle aynı zamanda gidiyorlarmış. Teklif enişteden geldi, “Neden beraber gitmiyoruz?” diye. Pek istemeyerek, ayıp olmasın diye kabul ettim. İzin zamanı geldi, herşey hazırlandı ve uçak Antalya’ya indi. Otel odalarımızı da yan yana aldık. Ve tatil başlamıştı.

Tatilin dördüncü günündeydik, ben havuz kenarında güneşleniyordum. Yanımdaki güneşlenme yeri boştu. Birden karımın halası çıkageldi. Karımın halası 35 yaşında, 1.60 boyunda, normal ölçülerde bir vücuda sahip, güzel bir kadındır. Tabiki bikini ile daha seksi bir kadın olmuştu. Selamlaştık, sonra havlusunu Şezlonga serip, üzerine yattı. Güneş gözlüklerinden gözlerinin içini göremiyordum. “Enişte nerde?” diye sordum. “Bırak enişteni, geldiğimizden beri içip içip sızmaktan başka birsey bilmiyor adi herif!” dedi. Eniştenin içme bağımlılığını ben de biliyordum. Ayrıntıya girmeden, eniştenin odada sızmış olduğunu öğrendim.

Daha sonra karımın halası, “Hadi kalk, sahilde yürüyüş yapalım!” dedi. “Tamam!” dedim. Ben şortumla, o da bikinisiyle sahilde yürüyüşe çıktık. Oradan buradan konuşuyorduk. Otelden baya uzaklaşmıştık. Etrafta da fazla insan yoktu. Bir ara arkasında kaldığım bir anda içimden geldi ve bikinili poposuna bir tokat attım. “Hey, napıyorsun!” deyip döndü bana baktı ve gülümsedi. Gülümsemesinden cesaret alarak, “Napayım, çok güzel görünüyorlar, kendimi tutamadım!” dedim. O da gülerek, “Hmmm, hınzır seni!” dedi ve yürümeye devam etti. Ama ben kafaya koymuştum, elim oraya tekrar gidecekti…

Az sonra poposuna bir tokat daha attım, ama bu sefer elimi çekmedim, kalçasını okşayıp, sıkmaya başladım. Adeta devam etmemi istercesine kaldı öyle. Sonra döndü ve hiç birşey demeden sarılıp, birbirimizin dudaklarını emmeye koyulduk. Arkadan kalçasını sıkıştırıp, bikinisinin altından parmağımı götüne ve amına sokmaya çalışıyordum. Bu arada kendisi dudaklarımı adeta emiyordu. Çok ateşliydi. Eli birden aşağılara doğru kaydı ve kalkmış olan sikimi fark etti. “Mmhhh harika, hemen sertleşiyor!” dedi. Ben o ara etrafa bakındım, tenha bir yer arıyordu gözlerim.

Az ilerde gözüme bir yer ilişti. Elinden tutup oraya doğru ilerlemeye başladık. İkimiz de ateşin doruğundaydık. Oraya gider gitmez, önümde diz çöküp şortumu indirdi. Demir gibi sert olan sikimi eline alıp, başına bir öpücük kondurdu. Ben ellerimi belime koyup tadını çıkarıyordum. Dudaklarını açıp başını ağzına aldı. Sonra gözleri kapalı, güneş gözlüğü kafasına ittirilmiş bir vaziyette sikimi dibine kadar ağzına sokmaya çalıştı. Yarısına kadar alabildi. Hızlı hızlı yalamaya devam etti. Bazen tamamen çıkarıp diliyle başını okşuyordu. Benim sikim daha beter olmuş, kökünden kopacak gibiydi. Öyle güzel yalıyordu ki, o anda istesem ağzına boşalabilirdim, ama tuttum kendimi.

Sonra o kumlara uzandı, ben de diz çöktüm ve bacaklarını okşamaya başladım. Bacaklarını öpüyor, okşuyor ve dudaklarımla yukarıya doğru gidiyordum. Am bölgesine ulaştım, kokladım, bikinisini çıkarmadan dişledim o bölgeyi. Dudaklarım göbeğinde biraz oyalandıktan sonra yukarıya doğru devam ettim. Dirseklerinden destek alıp vücudunu kaldırdı. Benden bikinisinin üstünü çözmemi istiyordu. Çözünce, ancak elime sığacak kadar büyük olan memeleri ortaya fırladılar. Meme uçları sertleşmişti. Dudaklarımla hissettim o sertliği. Meme uçlarını yalıyor, elimle memesini sıkıp, tamamını ağzıma alıyor, öpüyor, emiyordum. Bu arada nefes nefese kalmış bir halde zorla da olsa bikinisinin altını çıkarmaya çalıştığını gördüm. Hemen çıkarmasına yardım ettim.

Traşlı amı, o güzelim amı, çırışçıplak gözlerimin önündeydi. Tertemizdi ve adeta ‘Ye beni!’ diyordu. Amının dudaklarını aralayıp içine bir öpücük kondurdum. Dilimle klitorisine masaj yaptıkça, beni saçlarımdan tutup amına doğru bastırıyordu. Artık ne o, ne de ben dayanacak haldeydik. Ben bir an önce sikimi o güzel amcığa sokmak istiyordum. O da sikimi içine almak istiyordu. Hazır olduğunu hissettiğim anda bacaklarının arasına sokuldum. Sikimi tutup başını tam amına ayarladım, niyetim sokmak değil, onu iyice deli etmekti. Sikimin başıyla amına vuruyordum. “Hadi sok!” diye inledi, “Sok lütfen, sok!” dedi. Yavaş yavaş başını soktum. Sonra devamı geldi. Dibine kadar içine girdim, dibe ulaştığımda, “Ohhhh!” diye bir inleme geldi. Öylece kaldım.

Sonra yavaş yavaş sikimi dışarı çektim. Tam çıkarmadan bir daha kökledim. Artık hareketlerim hızlanıyordu. O güzelim amcığa hızlı hızlı sokup çıkarıyordum. Bacaklarını belime dolamış, elleriyle kalçalarıma sarılmış, ben sikimi dışarı çıkardığım anda beni içeri ittirmeye uğraşıyordu adeta. Birden iniltileri hızlanmaya başladı. Artık sadece inlemiyor, ses de çıkarıyordu. Boşalmak üzere olduğunu anladım. Benim niyetim daha fazla pozisyona girmekti, fakat sırtımı tırmalayıp, omzumu dişlediği anda onun boşaldığını anladım. O anda sanki sikim amında sıkışmış, bir daha dışarı çıkmayacak gibiydi.

Kafasını geri yere kumlara koydu. Gözlerinden yaş geldiğini fark edince, ben artık sokup çıkarmayı bıraktım. “Ne oldu, niye ağlıyorsun?” diye sordum. “İnan mutluluktan ağlıyorum, sakın yanlış anlama!” dedi. Sonra ilerden sesler duyduk, birileri geliyordu. Çabukça kalkıp toparlandık. Otele geri dönerken ona, “Umarım bunun devamı vardır, çünkü ben doyamadım, sana doyamıyorum!” dedim. “Merak etme, ben bu tatili boşa geçirmeyeceğim, gece odandayım, ona göre!” dedi.

Tatil boyunca sikişmelerimiz devam etti. İstanbul’a dönünce de fırsat buldukça sikişmeye devam ettik. Kendisi benden 10 yaş büyük. Onu her seferinde daha fazla arzuluyorum. Karımın halasıyla seks muhteşem oluyor.

[Berk]

 

75 toplam görüntülenme, 0 bugün

Arkadaşımın Annesini siktim……

Porno Hikayeler 22 Mart 2016

Adım : emre , 30
yaşındayım. İstanbulda ikamet ediyorum. Yakışıklı biriyim.Esmer siyah saçlı , kahverengi gözlü biriyim. Sex hayatım aktif olarak 2 3 yıldır devam ediyor. Penis boyutum 16 cm’dir ve kalındır.
Arkadaşımın Annesi : Adını vermiyeceğim. Yaşı 46. Alımlı hoş bir bayandır. Türk sarışınıdır. Gözleri yeşildir. Göğüsleri büyük , kalçalarıda gerçekten çok hoştur.

Direk hikayeye başlıyorum.

Mart ayında okul hafta sonu tatiline denk geldiği zamanda arkadaşım beni evlerine davet etmişti. Bende kırmamak için ona tamam demiştim ama pek gönlüm yoktu. Neyse Eve gidip giyeceğim birkaç eşya alıp onların evine koyuldum. Eve vardığımda zile basıp yukarı çıktım , kapıyı arkadaşım açtı. Hoş geldin kardeşim dedi bende hoş bulduk dedim. Neyse içeri girdik evde kimse yoktu. Balkona çıktık arkadaş bir sigara yaktı. Muhabbet falan giderken zil çaldı. Arkadaş biranda irkilerek sigarayı atıp içeri girdi. Direk otomatiğe bastı bende salonda oturuyordum. İçeri giren annesiydi. Hoş geldin faslı geçildi. Anne emre geldi bizde kalıcak bugün dedi. Annesi hoş geldin canım iyi yapmışsın dedi. Bende hoş bulduk sağolun dedim.

Neyse direk içeri girdi üstünü değiştirip geldi. Açmısınız dedi ben ilk önce yok dedim ama arkadaşım açız anne sen onun öyle dediğine bakma dedi. Bende güldüm. Annesi emre canım çekinme kendi evin gibi davran dedi. Bende peki teşekkürler dedim. Ben hazırlıyana kadar siz takılın dedi. Biz direk arkadaşın odasına gittik. Bilgisayarı açıp muhabbet ediyorduk. Kızlardan falan, manitalardan konuşuyorduk. İşte ya kanka benim kız böyle i yok benimki de böyle kaprisler falan yapıyor diye çekiştiriyorduk. ( Bir nevi dedikodu (: )
Neyse face , msn falan derken bir süre sonra annesi çağırdı , hadi gelin yemek hazır dedi. Bizde tamam deyip hemen içeri koyulduk. Masaya oturduk. Arkadaş babam nerde dedi. Annesi birazdan oda gelir dedi. Gelir demeden zil çaldı. Babası gelmişti. Hoş geldin baba dedi, babası hemen beni görüp hoş geldin canım dedi. Bende hoş bulduk dedim. Neyse direk masaya oturduk. Yemek yerken muhabbet ediyorduk.

Yemek bitti biz odaya çekildik. Onlar içerde televizyon izliyorlardı. Saat 12’ye yaşlaşıyordu artık. Yavaş yavaş yatıyorlardı. Bizde arkadaşla sıkıldık biraz tv izleyelim dedik okulda yokken yarın rahat rahat takılalım dedik. Girdik salona baktık annesi odada tv izliyor. Gelin dedi , biz girdik annesi film izliyordu. Yanılmıyorsam , Zor Ölüm 4’olması lazımdı. Neyse koyulduk tv izlemeye bizim arkadaş. Kanka ben yatıyorum daha dayanamıyorum alışmışım erken yatmaya ben yatıcam dedi. Bende tamam kanka dedim. O yatağına geçti anneside bende kalkim sende uyu dedi. Bende filmi izliyicem dedim. Eğer izleyecekseniz benim için bir mahsuru yok dedim. Tamam dedi. TV izlemeye koyulduk. Reklam girdi. Kola getirdi falan derken saat 1:30 civarı film bitti. Ben direk kalkıp banyoya yöneldim. Arkamdan geliyordu. Ben banyoya yöneldim. Girdim tuvaletimi yaparken sepet gözüme çarptı meraktan içini açıp baktım içinde çok seksi bir iç çamaşırı vardı. Direk elime aldım , sikime dolayıp 31 çekiyordum. Bir süre sonra napıyorsun lan sen dedim. Arkadaşının annesi o dedim. Direk koydum yerine . Sikimi kamufle edip tuvaletten çıktım. Salona gittim. Annesi içerden bana pike falan getirecekti. Ben direk altımdaki eşofmanı çıkardım annesi içeri girdi. Benim sikim dimdirek karşıya bakıyordu. Direk elimle sikimi kapayarak oturdum. Annesi çaktırmadan buyur canım bunları dedi. Bende teşekkürler dedim. Neyse o odasına yöneldi.

Bende artık azmaya başlıyordum. Ne kadar arkadaşımın annesi olsada insan kendini tutamıyor hemde ergen çağının demlerinde olan bir çocuk için. Neyse öyle böyle derken uyumaya koyuldum. Gece tam hatırlamıyorum 3 suları falan uyandım. Mutfağa gidip su aldım. İçtim. Tam içeri giderken kapı sesi geldi. Bende aldırmadan içeri girdim. Kafamı yastığa koydum. Tam uyumaya dalacakken kapı açıldı. Odaya biri girdi. Tam çözememiştim. Bana doğru yaklaştığında camdan gelen ışıkla annesi olduğunu gördüm. Gözlerim kısıktı. Napıyor bu burada diye düşünürken yanıma yaklaştı. Önümde durdu. Elini amına yaklaştırdı. Kendini okşamaya başladı. İnanılmaz şoke olmuştum. Önümde azgın bir kadın kendini okşuyordu. Bende yorganı hareket ettirmeden boxer’ın arasından sikimi dişarı çıkardım. Bir esneme hareketiyle sikimi yorganın altından çıkarıp açığa bıraktım.

Birden annesi irkildi uyandığımı sanıp. Ama sikimi gözüne kestirmişti. Yanıma biraz daha yaklaşıp elini sikime attı. Biraz okşayıp yanımdan gitti. Odadan çıkarak banyoya yöneldi. Banyonun kapısını kapadı bende hemen kalkıp banyoya yöneldim. Çok sessiz bir hareketle banyonun kapsını açtım kimse duymasın diye. Asuman ( annesi demiyicem artık takma bir isim koydum ) sırtını duvara yaslamış eliyle amını okşuyordu. Ben kapıyı açmamla doğrulması bir oldu. Napıyorsun asuman teyze dedim. Emre niye girdin dedi. Bende yaptıklarınızı gördüm dedim. Dayanamayıp geldim. Bir mahsuru varmı dedim. Yok dedi gülerek . Ben yaklaşıp elimi amına attım. Parmaklıyordum. Oda beni öpüyor , elleriyle popomu sıkıyordu. Biran durakladım. Ne oldu dedi. Sen en yakın arkadaşımın annesisin dedim. Nasıl olur dedim. Bir şey olmaz dedi. Sen kötü bir şey yapmıyorsun tecavüz etmiyorsun ben kendim sana teslim oluyorum dedi. Ben biraz düşünürken. Ya yakalanırsak dedim. Oda merak etme yakalanmayız dedi. Nasıl olcak o dedim. Gel benle dedi. Direk benim odama geçtik. Kapıyı kitledik. Bak artık kimse göremez eğer fazla ses çıkarmasak dedi. Bende içim biraz rahatlamışken . Yatağa oturdum. İzle beni canım dedi. Soyunmaya başladı. Çok diri bir vucüdu vardı. Sarışın bir vucüd harikaydı. Üstündeki t-shirtü çıkardı kıpkırmızı bir südyeni o dolgun memelerini taşıyordu. Bende elimle sikimi okşamamaya çalışıyordum boşalmamak için. Sonra altındaki eşofmanı çıkardı. Altında inanılmaz bir güzellikte aynı südyenin takımı kıpkırmısı işlemeli dantel bir tanga benzeri bir iç çamaşırı vardı.

Direk önüme domaldı ve sikimi eliyle çıkardı. Harika bir sikin var dedi .Yalamaya başladı. Harika yalıyordu. Hepsini bir anda ağzına alıp yavaş yavaş çıkarıyordu. Çok zevk alıyordum. Diliyle sikimin ucunu yalayıp , suratıma bakarak sikimin ucunu ısırıyordu . Çok tahrik oluyordum. Bir müddet eliyle 31 çekti. Boşalmaya yakın ona söylediğimde bir peçete buldu. Direk ona boşaldım. Tekrardan ağzına aldı yalamaya başladı . Uzun bir müddet yaladı sikim tekrardan şahlanmaya başlamıştı.

Sikim tam katlığında , onu kaldırıp yatağa uzandırdım. Üstüne çıkıp dudaklarından öpmeye başladım. Oda elleriyle popomu okşuyordu. Dudaklarından yavaşça boyununa ordanda göğüslerine indim. Göğüsleri çok sağlam ve biraz sarkmıştı ama hala çok güzellerdi.. Südyenini çıkardım. Direk yalamaya başladım. Göğüslerini boydan boya dilimle yalayıp meme uçlarını emip ısırıyordum. Direk aşağılara doğru gidiyordum. Göeğini öpüp artık amına gelmiştim. Çok fazla zevke geliyordu. Saçlarımı okşayıp bana daha çok gaz veriyordu. Ben bacaklarını yukarı kaldırıp altıdan külodunu çektim aldım. Direk bacaklarını ayırıp amına yaklaştım. Dil darbeleri vurmaya başladım. Boydan boya yalıyordum. Çok hafif kıllanmış çok güzel bir amı vardı. Amının dilleri daha öyle sarkıp büyümemişti. Amını yalaıp , amının dillerini içime doğru çekiyordum.

Bir süre bu işlemi yaptıktan sonra. Artık içine girmeye hazırdım. Bacaklarını omzuma alıp aynı pozisyonda üzerine biraz yüklenip sikimi amına yerleştirdim. Gidip gelmeye başlıyordum. Harika bir amı vardı ne dar ne geniş tam kıvamında güzel bir amı vardı. İçi cayır cayır yanıyordu. Git gel yaparken benim fantezimi gerçekleştirmek için ayaklarını alıp ağzıma götürdüm. Yalamaya başlayıp suratıma bakarak , ben bunu çok istiyordum ama benim herif bir türlü yapmıyordu. Çok teşekkür ederim dedi. Bende gülüp devam ediyordum. Sikmeye çok sert vurmamaya çalışıyordum. Eğer biri kalkarsa sesleri duyup içeri gelebilirdi. Yavaş yavaş git-gel yapıyordum. Ayaklarını yalıyordum altımda kısık sesle inliyordu. Bir süre sonra pozisyon değiştirdik.

Ben alta uzanıp o üstüme çıkıp sikime oturdu. Ben sırtına bakıyordum. Koltuk altlarından tutup arkadan ona destek veriyordum. Zıplamaya başladı. Harikaydı bu sefer sikimin tamamı amına giriyordu. İnlemeleri artıyor arada durmak zorunda kalıyordu. Ben artık patlama noktasına yavaşça geliyordum. Boşlıcam dedim. Direk kalktı bir peçete kağıdına tekrardan boşaldım hemen tekrardan sikime oturdu ve zıplamaya başladı. Ben onda destek veriyordum. Ama her 31 sonrası gibi zevkimi yitirmiş gibi oluyordum ama bu kadını üstümde gördükçe biraz daha gaza geliyordum. Sikimin üstünde zıplaya zıplaya tekrardan kaldırdı. Uzun bir müddet sonra artık pozisyon değiştirmeye karar verdik. Direk yanıma uzandı. Bende arkasına geçip uzandım ona yan pozisyonda sokacaktım. Direk tek bacağını kaldırdım. Oda eliyle sikimi amına soktu. Ben sikmeye başladım tekrardan. Harika gidiyordu. Bir süre hızlanıp bir süre yavaşlıyordum. Kadın artık 3. orgazmını yaşıyordu. Böyle devam et canım harikasın diyordu. Sikmeye devam ediyordum. Artık uzun bir müddetten sonra boşlıcaktım. Boşalıyorum dedim. Bunu içime patlat dedi. Bende sen bilirsin dedim. Direk içine patladım. Harikaydı. Direk içinden çıkıp o uzanmış haldeyken kafasının önüne gelip sikimi ağzına verdim.

Yarı mayışmış halde sikimi yalıyordu. Bende hala göğüslerini okşayıp güç almaya çalışıyordum. Suratıma bakarak gülüyor , süpersin sen diyordu. Ben göğüslerini okşamaya devam ediyordum.

Direk ayağa kalktım. Bacaklarından çekip dizlerini yere , gövdesini yatağın üstüne olacak şekilde domalma pozisyonuna getirdim. Birden kulağına eğilerek götüne girebilirmiyim dedim. İlk önce biraz mırın kırın etti. Bende pek üstelemedim. Direk amına girdim. Git-gel yapmaya başlamıştım. Birden kafasını birazcık çevirerek bana seslendi. Götüme gir dedi. Bende inanılmaz sevindim. Direk boynunu öpmeye başladım teşekkürler canım dedim.

Direk arkasına domaldım. Götünü yalamaya başladım. Harika bir şeydi. Çok az kıl çıkmaya başlamıştı ama yinede harikaydı. Götüne bir tükürük atıp , parmağımı ağzına sokup onun tükürüğüyle götüne soktum parmağımı bana gülerek sen neler biliyorsun böyle diyordu. Bende gülerek bunları herkez biliyor gibisinden güldüm. Neyse artık dayanamıyordum.

Götüne sikimini yaklaştırdım. Sikimi tükürükleyip götüne yapıştırdım. Yavaştan ilerliyordum. Elini göbeğime getirerek bana nasıl gitmem gerektiğini tarif ediyordu. Ben giderken o durduruyordu. Acıyor tatlım dur diyordu. Neyse bir süre sonra tamamıyla içindeydi. Git-gel yapmaya başladım yavaştan. Bir süre sonra yorulmuştum. Ben yatağa uzandım o sikime oturdu. Suratı bu sefer bana bakıyordu. Bana doğru eğildi dudaklarımız birleşti. O kendince hızlanıp yavaşlıyordu sikimin üstünde. Elimi götünün üstüne koyup daha dibine bastırıyordum. Artık bir senkron yakalamıştık. Benim suratıma bakarak harikasın canım , süpersin bu duyguları uzun zamandır tatmamıştım diyordu. Bende sende harikasın diyerek devam ediyordum. Birbirimize sürekli iltifat ediyorduk. Bir müddet sonra artık boşalacaktım. Geliyorum dedim. Suratıma baktı ve içime boşal dedi. Bende hiç yavaşlamadan hızlanmaya başladım artık patlayacaktım. Bir anda boşaldım ve sanki bacaklarım boşaldı o sıra harika bir boşalmaydı. Kendimi yatağın üstüne bıraktım. Oda üstümden kalkmadan suratıma yaklaşıp bir öpücük kondurdu.

Harikaydın tatlım , sana çok teşekkür ediyorum. Bu duyguları bana yaşattığın için dedi ve üstümden kalktı. Ben gidiyorum sana tatlı rüyalar dedi. Bende iyi geceler canım dedim. Üstünü giyip hemen odadan çıktı. Bende taşaklarıma masaj uyguluyordum. Ağrımaya başlamıştı biraz ama bugüne değerdi diye düşündüm hemen üstümü giyip yatağa uzandım.

Ertesi sabah uyandığımda sikimde biraz ağrı vardı ama kendimi iyi hissediyordum. Dün yaşadığım o harika duygular bugüne yansımış çok iyi hissediyordum kendimi. Yatağı kenarına oturdum. Hemen orda bir komidin vardı. Üstünde bir kağıt parçası . Kağıdın üstünde bir telefon numarası vardı. Hemen elime aldım. Asuman telefon numarasını bırakmıştı bile. Bende telefon numarasını hemen kaydettim. İçeri geçtim.

124 toplam görüntülenme, 0 bugün

BAŞTAN ÇIKARILMIŞ KADIN (İngilizce’den

Lezbiyen Hikayeleri 22 Mart 2016

“Affedersiniz Bayan Shaffer”

Lynn karnından dirseğine doğru hızlıca döndü ve Hans’ın yılışık yüzüne korku dolu bir bakış fırlattı.

“Oh.. Beni ürküttün.”

“Oh, bunun için özür dilerim Bayan Shaffer. Niyetim sizi korkutmak değildi.” dedi Hans neredeyse tatlı bir şekilde gülümseyerek.

“Tamam, tamam” dedi, Lynn kalkarak.” Beni korkutmadın, ben sadece…” Akşam üzeri güneşinden yarı gölgede kalmış, başında dikilen devasa bedene gözlerini dikerken sesi kısıldı.

“Şey, sizi ürküttüğüm için özür dilerim o zaman. Bay Johnson sizi aşağıya bara götürmemi ve bir şeyler ikram edebilir miyiz diye sormamı istedi.”

“Ne kadar nazik. Tabii siz de. Çok isterim.” Lynn, Hans’ın ona uzattığı eli tuttu ve otururken onu ayağa kaldırmasındaki rahatlığa şaşırdı. “Bornozumu ve eşyalarımı alayım.”

Genç kadının eşyalarını almak için güverteye eğilmesi, dolgun, yuvarlak memelerinin bikinisinden olabildiğince taşmasına neden olurken, Hans izliyordu. Siki çoktan canlanmaya başlamış ve ilk ürkek sertleşmeyle jean pantolonunun fermuarını zorluyordu. Bayan Shaffer bunu farketseydi…

“O zaman aşağı ineceğim ve biraz buz kıracağım, Bayan Shaffer.”

“Durun, bekleyin, hazırım.” Lynn güneş losyonunu, havlusunu ve önceden okumakta olduğu kitaplarını topladı ve omuzundan düşen bornozunu giymek için çabaladı.

“Durun, size yardım edeyim, Hanımefendi” Hans, Lynn’in ufak bedenine doğru eğildi ve elini, yumuşak, yanmış tene hafifçe değdirerek, bornozu biçimli omuzuna doğru çekti.

“Teşekkürler dedi Lynn, eşyalarını havlunun içine yerleştirerek. “Sanırım, şimdi hazırım.”

Hans gülümsedi ve küpeşteden ana güverteye açılan kapıya doğru önden ilerledi. Burası aynı zamanda geniş kamaralara doğru açılıyordu. Geçerken Harry’ye bakmadı ancak Harry’in ona baktığını biliyordu.

“Çok teşekkürler, Bay Johnson” dedi Lynn. “İçki saati olduğunu bilmiyordum”

“Son bir kez, Lynn, adım Harry.” ve sıcak bir şekilde gülümsedi.

“Oh, özür dilerim… Harry…. Unuttum.”

“Boşver. Aşağıya in, Hans seninle ilgilenir.”

“Ne güzel” Lynn cevapladı. “Hemen döneceğim.”

Harry, muhasebecisinin güzel vücudunu, aşağıya ana güverteye doğru kaybolurken seyretti. Kendi kendine gülümseyerek saatine baktı ve Vera’nın rotasını güneydoğuya çevirdi.

“Sizin için ne hazırlayayım?” Johnson’ın içki dolu barına ulaştıklarında, Hans sordu.

“Oh. Bilmiyorum. Soğuk bir şey.”

“Bir cin toniğe ne dersiniz?”

“İyi olur.” Lynn havluya sarılmış tomarı masaya koydu ve kabinin etrafına baktı. Mobilyaların lükslüğü ve onlara harcanmış para her zamanki gibi onu hayrete düşürmüştü. Etraflarını saran garip sessizliği bozmak için “Ne kadar güzel bir tekne bu, hala etkisindeyim.” dedi.

“Ya evet öyle.” Hans geveledi.
Lynn, Hans’ın cümlesine bir şeyler daha eklemesini bekledi ve bir şey söylemeyince…

“Ne zamandır Harry için çalışıyorsun? … yani Bay Johnson için demek istedim.”

“Bir kaç yıldır.”

Lynn yine bekledi ve kaslı denizci yine ayrıntılara girmedi. Tekrar kamaranın etrafına baktı ve sonra da Hans’a. Bir cin tonik için alışılmadık uzun bir zaman harcamış gibi göründü ona. Adamın varlığından belli belirsiz bir rahatsızlık hissetti; devasa bedeninin tehdit edici olmasından ve herhangi bir şey söylemese de bakışlarını asla ondan ayırmamasından dolayı.. Sadece içkisini alıp, yukarı yeniden çıkana kadar sürecek, konuşacak bir konu düşünmeye başladı.

“Hımm… Burcunu tahmin edeceğime bahse girerim,”

Hans ona baktı, rahatsızlığını gördü ve bundan büyük keyif alarak,

“Haydi tahmin et bakayım.” dedi.

“Hımm… Boğa?”

“Değil”

“Akrep?”

“Üzgünüm.”

“Vazgeçtim, nedir sen söyle?” Keşke bu konuyu hiç açmasaydım diye düşünerek sordu.

“Başak.” Davetkar bir muziplikle dudakları heceleri yavaşça telaffuz etti.

“Ooh, gerçekten buna inanamıyorum!” Lynn rahatsız bir şekilde kıkırdadı. Hans gülmedi. Manalı bir bakışla gözlerini Lynn’e dikti. Lynn ” Hayret, cin toniğimi hazırlaman çok zaman aldı.” dedi gergin bir ifadeyle. Zoraki hafif bir gülümsemeyle, “Seni barmen olarak bir sonraki partime çağırmam.”

Hans espriye hiç tepki vermedi.

“Astrolojiyle ilgileniyor musun?” diye sordu.

“Ha, evet.” Lynn rahatsızca cevapladı. “Tabii, kesinlikle! Ya sen?”

“Ben de.” Hans, güçlü erkekliğinden çok açık bir şekilde gözü korkmuş bu küçük çaresiz kızı izleyerek durumun tadını çıkarıyordu. “Bu konuyla ilgili seveceğini düşündüğüm bir kitabım var.”

“Ooh, gerçekten mi?” dedi Lynn sahte bir merakla. Sadece boğucu kamaradan kaçmak ve yukarı ferahlatıcı deniz esintisine dönmekti tek istediği. “Ne hoş, bir ara kesinlikle görmek isterim” dedi Lynn.

“Gidip getireyim o zaman” dedi Hans. Ana kamaradan ön güverte kapısına, kendi kamarasına doğru ilerlerken..

“Yo hayır,” dedi Lynn çabucak. “Hiç zahmet etme lütfen.”

“Ne zahmeti. Hadi gel.” Hans kamarasının kapısını açtı ve bir kenarda durdu. “Bu güzel teknenin bu bölümünü gördüğünü sanmıyorum.”

Lynn duraksadı. Kendi kamarasında bu güçlü adamla yalnız kalmayı hiç istemiyordu.

Hans ona doğru ilerledi ve içkisini uzattı. Yüzüne olabildiğince masum bir ifade vermeye çalışarak,

“Neyin var? Sorun ne?” diye sordu.

“Yok hayır, bişeyim yok,” dedi Lynn pat diye. Kendini gülünç hissetmişti. Adamdan neden bu kadar korkmuştu? Hiçbir şey olamazdı ona Tanrı aşkına, burada teknede… Başka kadınlar olsa Hans’ın açık ilgisinden memnun olur ve gururları okşanırdı. Neyim var benim acaba. Küçük bir çocuk değilim diye aklından geçerken, artık dönüş yoktu. Daveti kabul etmek zorundaydı. “Bir şey yok, kitabı görmek isterim.”

Lynn teslim bayrağını çekerken, bir heyecan ürpertisi Hans’ın sırtından aşağıya hızlıca geçti ve karıncalanarak kasıklarında toplandı. Kazandığını biliyordu ve kaçınılmaz olanı hiçbir şeyin durduramayacağını da… Johnson’un aşırıya kaçmama uyarıları, Lynn’in bağırarak itiraz etme ihtimali ve hatta Neptün’ün (Roma deniz tanrısı) kendisi bile; onun dar, küçük amcığını sikmekten ve kabaran bedeninin tüm gücüyle menisini tam içine patlatmaktan alıkoyamayacaktı.

Ona sürtünerek geçerken ve kamarasına adım atarken Lynn’in dolgun vücudunun tatlı kokusunu içine çekti. Lynn dört adım atarak küçük mekanın sonuna doğru yürüdü ve beklentiyle ona döndü. Hans iri sikinin, aralarındaki o dört adımlık mesafeyi tek bir hamlede kapatmaya çalışırcasına, ileri Lynn’e doğru sıçradığını farketti. Arkasından kapıyı kapatmak için çabucak döndü. Nabız gibi atan siki, hiç olmamış şekilde kabarmaya başladı ve yukarı doğru çılgınca fırladı, o an bir acı hissetti; iri başını yumuşakça saracak, çalkalayacak, kıvranacak, içinde döndürecek, yakıcı, beyaz, sıcak spermin tüm yükünü emerek boşaltacak dar, ıslak, taze vajinayı umutsuzca aramaktaydı.

Hans nefesini kontrol etmeye çalıştı. Göğsü inip kalkıyordu şimdi ve bunu durdurmaya çalışmak sadece durumu daha kötüleştirdi. Kasıklarından yayılarak göğsünü sıkıştıran ve onu amansızca küçük, sıkı bir düğüme çeviren, inanılmaz zonklayan bir sızı hissetti. Birazdan şehvetli, genç güzelin sıcak, terleyen baldırlarının arasında inip kalkacağını bilen bacakları titremeye başladı.

Aslında Lynn, Hans’ın hala ona sırtı dönük durmasından rahatsız olmuştu. “Bir sorun mu var?” diye sordu.

“Yo…” Boğazı aniden daralıp, nefesini tutarken, Hans tiz bir ses çıkardı. Boğazını temizledi ve bedenini umutsuzca kontrol etmeye çalıştı. Yapamadı. Etrafta oyalanmak için zaman yoktu; oyun oynamaya, durumu kolaylaştırmaya harcanacak zaman… Kamarada yankılanan bir klik sesiyle Hans kapının kilidini çevirdi. Artık kamarada Hans’ın derin, umutsuz nefes almasının dışında tümüyle sessizlik vardı.

Kaptanın ne yapmayı planladığını anladığında Lynn’in bedeninden felç edici bir korku titremesi geçti. Bu delilik diye düşündü çılgınca. O kim ki? Delirmiş olmalı… Ve Lynn onun deli olduğuna karar verdi birdenbire. Azgın arzuları ile bunun yarattığı ürkütücü tutkularının giderilmesi arasında duran herşeyi yoketmek üzere meydan okuyan feci bir şehvetle çıldırmış bir deli… Hollanda’lının şehvetini doyurmasının önünde duran tek şeyin, kendi çaresiz, savunmasız bedeni olduğunu anladığında, Lynn buz kesildi.

“Hans!” diye bağırdı Lynn, sesindeki saçma korkuyu kontrol etmeye çalışarak. “Ne yapıyorsun?”

Kaptan ona döndü yavaşça, zalim bir maskeyle kaplanmıştı yüzü. “Ne mi yapıyorum?” diye bağırdı. Umutsuzca kıvranan sikinin sıkıca gerdiği pantolonun cebine anahtarı güçlükle sokuşturdu. “Şimdi inekler kaçmasın diye ahırın kapısını kilitliyorum. Bir kapıyı kilitliyor diğerini açıyorum.”

Hans elini aşağıya fermuarına indirip, kopçasını el yordamıyla ararken Lynn dehşet içinde izledi.

“Yo, HAYIRRRRR …” Kapana kısılmış genç kadın geriye doğru çekildi, korkulu ilk gözyaşları dehşete kapılmış yüzünden bir anda aşağıya akmaya başladı.

“İşte bu kadar, benim için ağla bebeğim” Hans tacizkar bir şekilde baktı. “İstersen bir çığlık atmayı dene. Güverteden kimse duymaz seni.”

Lynn, Hans’ın haklı olduğunu biliyordu; Vera’nın motor gürültüsü ve denizin sesinden… Güçlü denizci en sonunda fermuarının kopçasını açtı ve yavaşça aşağıya doğru çekti. Lynn dehşetle büyülenmiş bir şekilde izledi bunu. Tel tel ilk apış kılları ve sonra da Tanrı’nın cezası o müthiş kabarmış güm güm atan siki ortaya çıkmıştı. Hans’ın hevesle sarsılan yalnız siki kuvvetle hücresinden kurtuldu ve tam kasıklarının ortasında dikildi, gittikçe büyüdü ve Lynn’e patlayacağını düşündürene kadar kabardı. Kendi histerik durumunda düşünebileceği tek şey Hollandalı’nın iç çamaşırı giymediğiydi. Hans’ın devasa, zonklayan kolonu pantolonunun fermuarından bir mızrak gibi fırlarken, Lynn hedefin kendi boğazı olduğunu hissetti. Hans ona doğru adım attı.

“Hayır …… Hans …… lütfen .. bunu yapma ….” ve Hans’ın bunu yapacağını, o kocaman penisini sertçe onun küçük, isteksiz amına ittireceğini birdenbire anlaması, onu bir mermi gibi vurmuş ve öldüreceğini düşündürmüştü.

Çığlık atmak için ağzını açtı ancak hiçbir şey çıkmadı ve o bir kaç saniyede Hans aralarındaki kısa mesafeyi katetti ve Lynn’in küçük ağzına kendininkini yapıştırdı; içine çekerek ve aç bir şekilde yiyerek … Hans kollarını uzatarak, onu kendisine çekti. Acıtır şekilde ellerini kadının kollarına batırdı, ağzı derin, vahşi bir öpücükle onunkini şiddetlice içine çekti.

Lynn direndi, ama ne var ki Hans sarılıp, onu daha yakınına getirerek, fırıl fırıl dönen ıslak dilini kadının ağzına daldırdı. Aynı anda bornozun üzerinden bedeninde gezdirdiği ellerini yumuşak, dolgun kalçalarına gömdü ve kadının ürkmüş bedenini, sertleşen kendi cinsel organlarına doğru kuvvetlice çekti.

Hans, çaresiz genç kadının kadife, ıslak ağzının tüm tepe ve boşluklarını tattı. Kadına sıkıca ve kuvvetlice sarıldı, tüm kaslar gerginleşmiş, elleri ve kolları onu bir mahkum gibi kelepçelemişti. Memeleri hoşça güçlü göğsüne bastırdı. Gönülsüz, korkudan sinmiş amcığını kendine sertçe yaslayana kadar bir baldırını Lynn’in bacaklarının arasında dolandırdı. Lynn, umutsuzca bir hareketle başını kurtarmaya çalıştı ancak Hans bir eliyle başını yakalayarak, ağzını yeniden daha derin ve daha sert bir şekilde kendininkine çekti.

Kendi bedeni, onu bu kadar kolayca tutan bu dev vahşininkiyle kıyaslanamayacak kadar küçüktü. Onun için fazla güçlüydü ve ondan kurtulması imkansızdı. İçgüdüsü ona bayılmış numarası yapmasını söyledi. Belki onu kandırabilir, onu incittiğini düşündürebilir, belki sonra bu vahşi saldırıyı durdurabilirdi. Ancak bunun faydasız olduğunu anladı. Hans onu öldürebilir, hatta çılgın şehvetinden dolayı bunun farkında bile olmazdı.

Şimdi bedeninde dolaşan elleri, yumuşak, yuvarlak kalçalarının üzerinde ilerledi ve ardından küçük, yumuşak memelerini avuçladı. Aniden bir elini sırtına uzatarak, sütyenin kopçasını koparırcasına çözdü. Elini ince sütyeninin altında dolaştırdı ve meme başını okşayarak aniden sertleştirdi. Bu beklenmeyen hareketin sıcaklığı damarlarından ve kan akışından usulca süzüldü. Farkında olmadan, ağzının içini sondajlayan dili isteklice emdi ve kasıklarında, memelerinde ve göbeğinde gezinen zevk dalgalarının tüm bedenine yayıldığını hissetti.

“Oh, evet, bebeğim, sen de istiyorsun … İstemezmiş gibi yapıyor, ama istiyorsun.” Hans’ın ağzı onunkini bıraktı ve aşağıya boynuna ve yanaklarının altına ilerledi. Ellerinin bornozunu soyduğunu, el yordamıyla kollarından çıkarmaya çalıştığını farketti. Şimdi, beyninde şimşek çaktı, şimdi tam sırasıydı. Tüm gücünü toplayarak kendini kurtarmaya çalıştı. Bir anlığına serbest kaldı ancak Hans ileri doğru atıldı, onu bileğinden yakalayarak ve oyuncak bir bebek gibi döndürerek sırtını ranzaya yasladı.

“Şimdi, zavallı, yaşlı Hansie’yi burada yalnız bırakmazsın, değil mi?” O zaman yalnız kalıp ne yapsın kendi kendiyle mi oynasın. Seninle oynasa daha hoş olmaz mı, bebeğim, olmaz mı?”

“Aman Tanrım” dedi Lynn. İri yarı kaptanın pantolonun üst düğmelerini çözmesini, üstünden yere bırakmasını ve çıplak kasıklarının tüm gücünü ortaya çıkartmasını izlerken sızlandı. Hans önünde ahlaksızca dikilirken, bedeninden mızrak gibi çıkan kalın sert siki beklentiyle güm güm atıyordu. Müstehcen bir sırıtışla, elini aşağıya doğru indirip morumsu, soğan biçimli başın üstündeki, kalın, sünnetsiz deriyi ileri geri sıvazlamaya başladı.

“Budur, değil mi bebeğim?” Onu maruz bıraktığı düpedüz utanç dolu işkencenin tadını çıkarırken, Hans sırıttı.”Peki, bunu, o küçük, taze amcığının içine kaydırana kadar bekle sadece, ona gerçekten minnettar olacaksın.”

“Kes artık! KES ŞUNU!” diye bağırdı kadın. Ancak o aldırmadı… Sert ranzaya yapışmışcasına yatan kadına sırıtmayı sürdürdü. Lynn, Hans’ın eliyle sert, etli sapı sıvazlamasından hipnotize olmuş, izliyordu. İnanılmaz kalınlığı, bilinçaltını allak bullak etmişti. Bu beni öldürür Tanrım diye düşündü.

Şehvetten çıldırmış denizci ona doğru ilerledi.”Bana yaklaşma. Yaklaşma … Lütfen?”

“Üstündeki şu bornozu çıkarsana, bebeğim, yoksa ben mi çıkarayım?”

Lynn, yarı şok vaziyette donmuş gibi, tamamen hareketsiz kaldı. Hans’ın kaba elleri, bikini altını yavaşça, çok yavaşça kalçalarından, baldırlarından çıkarırken, elleri bacaklarının içlerinde yumuşakça gezindi. Lynn sırtına doğru çıkan bir ürperti hissetti ve bilmeden zevkden inledi.

“İşte böyle bebeğim. Yaşlı Hansie, seni hayatının en büyük sikişine hazırlıyor, sakince dur şimdi!”

Lynn, tüm vücudunda heveslice dolaşan, tenini ateş gibi karıncalandıran, meme uçlarını sertleştiren ve amcığının gizli mağarasını nemlendiren ellerinin az çok farkındaydı.

“Tanrım, seyredilecek nefis bir manzarasın!” diyerek Hans yutkundu ve onu yukarıya, şehvetten heyecanlanmış kendi çıplaklığına doğru çekti, küçük memelerini sertçe göğsüne dayayarak dümdüz etti, elleri kıçının yuvarlak dolunayını avuçladı ve sikinin sert, kasılan gövdesi karnının yumuşak etini oyuncaya dek onu yakınına çekti.

“Oh bebeğim, iyi bir parça olacaksın … evet olacaksın … Oh bebeğim, o senin pembe minik amcığını ölümüne sikeceğim … Seni sırt üstü yatırıp, şu güzel bacakları başının üstüne kaldıracak ve bu yarağı, sen tadını alana kadar şu yumuşak beyaz karnının dibine kadar tıkayacağım.”

“Oh Tanrım …” Yüzü Hans’ın omuzlarına dayalı, neredeyse anlaşılmaz bir şekilde inledi. Müstehcen sözlerin aniden uyandırdığı erotik heyecanı idrak edemiyordu. “Oh, lütfen Tanrım, Hayır.” …

Hans, güçlü bedenini kaldırıp, üzerinde hareket ederken, çaresiz genç kadın ranzanın hafifçe bel verdiğini hissetti. Çabucak bacaklarını kapatmaya çalıştı ancak Hans’ın dizi ondan önce oradaydı. Hayır, bu bana olamaz!

“Tatlım, sadece şu güzel bacaklarını açsan ve Hansie’nin eve gelmesine izin versen ne olur” Onun burada mükemmel, büyük bir siki var, kendini küçük bir yuvaya sıkıştırmak için ölüyor.”

“Hayır Hans … lütfen Tanrım … Yapma … Lütfen!”

“Kahretsin, aç şunları!” Hans homurdandı ve Lynn gönülsüzce bacaklarını açtı; amının parlak ağzını onun merhametine bırakarak .. Kaptan diğer bacağını kaldırdı ve gönülsüzce yayılmış am dudaklarının üzerine amirane bir şekilde kendini yerleştirdi. Baş parmaklarını amının parlak pembe kıvrımlarına dayayarak, yumuşak, yuvarlak baldırlara avuç içlerini düz bir şekilde yerleştirdi. Ortaya çıkmış ıslak, mercan pembesi eti görmek için yavaş bir şekilde, uysalca titreşen dudakları kenara çekti. Parmağını biraz, belli belirsiz, klitorisin ufak kabartısında gezdirdi.

“Oh, çok güzel. Dayanılmaz kadar güzel.” dedi Lynn, kendinden geçmiş bir halde inleyerek. Dev denizci güçlü cüssesini aşağıya onun üstüne indirdi. İri bedeni Lynn’in küçük bedenini kaplamıştı. Lynn bu ahlaksız saldırı karşısında sızlandı. Hans, güçlü ve kıvrılmış bedeninin ağırlığıyla onu hapsederek sıkıca tuttu. Eli sızlayan sikini ararken ve kabarmış başı, hafifçe amcığının ıslak, zarif dudaklarına değdirip, yumuşak apış kıllarını aralamak için aşağı ve yukarı doğru sürterken, Lynn kafasını vahşi bir şekilde ileri, geri sallamaya başladı. İşte o anda Hans bir sevinç çığlığıyla, sikini, gönülsüz amcığının sıkı, ürkek ağzına doğru sertçe ittirdi.

Bir an için, Lynn o sığmaz, karnını yarar diye düşündü ve o zaman Hans’ın içinde olduğunu anladı. Soğan başlı dev yarağı, Lynn’i nefes almak için yutkunmak zorunda bırakan bir aceleyle, içine, dibine kadar kaydı. “Ahhhhhhhhhhhhhhhhhh!”

Çaresiz genç kadın, rahatlamak için nafile bir çabayla çılgınca debelendi. Ancak bu hareket, sadece erkekliğinin büyüyen gövdesinin, ihanet eden verimli amcığının çok daha derinlerine gömülmesine yaradı. Kaya gibi sert sik, Lynn’e baldırlarının sürekli basınçtan ikiye ayrılacağını düşündürene kadar ıslak duvarları genişleterek, isteksiz karnını vahşice sondajladı. Sonra pelvisini onunkine yankılanır şekilde tokat gibi şaklattı. Spermle davul gibi şişmiş taşaklarının, sıkıca kilitlenmiş kıçının yukarı kalkmış yanaklarının arasında şiddetle sallandığını hissetti.

“Tanrım… Lütfen… Durdur şunu!” Lynn, acı içinde çığlık attı.

Ancak seksden çıldırmış kaptan durmadı. Rahminin derinlerindeki ani işgale kendini alıştırması için ona bir saniye bile vermeden, birdenbire vahşi bir boğa gibi onu sikmeye başladı. Lynn, üstünde şehvetten çarpılmış yüzü, ağzı açık çaresizce seyretti. Hans merhametsizce içine dışına çekiç gibi çakarken, o maskenin ardında yatan şeyin ne olduğunu bulmaya çalışıyordu. Sonra, birden, acımasız vuruşların neden olduğu yakıcı ağrılara odaklanmış zihni, harap olmuş vajinasınının derinlerinde yavaş yavaş oluşan karıncalanma hissinde yoğunlaştı.

Lynn, daha iyi bir kaldıraç olacak şekilde dizlerini yukarı çekerek, sikten gerginleşmiş amcığını onu bir fırça gibi gıdıklayan Hans’ın kalın, kıllı apış arasına iyice yasladı. Lynn, kalçalarını yukarı ittirirken, Hans, kandan-şişmiş uzun sapı, bir tek kabarmış başı içinde kalacak şekilde rahminden çekti. Tümüyle çıkarır korkusuyla şişlenmiş kasıklarını yukarı, Hans’a doğru kaldırdı ancak o da karşılık olarak yeniden ileriye, damlayan ıslak amının derinlerine doğru ittirdi. Diplerine doğru kayan kauçukumsu et başının, hararetli amının duvarlarını ayırdığını hissederken, doyumsuz aç gözlü vajinası, koca deve doğru sıkıca kenetlendi; duvarları kaplayan sinirler, zonklayan formunun her parçasını beynine iletiyordu. Lynn, acıdan ziyade zevk hissederek, her uzun iç-darbede artık havada asılı duruyordu. Artık hemen almaya hazır amına Hans pelvisini bastırırken, taşaklarının ikiz torbalarının, gönüllüce açılıp, ortaya çıkmış kıçına hafifçe şaplattığını hissetti. Bu his mükemmeldi ve Lynn bir sonraki dalış çok daha derinlere gitsin diye, bacaklarını sonuna kadar olabildiğince açtı.

Hans şehvetten delirmiş sikini çıkarmak için kalçalarını geriye çekti. Doyumsuz amına daha hızlı bir devinimle çarparken, taşakları büzülmüş ufak götünü sertçe tokatladı.

“AAAAAAAHHHHHHHH!” Omurgası boyunca aşağı-yukarı birbirlerini kovalayan, her biri dikkat çekmek için rekabet eden fantastik hislerden dolayı çığlık attı.

İçinde, derinlerinde spermin oluşturduğu baskıyla denizcinin kaynayan ağır taşakları, çıplak kıçına yaslanmış aşağıda sallanırken, Lynn, onlardaki zonk zonk atan yaşamı hissedebiliyordu. Uzun, kalın yarağındaki enerjik devinim, Lynn’in tutku uyanmış bedeninin her tarafına gittikçe artan dalgalar gönderiyordu. Lynn onunla bir ritm tutturdu; iç vuruşlarda kalçalarını kaldırarak yukarı doğru ittiriyor, o çekilirken kalçalarını geri çekiyordu.

Hans’ın şehvetten kalkmış yarağı daha da büyüyormuş gibi görünürken ve sikişi daha, daha da hızlanırken, rahminde yanan ateş çoğaldı. Amından ıslanmış sik, onu sıkıca kavramış vajinasının içine ve dışına daha, çok daha kolaylıkla kaydı. Amının duvarları, zonklayan sikin her noktasını sarıp, sıkarken, Lynn çok daha yüksek doruklara çıkıyordu. Lynn, tüm bedeninin, aç gözlü amcığının bir parçası haline gelmiş olduğunu hissetti. Çıplak bedenine delicesine vuran bu etli dev gövde tarafından tümüyle tüketilmenin, o kadar mükemmel bir zevk yaratabileceğini önceden hiç hayal etmemişti. Bacaklarını mümkün olabildiğince yukarı kaldırarak, ateşli, sıcak rahminde muazzam bir güçle kavradığı harika siki içine çekmek ve emmek için baldırlarında heyecanla titreyen kasları germeye ve gevşetmeye başladı.

Lynn’e sanki bedeni tüm dirençten kurtulup zevke yöneliyormuş gibi geldi ve arzuladığı, ancak tanımlayamadığı yeni heyecanların kasıklarından sel gibi aktığını hissetti. Çok geçmeden, kaptanın usta ellerinin kıçında gezindiğini farketti ve ışıltılı ham bir zevk dalgası omurgasında yayıldı. Hans, ortaya çıkmış anüsüne parmağını dokundurduğunda ve aniden onu içine, sıkı direncine ittirdiğinde hissettiği ufak acı, tüm teslimiyetiyle kıyaslandığında hiç birşeydi ve zonklayan devasa sik ardarda darbelerle kasıklarını parçalara ayırsın diye, vahşice debelenmeye başladı.

İri sik başının rahminde daha da kabardığını hissederken, karnı kontrolsüz bir şekilde sarsıldı. Hans’ın sıcak sıvıyı her an püskürtmeye hazır olduğunu biliyordu ancak şu an dikkatini, kendi titreyen karnında artan spazmlara odaklamıştı. Sonra, aniden dev kolon, yanan amcığının içine, diplerine gömüldü ve başı onu patlayan bir balon gibi doldurdu. Patlayarak emici, sıcak rahmini dağlayan, parçalarcasına kükreyen dev dalgalar gibi, uzun kalın penisinde ilerleyen sıvının ilk ani sıcaklığını hissettiğinde, karnı büyük spazmlarla sarsılmaya başladı.

“OOOOOOoooohhhh! AAAhhhhhhhhhhh!” Püsküren koca alet, kendi orgazmından gelen sıcak, yapışkan meniyle amını doldurmaya başladığı an, Lynn de kendi orgazmından çığlık attı. Dev, kabarmış baştan delice fışkıran her damlayı hissedebiliyordu ve bu o kadar harika bir histi ki tüm rahmi bu zevke karşılık vererek patladı. Şehvete aç amcığı, içinde çılgınca sarsılan sike olabildiğince sıkı bir şekilde kenetlendi ve delice bir kasılmayla kendi menisini keyiflice püskürttü.

“AAAAAAaaaaaaaaahhhhh!” Bedenini kaplayan patlayıcı dağlayıcı arzuyla, muhteşem zevkin doruklarına tırmanırken, çığlığı başının içinde yankılandı. Çoşkulu bir şekilde kıvranan bedeninin üstünde gerilmiş olan adamın sırtına tırnaklarını batırdı ve onu, aşağıya, inip kalkan memelerine doğru sertçe çekti. Onun sıcak teniyle zaptedilmek istiyordu. Fışkıran sıcak sıvının hepsini alabilmek için sonuna kadar açılmış kalçalarını kaldırarak yukarı ittirdi ve kendi beyaz yapışkan menisi kasılan kıllı tepeden sel gibi akarak, aşağıya, yukarı kalkık, beyaz kıçının çatlağına (yarığına) doğru yavaşça ilerledi. Bedeninin tüm sıvıyı tamamıyla boşaltması sonsuza kadar sürecekmiş gibi geldi. Zaman zaman titreyen iki beden yavaşça dinginleşti ve Vera’nın güvertesini esrarengiz bir sessizlik kapladı.

“Tanrım” dedi Hans. İlk kendine gelen. “Tanrım”

Lynn yumuşakça inledi. Hans ona minnettar bir şekilde baktı.

“Bebeğim” dedi, “Bugüne kadar sikiştiğim en olağanüstü kadınsın”

Hafifçe gülümserken Lynn’in gözleri hala kapalıydı. “Hiç..,” söylemeye çalıştı. “Ben de hiç…” Sesi yavaşça kayboldu.

“Evet, bebeğim, ben de aynısını hissediyorum.”

Aniden Lynn’in yüzü bulutlarla kaplandı. Sersemce tutkularından sonra, bilinci tekrar yerine gelmişti ve ilk önce kim olduğunu, sonra nerede olduğunu ve en sonunda da uygunsuzca birbirine karışmış menilerinin okyanuslarıyla çevrilmiş durumda, amının içinde sönmüş sikiyle kımıldamadan duran adamın kim olduğunu hatırladı.

Lynn gözlerini açamıyordu. Kendisine bu müthiş zevki veren adamın kocası olmadığını görmeye ve ona bakmaya tahammülü yoktu.

“Git….lütfen..” Lynn mırıldandı.

“Ne oldu?” Hans mırıldandı.

“Lütfen…git…uzaklaş…”

Hans, tümüyle (sahip olduğu) boyun eğdirdiği ancak ona büyük zevk veren küçük kadına baktı.

“Tamam, bebeğim, şimdilik seni yalnız bırakıyorum ama tekrar görüşeceğiz.”

“Hayır…” Lynn sızlandı, ” Ben….asla… Asla bir daha…”

“Emin ol ki göreceksin, bebeğim. Geriye dönüş yok artık. Tümüyle yepyeni bir dünyaya adım attın ve sana bişey diyeyim mi? Daha hiç birşey görmedin.

“Lütfen….”

“Gidiyorum, tamam. Şu kahrolası pantolonumu giyeyim.” Hans kalktı, pantolonunun düğmelerini ilikledi ve tişörtünü gelişigüzel bir şekilde üstüne geçirdi.”Senin gibileri tanırım, bebeğim. Çok iyi bilirim. Uyandın artık bir kere ve bir daha uyku yok. Yine görüşeceğiz.”

“Oh hayır… hayır….”

“Oh evet, evet.” Hans kapıyı açtı ve ranzasında büzülmüş, arkasında hıçkıran figüre dönüp bakmadan kamaradan dışarıya doğru yürüdü.

SON

63 toplam görüntülenme, 0 bugün

Page 19 of 20 1 17 18 19 20
  • Çok Yakışıklı Komşumla Sex Yapmak İçin Gittim Yanına Ve Sikiştim Nihayet

    yayınlayan tarih 18 Ağustos 2020 - 1 Yorumlar

    Merhaba, ben İstanbul’dan Köksal. 26 yaşında, 1,87 boyunda ve 80 kiloda, düzenli bir şekilde spor yapan, atletik vücutlu biriyim. İstanbul’da lüx bir site içindeki dairemde yalnız yaşamaktayım. Bir firmanın kâr ortağıyım. Gelirim iyi olduğu için de evlenmekte acele etmedim ve hayatımı bir süre daha dolu dolu yaşamaya karar verdim. Bundan iki ay kadar önce bir […]

  • 17'yaşındaki Kız Sikilmeden Gönderilirmi

    yayınlayan tarih 14 Ağustos 2020 - 2 Yorumlar

    Mrb. Adanadan yazıyorum. İtirafları okuyunca ben de yazmak istedim. Ben yıllarca yurtdışında çalışıp para biriktirip yurda döndüm. Bir arkadaşta olan alacağıma karşılık işletemediği dükkanı teklif etti, ben de ne iş yapacam diye düşünürken aklıma yattı, dükkanı devraldım. Dükanın içini düzenleyip, bayan iç çamaşırları, bakım seti, losyon, krem, baylara da bakım seti, hediyelik bir şeyler satmaya […]

  • Baldızımla Bodrumda Hem Eğlendik Hem Sikiştik

    yayınlayan tarih 13 Ağustos 2020 - 2 Yorumlar

    Yazın tatil için Antalya’ya Dayımın yanına gitmiştik. Kadroda Yengem, Yengemin küçük kızı, Anneannem, ortanca Dayım ve ben vardık. Ben Yengemi eskiden beri çok beğenirdim. Onların evine gizlice girip çamaşır dolabından yengemin sütyenlerini ve külotlarını koklayıp yengemi hayal ederek 31 çekerdim. Antalya’daki sitemizde havuz olduğundan, her gün girip eğlenirdik. Tabi yengemin bikinili halini de sürekli gözetlerdim, […]

  • 18 Yaşında Tazecik Yeğenimi Siktirdim

    yayınlayan tarih 20 Ağustos 2020 - 0 Yorumlar

    Slm. adım Hakan. Almanya’da Nürnberg’te kalıyoruz. Oldukça modern bir aileyiz. Karım 38 yaşında, güzel ve oldukça seksi bir kadın. (Bazılarından benim haberimin olmadığını sandığı) bazı seks fantezileri var. Almanyada çalıştığı işyerindeki erkek arkadaşlarıyla, aynı binada oturan komşuyla, Türk marketin çırağıyla falan az sikişmedi. Benim yanımda sikişmese bile, onlarla nasıl, nezaman ve nerde sikiştiğini bana açık […]

  • Eşimin Kadın Hastalığana Olduğu İçin 20 Yaşındaki Aysuyu Siktim

    yayınlayan tarih 18 Ağustos 2020 - 0 Yorumlar

    Selam, ben Ahmet, Adananın bir ilçesinde yaşıyorum. Evliyim, 2 de çocuğum var. Bu anlatacağım olayın olduğu geceye kadar karımı da hiç aldatmamıştım. Temmuz ayıydı. Ortanca halamlar ailece bize misafir gelmişlerdi. Komşu ilçede yaşıyorlardı ve 2 gece bizde kalacaklardı. Akşam yemek, hoş beş derken saatler ilerledi. Eşim çocuklar için TV nin olduğu odayı ayırmıştı. Halamla kocası […]